Ana içeriğe geç
Sözlük

adım ile cümle

adım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Benim adım Wang.Me llamo Wang.
Benim adım Ludwig.Mi nombre es Ludwig.
Evet, benim adım Karen Smith.Sí, me llamo Karen Smith.
Merhaba, benim bir rezervasyonum var, adım Kaori Yoshikawa. İşte onay kartı.Hola, tengo una reserva, mi nombre es Kaori Yoshikawa. Aquí está la tarjeta de confirmación.
Benim adım Farshad.Me llamo Farshad.
Adım Tamako, ya senin adın...?Me llamo Tamako, ¿y tú te llamas...?
Benim adım Yamada.Me llamo Yamada.
Merhaba, benim adım Hamit.Hola, me llamo Hamit.
O bana geldi ve adımı sordu.Ella se me acercó y me preguntó mi nombre.
Merhaba, benim adım Pekka. Adın ne?Hola, mi nombre es Pekka. ¿Cuál es tu nombre?
Benim adım Tom.Mi nombre es Tom.
Adımı biliyor musun?¿Conoces mi nombre?
Merhaba, benim adım Tina'dır.Hola, me llamo Tina.
O benim adım değil.Ese no es mi nombre.
Adım Ricardo, "sen" değil.Mi nombre no es "usted"; es Ricardo.
Adım Dušana.Me llamo Dushana.
Adımı hatırlıyor musun?¿Te acuerdas de mi nombre?
O benim gerçek adım.Ese es mi verdadero nombre.
Tom asla benim adımı hatırlamaz.Tom no se acuerda nunca de mi nombre.
Adımın Tom olduğunu sana kim söyledi?¿Quién te dijo que mi nombre era Tom?
Adımın Tom olduğunu size kim söyledi?¿Quién le dijo a usted que mi nombre era Tom?
Benim adım Ichiro.Mi nombre es Ichiro.
Benim adım Tom değil.No me llamo Tom.
Umut, hayal kırıklığına giden yolda ilk adımdır.La esperanza es el primer paso en el camino a la decepción.
Hızlı adımlarla odadan çıktı.Salió de la habitación con paso acelerado.
Ona çıkma teklif etmelisin. Sana içi gittiğine adım gibi eminim.Deberías pedirle salir, que sé de buena tinta que está coladito por ti.
Adımlarımı hızlandırdım.Aceleré el paso.
Gilbert Adaları bu zincirdeki ilk adımdı.Las Islas Gilbert fueron el primer paso en esta cadena.
Yatakta Oliver, Elio'ya "Beni adınla çağır ve ben de seni adımla çağıracağım" der.En la cama, Oliver le dice a Elio: 'Llámame por tu nombre y te llamaré por el mío'.
Benim adım ...Mi nombre es...
Bu adımlar imzalayan kişi tarafından bir kez yapılır.Estos pasos son realizados una sola vez por el firmante.
Kamu işlerinde kilisem adına konuşmam, kilise de benim adıma konuşmaz." demiştir.Yo no hablo por mi iglesia en asuntos públicos, y la Iglesia no habla por mí.
İmzalayan kişi bu adımları her imza için tekrarlar.El firmante repite estos pasos para cada mensaje m que desea firmar.
Bu başka bir adım ama kendimi hiçbir zaman tekrar etmek istemedim.«Es otro paso hacia adelante, porque nunca he querido repetirme a mí misma.
Dong-wan, Jun Jin ve Andy de ballad şarkıları yaparak onun adımlarını takip ettiler.Dong Wan, Jin Jun y Andy también han seguido sus pasos, haciendo canciones de balada.
Ancak, Batılı güçlerin desteği olmaksızın savaşa girmeye niyeti olmayan Beneš geri adım attı.Benes, sin embargo, se negó a ir a la guerra sin el apoyo de las potencias occidentales.
"Hep bir adım önde".«A un paso de avanzar».
O 2012 yılında drama Moon Embracing the Sun ile oyunculuğa adım attı.Ya en el 2012 regreso en el drama histórico Moon Embracing the Sun.
Hatta, onları hep bir adım daha öteye taşıdı.Siempre lo está llevando más lejos.
Proteoglikanın glikozilasyonu, Golgi cisimciğinde çok sayıdaki (multipl) enzimatik adımlarla meydana gelir.La glucosilación del proteoglicano ocurre en el aparato de Golgi en muchos pasos enzimáticos.
Aktif korunma sistemleri tepkisel zırhtan bir adım daha öteye gitmektedir.Los sistemas de protección activos (APS) van un paso más allá del blindaje reactivo.
Pangea'nın oluşmasında ikinci adım Gondvana ve Euramerika'nın çarpışması oldu.El segundo paso en la formación de Pangea fue la colisión de Gondwana con Euramérica y su unión a ella.
Bir pekiştirmeli öğrenme öznesi ortamla ayrık zaman adımlarında etkileşir.Un agente de refuerzo de aprendizaje interactúa con su entorno en pasos de tiempo discretos.
Tüm stillerde temel adımlar ve cross-body lead denilen temel hareket aynıdır.Todos estos estilos comparten el paso básico y la vuelta básica del Cross-body lead.
Bu iki yolak ilk birkaç adımlarında benzerdirler.Algunos de ellos siguen el mismo recorrido que sus predecesores.
Fakat iki zamanlı motorun avantajı sadece bu adımda vardır.Los grandes motores diésel marinos de dos tiempos suelen ser de este patrón.
Bu da Pangea'nın oluşumundaki son adım oldu.Este fue el primer paso de la formación de Pangea.
Lilo & Stitch 2: Stitch Has a Glitch'le yönetmenliğe adım atmıştır.Lilo & Stitch Lilo & Stitch 2: En Cortocircuito La película de Stitch Leroy & Stitch Stitch!
“Bana sembolik bir artış yapın, bir adım atın yeter” dedim.Anda hermanito, haz algo útil y tráeme una nueva.”
Ben, Alex'in geleceği için geri adım atar.Ben, poco dispuesto a sacrificar el futuro de Alex, retrocede.
O kadar çok şey için adım geçiyor ki inanamıyorum.Hay tantas cosas que no puedo entender.
“Mario bu turnuvada bizim adımıza çok iyi işler yapıyor.«Estamos creando un viaje increíble con esta gira.
Biz ölene kadar birlikte olacağız, buna adım gibi eminim!"Porque los que hemos muerto al pecado, cómo viviremos aún en él?".
Birkaç saat sonra, önemli bir keşfe adım attığımı fark ettim."Pero, como dije antes, la revelación tardó mucho".
Adımın her zaman görünmesi hem benim için hem de dergi için doğru değildi.Nuestro show siempre parecía desigual para mí.
Profesyonelliğe ilk adımını 1997 yılında atmıştır.Su primera victoria profesional fue en 1997.
Ağabeyinin yolunu izleyerek, onun adımlarını takip ederek, kendisini de keşfeder.Después de informarle el destino de cada uno, ella sigue su camino.
Bu konuda kilit bir adım, İngiliz biyolog ve istatistikçi Ronald Fisher'in çalışmasıydı.Un paso clave fue la contribución del biólogo británico Ronald Fisher.
Bu albüm kapakları muhtemelen şu ana dek adımın karıştığı en utanç verici şeylerdir.”Es fácilmente la peor aventura animada por ordenador hasta la fecha».
Bu hip hop kariyeri için attığı ilk adımdı.Fue la primera película del Movimiento hip hop.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod