Ana içeriğe geç
Sözlük

adımlar ile cümle

adımlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
3. ve 4. adımları üç veya dört kez tekrarlayın.Kroky 3 a 4 se opakují, dokud je potřeba.
EUROSAI’nin kuruluşuna yönelik ilk adımlar, 1974’te Madrid’de düzenlenen VIII EUROSAI Kongresi’nde atılmıştır.První reálné kroky směřující k založení EUROSAI byly učiněny v r. 1974 během VIII. kongresu INTOSAI v Madridu.
Bu onun ilk adımlarından biriydi.Což potvrdil i jeden z jejích prvních kroků.
9. ve 10. adımları bir kez tekrarlayın.Prochází 9. a 10. obvodem.
Reformlardan geri adımlar atılmak zorunda kalmıştır.Odstoupení od reforem nepřipadá v úvahu.
Özellikle de ticarî ve sansasyonel adımlarına karşı.Vynikl zvláště svým kurzivním a konceptním písmem.
Daha çok kendi yolunda küçük adımlarla ilerliyordu.Své cesty poměrně podrobně zmapoval.
Bu çerçevede, piyasa ekonomisinin kurumsallaşması yönünde adımlar atılmıştır.Aceste fluctuații au fost determinate de trecerea la economia de piață.
Terzinin gözleri tekrar bağlanır ve evin yolunu adımlarıyla bulur.Se duce la el, îl leagă din nou la ochi și acesta reconstituie drumul până la casa unde a fost dus.
Bazı durumlarda, güvenli servisler sağlayabilmek için atılması gerekli olan ek adımlara ihtiyaç duyulur.Néhány helyzetben további lépéseket kell alkalmazni, hogy biztonságos szolgáltatásokat nyújthassunk.
Eğer yukarıdaki adımlardan birisi başarısız olursa, TLS el sıkışması başarısız olur ve bağlantı oluşturulamaz.Ha a fenti folyamat során valamely lépés nem sikeres, a kézfogás sikertelen lesz és a kapcsolat nem jön létre.
Hükümeti düzeltmek için yeni adımlar attı ve daha çok Goraneye yeni hükümetinde yer verdi.Lépéseket tett a kormányzás megreformálására és több gorane politikust vont be az új kormányba.
Başarılı bir yönetmen olma konusunda büyük adımlar atmıştır.Rendezőként is jelentős sikereket ért el.
Algoritmanın adımları aşağıdaki gibidir: Sayı dizisinden herhangi bir sayıyı pivot eleman olarak seç.Az algoritmus lépései a következőek: Válasszuk ki a legkisebb súlyú élt.
Ajax o sezon Hollanda ligi şampiyonluğu konusunda emin adımlarla ilerlese de Babel süre alamadı.Az Ajax végül megnyerte a holland bajnoki címet, de babel a szezonban nem kapott több lehetőséget.
Bu adımlar arasında yeni bir anayasa hazırlanması ve sivil bir başkanın seçilmesi bulunmaktaydı.Ezen a választáson új elnököt és új Népgyűlést választottak.
Böyle bir yarışmada ilk kez hava adımları kullanılmıştır.Näissä kisoissa käytettiin keinolunta ensimmäisen kerran.
Bunun bu ülke nüfusunun artmaması için atılan adımlar olduğunu biliyorum.Ratkaisun takana on pyrkimys olla kärjistämättä suhteita maan eri väestöryhmien välillä.
9. ve 10. adımları bir kez tekrarlayın.Kappaleet 9 ja 10 taas ovat ...
Taklidi durdurmak için dünya çapında adımlar atılmıştır.Laji on arvioitu maailmanlaajuisesti silmälläpidettäväksi.
Bu anlaşma, 1979 yılında Mısır ile imzalanan barış anlaşması için atılan önemli adımlardan biriydi.Egypti oli erotettu järjestöstä vuonna 1979 sen solmittua rauhansopimuksen Israelin kanssa.
Finansal analiz firmalar için bugünlerde en önemli adımlarından bir tanesidir.Μια οικονομική ανάλυση είναι ένα από τα πιο σημαντικά βήματα για τις εταιρείες σήμερα.
Eğer yukarıdaki adımlardan birisi başarısız olursa, TLS el sıkışması başarısız olur ve bağlantı oluşturulamaz.Αν οποιοδήποτε από τα παραπάνω βήματα αποτύχει, η χειραψία TLS αποτυγχάνει, και η σύνδεση δεν δημιουργείται.
9. ve 10. adımları bir kez tekrarlayın.Φωτομοντάζ των φωτογραφιών 9 και 10.
Lizofosfatidilkolin oluşumu çeşitli sinyal transdüksiyon yollarının adımlarından biridir.Ο χρωματισμός ακμών είναι ένας από τους ποικίλους τρόπους χρωματισμού γραφημάτων.
Nureddin ileri görüşlü bir liderdi, adımlarını daima geleceği düşünerek atardı.Ο ίδιος παρέμενε ανήσυχος και δημιουργικός, σκεπτόμενος διαρκώς το μέλλον.
Bu aynı zamanda özgüllük sabiti olarak adlandırılır ve tepkimenin tüm adımlarının hız sabitlerini içerir.Dette kaldes også specificeringskonstanten og indkorporerer hastighedskonstanter for alle trin i reaktionen.
Borsaya açılmak, büyümenin ilk adımlarını oluşturur.Åbningen af denne linje fører til opførelsen af de første arbejderboliger.
Donanım anlamında atılan en önemli adımlardan biri İris tarayıcıdır.En af ubådenes største fjender er støj.
Dans yavaş adımlarla başlar, bir süre sonra hızlanır.Dansen begynner med enkelte rolige steg, men stiger raskt i tempo.
Ağır ve vakarlı adımlarla Hüsrev Paşa’ya yaklaştı, selam verdi.Faren var konsul i Farsund og av Sundt (slekt).
Sinyal sürecindeki eksik adımlar Robert F. Furchgott ve Louis J. Ignarro tarafından dolduruldu.Han delte prisen med sine landsmenn Robert F. Furchgott og Louis J. Ignarro.
1969 - Apollo 11 mürettebatından Neil Armstrong ve Buzz Aldrin Ay'daki ilk insan adımlarını gerçekleştirdiler.1969 – Neil Armstrong og Buzz Aldrin blir de første mennesker som, ombord på Apollo 11, lander på Månen.
Borsaya açılmak, büyümenin ilk adımlarını oluşturur.Åpningen førte til oppførelsen av de første arbeiderboliger.
Bu uzun adımları onlara sürat kazandıran bir etkendir.Sifatnya yang mudah larut ini lah yang menjadi keunggulannya terhadap Chitosan.
Eğer mutlak sıfırda bir entropi değişikliği olsaydı, T=0 sınırlı sayıda adımlar ile ulaşılabilirdi.Jika ada perbedaan entropi pada nol mutlak, T = 0 dapat dicapai dalam jumlah langkah yang terbatas.
Finansal analiz firmalar için bugünlerde en önemli adımlarından bir tanesidir.Analisis keuangan adalah salah satu langkah yang paling penting untuk perusahaan sekarang.
1969 - Apollo 11 mürettebatından Neil Armstrong ve Buzz Aldrin Ay'daki ilk insan adımlarını gerçekleştirdiler.Pada tahun 1969, Apollo 11 berhasil mendaratkan Neil Armstrong dan Buzz Aldrin di Bulan.
GERÇEK YİĞİT Sevmem geniş adımlar atan iri yarı askeri.Dengan daya angkutnya yang besar sangat disukai oleh pihak militer.
Proteoglikanın glikozilasyonu, Golgi cisimciğinde çok sayıdaki (multipl) enzimatik adımlarla meydana gelir.Glycosyl hóa của proteoglycan xảy ra trong bộ máy Golgi trong nhiều bước enzym.
Hal değişimi gerçekleştiğinde, aşamaların ara adımları mezofaz olarak adlandırılır.Khi có sự thay đổi về chất diễn ra gọi là bước nhảy.
Bu kurallar, çağdaş pasaportların şekillendirilmesine yönelik adımlardı.これらのガイドラインは、現代のパスポートを大きく方向付けてきた。
Newton’a göre, mutlak zaman herhangi bir algılayıcı olmadan var olur ve evrende tutarlı adımlarla ilerler.... ニュートンの言葉によれば、絶対時間はいかなる観察者とも無関係に存在し、宇宙のいかなる場所でも一定の早さで進んでいく。
Reformlardan geri adımlar atılmak zorunda kalmıştır.改革里が改革洞に昇格。
Karşılaşmalarda eskrimci kısa, hızlı adımlarla ileri-geri hareket eder.女性は細やかなステップを見せながら、軽快に踊る。
Bu onun ilk adımlarından biriydi.これが最初の一歩だと二人は感じた。
İmzalayan kişi bu adımları her imza için tekrarlar.すべての行動の動機が、この欲求に帰結されるようになる。
Germain'in Gauss'a gönderdiği mektup onun ispat yönünde önemli adımlar attığını içeriyordu.ジェルマンのガウスへの手紙の中には証明へ向けての具体的な進展が含まれていた。
Roma’nın gücünün kırılması küçük küçük adımlarla sürdü.兵站の軽減化によりローマ軍の機動力が増す事となった。
Dans yavaş adımlarla başlar, bir süre sonra hızlanır.ほとんどのダンスは最初はゆっくりで、徐々にスピードが上がっていく。
Böyle bir yarışmada ilk kez hava adımları kullanılmıştır.この競走では、武豊が初めて騎乗した。
Ayrıca hiç bilmedikleri iblislerle dolu dünyaya ilk adımlarını atarlar.そうなると召喚していない魔物までが世界に現れてしまう。
Ağır ve vakarlı adımlarla Hüsrev Paşa’ya yaklaştı, selam verdi.尔乃移家其上,使先生金玉其音兮,徒效子桑趋举而旁皇。
Eğer yukarıdaki adımlardan birisi başarısız olursa, TLS el sıkışması başarısız olur ve bağlantı oluşturulamaz.如果上述任何一个步骤失败,TLS握手过程就会失败,并且断开所有的连接。
İmzalayan kişi bu adımları her imza için tekrarlar.這個步驟一直持續到每個樣本都被當做一次驗證資料。
Çoğu protein için bu değişimler, protein biyosentezinin son adımlarındandır.對於大部份的蛋白質來說,這是蛋白質生物合成的最後步驟。
B takımı oyuncusu gerekirse büyük adımlar atarak 5 adımda çukura ulaşmaya çalışır.他的入球率極高,為球隊上陣首5場便攻入5球。
Daha çok kendi yolunda küçük adımlarla ilerliyordu.经由数个小步骤把另一个人带进去。
Simlerin yaşam adımları da güncellenmiştir.也宣告了武士時代的結束。
Sayma, sayma adımlarıyla yapılır; bunlar, genelde birer birer olur.只是還難以適應人的形態,走路經常跌倒。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod