adına ile cümle

adına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu belgedeki diğer detayları da anlamak adına, buradaki rakama da bakalım.Ja juuri niin, että saamme jotkin muut tiedot yksityiskohtia että me
Bu belgedeki diğer detayları da anlamak adına, buradaki rakama da bakalım.Omówmy jeszcze pozostałe wartości, które tu widzimy.
Bu belgedeki diğer detayları da anlamak adına, buradaki rakama da bakalım.これは入札価格です。 これは誰かが、
Bu benim polinomum, adına p x diyelim. -Chúng ta có thể nói đây là hàm đa thức của tôi, để tôi gọi nó là hàm đa thức của p theo x.
Bu benim polinomum, adına p x diyelim. -Digamos que este es mi polinomio, que me llame mi polinomio de x.
Bu benim polinomum, adına p x diyelim. -Powiedzmy, że to jest mój wielomian, nazwę go p(x)
Bu benim polinomum, adına p x diyelim. -이를 나의(임의의) 다항식 P(x)라 합시다.
Bu benim polinomum, adına p x diyelim. -P(x)とします。 もっと簡単な多項式は、定数なので
Bu benim polinomum, adına p x diyelim. -Säg att det här är mitt polynom, vi kan kalla det mitt polynom p av x.
Bu benim polinomum, adına p x diyelim. -Určím si tohle jako svůj polynom, nazveme ho p(x).
Bu benim polinomum, adına p x diyelim. -Vamos dizer que este é o meu polinômio, chamaremos meu polinômio p de x.
Bu benim polinomum, adına p x diyelim. -Да кажем, че това е многочленът ми и да го наречем p от x
Bu bir şahin. Adına da doğulu kızıl-ayak şahini diyorlar, göründüğü gibi.Amur Falconとも呼ばれています
Bu bir şahin. Adına da doğulu kızıl-ayak şahini diyorlar, göründüğü gibi.Es ist ein Falke, aus offensichtlichen Gründen der östliche Rotfußfalke genannt.
Bu bir şahin. Adına da doğulu kızıl-ayak şahini diyorlar, göründüğü gibi.독수리입니다. 동부붉은다리독수리라고 합니다.
Bu bir şahin. Adına da doğulu kızıl-ayak şahini diyorlar, göründüğü gibi.Это сокол, точнее кобчик.
Bu bir şahin. Adına da doğulu kızıl-ayak şahini diyorlar, göründüğü gibi.זהו בז. הוא נקרא בז אדום-רגל מזרחי, כמובן.
Bu bir şahin. Adına da doğulu kızıl-ayak şahini diyorlar, göründüğü gibi.إنه طائر الباز. يُسمى الباز ذي الأقدام الحمراء الشرقي، كما هو واضح.
Bu bizim kültürel kimliğimizi korumamız adına çok önemli.매우 중요하다는 사실을 잘 이해하고 있기 때문이라고 생각합니다.
Bu bizim kültürel kimliğimizi korumamız adına çok önemli.זה מאד חשוב לשמר את זהותנו התרבותית.
Bu bizim kültürel kimliğimizi korumamız adına çok önemli.من المهم جدا الحفاظ على هويتنا الثقافية.
Bu bizim kültürel kimliğimizi korumamız adına çok önemli.重要性を見いだしたためです エルギン・マーブルの返還を
Bu, bugünkü sorunlarımızın bir çoğuna çözüm bulmak adına... ...ömür boyu sürecek olan bir maceraya dönüştü.Aşa a început o căutare de o viaţă pentru a găsi soluţii la multe dintre problemele pe care le avem azi.
Bu, bugünkü sorunlarımızın bir çoğuna çözüm bulmak adına... ...ömür boyu sürecek olan bir maceraya dönüştü.Damit begann eine lebenslange Suche nach Lösungen für die vielen Probleme, die wir heute haben.
Bu, bugünkü sorunlarımızın bir çoğuna çözüm bulmak adına... ...ömür boyu sürecek olan bir maceraya dönüştü.Detta startade en livslång strävan att hitta lösningar på de många problem som vi har idag.
Bu, bugünkü sorunlarımızın bir çoğuna çözüm bulmak adına... ...ömür boyu sürecek olan bir maceraya dönüştü.Fu l'inizio di una ricerca costante per trovare soluzioni ai tanti problemi che abbiamo oggi.
Bu, bugünkü sorunlarımızın bir çoğuna çözüm bulmak adına... ...ömür boyu sürecek olan bir maceraya dönüştü.Így kezdődött az egész életemen át tartó kutatás a mai világ számtalan problémájának megoldására.
Bu, bugünkü sorunlarımızın bir çoğuna çözüm bulmak adına... ...ömür boyu sürecek olan bir maceraya dönüştü.J'ai donc entrepris la quête de toute une vie pour trouver des solutions aux nombreux problèmes actuels.
Bu, bugünkü sorunlarımızın bir çoğuna çözüm bulmak adına... ...ömür boyu sürecek olan bir maceraya dönüştü.Tak započalo celoživotní hledání řešení mnoha problémů, které tu dnes máme.
Bu, bugünkü sorunlarımızın bir çoğuna çözüm bulmak adına... ...ömür boyu sürecek olan bir maceraya dönüştü.Tästä alkoi elinikäinen ratkaisujen etsintä useisiin nykypäivän ongelmiin.
Bu, bugünkü sorunlarımızın bir çoğuna çözüm bulmak adına... ...ömür boyu sürecek olan bir maceraya dönüştü.To je sprožilo vseživljenjski lov iskanja rešitev za številne probleme, ki jih imamo danes.
Bu, bugünkü sorunlarımızın bir çoğuna çözüm bulmak adına... ...ömür boyu sürecek olan bir maceraya dönüştü.Αυτό άρχισε μία διά βίου αναζήτηση για την εξεύρεση λύσεων για τα πολλά προβλήματα που έχουμε σήμερα.
Bu, bugünkü sorunlarımızın bir çoğuna çözüm bulmak adına... ...ömür boyu sürecek olan bir maceraya dönüştü.Така започна дългогодишното търсене на решения на многото проблеми, които съществуват днес.
Bu, bugünkü sorunlarımızın bir çoğuna çözüm bulmak adına... ...ömür boyu sürecek olan bir maceraya dönüştü.Так я решил посвятить свою жизнь поиску решений тех многих проблем, что мы видим и по сей день.
Bu, bugünkü sorunlarımızın bir çoğuna çözüm bulmak adına... ...ömür boyu sürecek olan bir maceraya dönüştü.هذا ما بدأ رحلة حياتي في البحث عن حلول للكثير من المشاكل التي لدينا اليوم.
Bu cenazeler, insanları ölenler adına kurban edilip dağıtılan hayvanların miktarına göre그래서 이 장례식들은 섬세한 의식으로 특징지을 수 있습니다. 이런 의식을 통해 사람들은 동물의 수에 근거한
Bu cenazeler, insanları ölenler adına kurban edilip dağıtılan hayvanların miktarına göreהלוויות האלה מתאפיינות בטקסים מורכבים שקושרים את האנשים במערכת של חובות גומלין
Bu cenazeler, insanları ölenler adına kurban edilip dağıtılan hayvanların miktarına göreإذاً فهذه المآتم قد مُيزّت بطقوس ذات تفاصيل دقيقة و كفيلة بإبقاء الناس في موالاة متبادلة بين بعضهم البعض
Bu cenazeler, insanları ölenler adına kurban edilip dağıtılan hayvanların miktarına göre凝った儀式で 儀式に必要な動物を 分担して出しあうことにより 人々の絆が深まります
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.Kesadaran baru ini membuka peluang besar untuk aplikasi yang membantu meningkatkan diri dan hidup kita.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.이 새로운 우리 자신과 우리 삶들을 향상시키는 어플리케이션(앱)으로 작용해 어마어마한 가능성을 열어줍니다
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.Tämän tiedostaminen avaa valtavia mahdollisuuksia sovelluksille, jotka parantavat elämäämme ja itseämme.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.Ta nowa świadomość otwiera szerokie możliwości zastosowań, które pomagają polepszyć nasze życie i nas samych.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.Това ново познание ни открива необятни възможности за приложения, които да ни помагат да подобрим живота си.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.המודעות החדשה הזו פותחת הרבה אפשרויות לאפליקציות שעוזרות לשפר את חיינו ואת עצמנו.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.هذا الإدراك الجديد يفتح احتمالات كثيرة للتطبيقيات التي يمكنها أن تحسن حياتنا وأنفسنا.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.暮らしと私達自身が 向上する可能性を大幅に広げます 効率よく働いたり 休憩で もっとリラックスしたり
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.20세기에는, 뇌질환들을 치료하기 위한 약의 발달로 인해 생긴 희망이 있었습니다.
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.În secolul 20, apăruse ceva speranţă prin dezvoltarea medicamentelor pentru tratarea bolilor mentale.
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.Nel 20° secolo si erano accese delle speranze con lo sviluppo di farmaci per la cura dei disturbi mentali.
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.No século XX, surgiu uma certa esperança com o desenvolvimento de fármacos para tratar as doenças cerebrais.
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.Ve 20. století svitla naděje, že choroby postihující mozek vyléčíme nově objevenými léky.
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.W XX wieku nabraliśmy nadziei dzięki rozwojowi leków na schorzenia mózgu
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.В 20 веке была надежда на разработку медикаментов, которые лечат расстройства мозга.
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.עכשיו, במאה ה-20 נוצרה תקוה כלשהי בשל התפתחות התרופות לטיפול בהפרעות מוחיות.
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.وفي القرن ال20 تولف لدينا أمل عبر تطوير عدة مواد كيميائية استطاعت ان تشفي البعض من الاعتلالات الدماغية
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.脳障害を治療する 薬剤の開発がずいぶん期待されたものでした 脳障害の症状を緩和する
Bugün adına İslam Hukuku (Şeriat) ve özellikle İslam Kültürü dediğimiz우리가 현재의 이슬람 율법이라고 하는 것, 구체적으로 이슬람 문화는
Bugün adına İslam Hukuku (Şeriat) ve özellikle İslam Kültürü dediğimizLo que hoy llamamos Ley Islámica, y en particular cultura islámica.
Bugün adına İslam Hukuku (Şeriat) ve özellikle İslam Kültürü dediğimizWat we vandaag het islamitisch recht noemen, en vooral de islamitische cultuur.
İlgili Sayfalar