Ana içeriğe geç
Sözlük

adımlar ile cümle

adımlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Finale son 13 bölüm kaldı, son adımlarımızı atıyoruz," dediler.是終極系列第十部曲同時也是《終極一家2》繼續《終極一班3》的劇情。
Borsaya açılmak, büyümenin ilk adımlarını oluşturur.手割的創立被視為圍棋水準發展的第一次大躍進。
Belçika federalizasyonu yolundaki ilk adımları (1970 anayasa reformu) denetledi.그는 벨기에의 연방화(1970년의 헌법적 개혁)을 향한 첫 단계들을 감시하였다.
Bu anlaşma, 1979 yılında Mısır ile imzalanan barış anlaşması için atılan önemli adımlardan biriydi.이 가운데 이집트는 1979년 이스라엘과의 평화협정 체결을 이유로 자격정지를 당했다.
Bunun bu ülke nüfusunun artmaması için atılan adımlar olduğunu biliyorum.그러나 이 결정은 대한민국의 대중매체에 악영향을 줄 우려가 있다는 지적이 나왔다.
Karşılaşmalarda eskrimci kısa, hızlı adımlarla ileri-geri hareket eder.כאשר מפריעים להם הם פולטים לחיצות קצרות ומהירות.
EUROSAI’nin kuruluşuna yönelik ilk adımlar, 1974’te Madrid’de düzenlenen VIII EUROSAI Kongresi’nde atılmıştır.הצעדים המעשיים הראשונים לקראת הקמתו של EUROSAI נעשו בשנת 1974, עם כינוסו של הקונגרס השמיני של INTOSAI במדריד.
Bu adımlardan sonra tabağın taze suyla yıkanması gerekir.След фиксирането следва обилно измиване с вода.
Dans yavaş adımlarla başlar, bir süre sonra hızlanır.Почва да танцува още по-бързо и изведнъж пада.
Reformlardan geri adımlar atılmak zorunda kalmıştır.Za reforme su potrebna financijska sredstva.
Aynı zamanda nükleer ve konvansiyonel silahların azaltılması konusunda da somut adımlar atılmaya devam edildi.Također se zalagao za smanjenje naoružanja, kako konvencionalnog tako i nuklearnog.
Ted Drake'nin 1952 yılında kulübü modernleştirmek için attığı adımlardan biri de amblemi değiştirmek oldu.Bivši napadač engleske reprezentacije Ted Drake postaje trener 1952. godine te započinje modernizaciju kluba.
Zeminde veya suda yavaş adımlarla besin ararlar ya da pusuda av yakalama fırsatı beklerler.Hranu traže polako hodajući po tlu ili vodi i vrebajući čekaju priliku da ulove plijen.
Özellikle de ticarî ve sansasyonel adımlarına karşı.To se posebno odnosi na vjerske, seksualne i tragične događaje.
Bu adımların her birinin denetimi bir transkripsiyon faktörünün seviyesine etki eder.Sve će ove postavke utjecati na izlaznu temperaturu promatranog objekta.
9. ve 10. adımları bir kez tekrarlayın.Prechádza 9. a 10. obvodom.
Bu adımların ardından, mesaj çözülmüş olur.Po pridaní fotografií bude táto poznámka vymazaná.
Bunun bu ülke nüfusunun artmaması için atılan adımlar olduğunu biliyorum.Jej členovia sa pričinili o nemalý rozvoj tejto obce.
II. Dünya Savaşı, hava taşıtlarının gelişimi ve üretimlerinde çok büyük adımlara sahne oldu.Druhá svetová vojna viedla k obrovskému nárastu počtu ľudí a vojnovej produkcie.
Üniversite gelecekteki atacağı adımları çıkarttığı 10 yıllık planıyla projelendirmiştir.60aastane ülikooli Kääriku spordibaas näitas tulevikuplaane.
Bu kurallar, çağdaş pasaportların şekillendirilmesine yönelik adımlardı.Ta heitis kõrvale kaasaegsed maastiku kujutamise normid.
-3 yerine -9/3 de yazabilirsiniz, bazı adımları atlıyorum.그리고 -3은 통분하면 -9/3이 됩니다 통분하면 -9/3이 됩니다
-3 yerine -9/3 de yazabilirsiniz, bazı adımları atlıyorum.Minus 3, som er det samme som 9/3.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Aby strzegli ścieżek sądu; on drogi świętych swoich strzeże.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.da bi vztrajali na potih pravice; on čuva hojo svetnikov svojih.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Die mensen blijven op de goede weg; de weg die Hij voor hen effent.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.En protégeant les sentiers de la justice Et en gardant la voie de ses fidèles.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.guardando-lhes as veredas da justiça, e preservando o caminho dos seus santos.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.han vokter rettens stier og bevarer sine frommes vei.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Hogy megõrizze az igazságnak útait, és kegyeseinek útját megtartja.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.idet han værner Rettens Stier og vogter sine frommes Vej.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.대저 그는 공평의 길을 보호하시며 그 성도들의 길을 보전하려 하심이니라
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.niin että hän suojaa oikeuden polut ja varjelee hurskaittensa tien.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Ocroteşte cărările neprihănirii, şi păzeşte calea credincioşilor Lui.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Ostříhaje stezek soudu; on cesty svatých svých ostříhá.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Phù hộ các lối của người công bình, Và giữ gìn đường của thánh đồ Ngài.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Phù_hộ các lối của người công_bình , Và giữ_gìn đường của thánh đồ Ngài .
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Preserva las sendas del juicio y guarda el camino de sus piadosos
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.strežúc stezky súdu a ostríha cestu svojich svätých.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.TUHAN menjaga orang-orang yang berlaku adil, dan melindungi mereka yang mencintai Dia
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.ty han beskyddar det rättas stigar, och sina frommas väg bevarar han.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.und behütet die, so recht tun, und bewahrt den Weg seiner Heiligen.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.vegliando sui sentieri della giustizia e custodendo le vie dei suoi amici
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.υπερασπιζων τας οδους της δικαιοσυνης και φυλαττων την οδον των οσιων αυτου.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.За да защитава пътищата на правосъдието, И да пази пътя на светиите Си.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Он охраняет пути правды и оберегает стезю святых Своих.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.לנצר ארחות משפט ודרך חסידו ישמר׃
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.لنصر مسالك الحق وحفظ طريق اتقيائه.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.為 要 保 守 公 平 人 的 路 、 護 庇 虔 敬 人 的 道
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.為要 保守 公平 人 的 路 、 護庇 虔敬 人 的 道
Adımlarımı pekiştir verdiğin söz uyarınca, Hiçbir suç bana egemen olmasın.(118:133) Утверди стопы мои в слове Твоем и не дай овладеть мною никакому беззаконию;
Adımlarımı pekiştir verdiğin söz uyarınca, Hiçbir suç bana egemen olmasın.Affermis mes pas dans ta parole, Et ne laisse aucune iniquité dominer sur moi!
Adımlarımı pekiştir verdiğin söz uyarınca, Hiçbir suç bana egemen olmasın.Afirma mis pasos con tu palabra; que ninguna iniquidad se enseñoree de mí
Adımlarımı pekiştir verdiğin söz uyarınca, Hiçbir suç bana egemen olmasın.Doet U mij wandelen op mijn levenspad, zoals U hebt beloofd. Houd het onrecht ver van mij.
Adımlarımı pekiştir verdiğin söz uyarınca, Hiçbir suç bana egemen olmasın.Drogi moje utwierdź w słowie twojem, a niech nademną nie panuje żadna nieprawość.
Adımlarımı pekiştir verdiğin söz uyarınca, Hiçbir suç bana egemen olmasın.Firma os meus passos na tua palavra; e não se apodere de mim iniqüidade alguma.
Adımlarımı pekiştir verdiğin söz uyarınca, Hiçbir suç bana egemen olmasın.Gjør mine trin faste ved ditt ord, og la ingen urett herske over mig!
Adımlarımı pekiştir verdiğin söz uyarınca, Hiçbir suç bana egemen olmasın.Gör mina steg fasta genom ditt tal, och låt ingen orätt varda mig övermäktig.
Adımlarımı pekiştir verdiğin söz uyarınca, Hiçbir suç bana egemen olmasın.Întăreşte-mi paşii în Cuvîntul Tău, şi nu lăsa nici o nelegiuire să stăpînească peste mine!
Adımlarımı pekiştir verdiğin söz uyarınca, Hiçbir suç bana egemen olmasın.나의 행보를 주의 말씀에 굳게 세우시고 아무 죄악이 나를 주장치 못하게 하소서
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod