AdıMelao ve bu single Andy Montañez ile yapıldı.Peu de temps après, il s'est fait appeler Andy Montañez.
Bu amaç doğrulsundan ilk adım olarak, Gubaz'a suikast düzenlemeyi planladı.Première étape de ce plan, l'empereur perse prévoit d'assassiner Gubazès.
Bu yüzden sonsuz sayıda adıma ihtiyaç olurdu.Ainsi, les entiers sont en nombre infini.
Bundan sonraki adım da çok basit.Prenons le cas suivant, très simple.
Eğer gerekiyorsa tedavide ikinci adım, oral antidiyabetik ilaçlar ile tedavidir.L'étape suivante, si nécessaire, est un traitement par des antidiabétiques oraux.
Kulüp, profesyonelliğe ilk adımını; 1965 yılında Division 2'ye yükselerek yaptı.Le club commence son aventure professionnelle en 1965, en Division 2.
1888 yılından itibaren birkaç vilayet, sayılarını 75’e indirmek için birkaç adımda birleşmişlerdir.En 1888, plusieurs préfectures sont regroupées en plusieurs étapes, afin de réduire leur nombre à 75.
O kadar çok şey için adım geçiyor ki inanamıyorum.Je suis crédité pour tant de choses, c'est incroyable.
Dans yavaş adımlarla başlar, bir süre sonra hızlanır.La danse commence progressivement et le rythme s'accélère.
Dans genel olarak bir takım uzun ve kısa adımlamalar ile yapılır.La danse est formée d’une combinaison de pas longs et brefs.
Ben, Alex'in geleceği için geri adım atar.Il est également inquiet du retour D'Alex.
Fransa ve Bretonya'nın birleşmeleri günümüz Fransa'sının oluşumunda önemli bir adımdı.Cette union des deux héritiers sera une étape décisive de l'union de la Bretagne à la France.
Fakat iki zamanlı motorun avantajı sadece bu adımda vardır.Cette méthode ne fonctionne toutefois que pour un moteur deux temps.
Bu konuda kilit bir adım, İngiliz biyolog ve istatistikçi Ronald Fisher'in çalışmasıydı.Un pas important fut le travail du biologiste et statisticien Ronald Aylmer Fisher.
Kaidesinde ise şu sözler yazılı: "Benim adım Ozymandias, kralların kralı; Eserlerime bak ki, bilesin haddini."Et sur le piédestal il y a ces mots : "Mon nom est Ozymandias, Roi des Rois.
Ve beklediği an geldi, NBA'e ilk adımını attı.Dès son arrivée en NBA, il démarre son ascension fulgurante.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.De plus, elle passe près du Cap Enragé.
Örneğin 5 adımda ulaşabileceği söylenmiş olsun.Il est accessible par 5 entrées.
1991 yılında Organized Konfusion'a eşlik ettiği "Fudge Pudge" ile müzik piyasasına adım attı.En 1991, il fait ses débuts sur le titre Fudge Pudge d'Organized Konfusion.
Oyunculuğa tiyatro ile Lenkom Tiyatrosu'nda sahne alarak adım atmıştır.Il a écrit et mis en scène pour le Theater Stap.
Bu benim adım.Je m'appelle.
İyi bir taktikle Almanlar İngilizlere kuracakları baskıyla bir adım öne geçebilirler.Contre les chiffres allemands, les Britanniques ont une avance confortable.
"Hep bir adım önde".Il suffit de procéder étape par étape ».
Roma’nın gücünün kırılması küçük küçük adımlarla sürdü.La rupture avec l'autorité de Rome s'effectua petit à petit.
Divine benim adım olarak kaldı.Steinitz a conservé son titre.
Ayrıca kadınların seçme hakkı ilk adımda tam olarak emansipasyon olarak görülmekteydi.De même la détermination de l'heure des salat s'est d'abord effectuée de manière empirique.
Enzim sonra tepkimenin kimyasal adımını katalizler ve ürünü salar.Puis l'enzyme catalyse la réaction chimique et libère les produits de réaction.
Callippus'un çalışması bu hatanın düzeltilmesi için bir adım olmuştu.Il a été proposé que l'effet McCollough soit une conséquence d'un système de correction des erreurs.
Ben kendi adıma bir Arjantin fantezisini tercih ederim.On l'oppose à la photographie argentique.
Şaraplar koku açısından iki adımda incelenir.Examen olfactif du vin par deux moines.
Yavaş ve düzenli adımlarla, boyunları yukarı doğru uzanmış olarak yürürler.Elles sont tomenteuses, blanchâtres sur leur face inférieure.
Havaalanına adım atar atmaz polis tarafından gözaltına alındılar.Ils sont appréhendés par les policiers dès leur arrivée à l'aéroport.
Güreş’e 11 yaşında Karakucak Güreşleri’yle adım attı.Elle décida de se venger, et y réussit à onze ans.
Applet'lerin bir sonraki adımı olarak görülebilir.Les pronoms peuvent être considérés comme un sous-type de noms.
Böylece bilimsel denizaltı arkeolojisi için ilk adım atılmış oldu.Elle est une pionnière de l'archéologie sous-marine.
Hatta, onları hep bir adım daha öteye taşıdı.Car il en fait toujours un peu trop !
625 yılında kuvvetleri Fırat'a doğru geri adım atmaya çalıştı.En 625, ses forces se dirigèrent vers l’Euphrate.
“Berberler bir adım öne çıksın” der.PES : « Les Verts, une longueur d'avance ».
Mayıs 1995'ta yapılan referandum değişiklik sürecinin ilk adımıydı.L'été 1995 est celui du changement.
Böylelikle daha önce yaptığı isteklerde biraz geri adım atmış oldu.Elle revenait un peu plus tard avec ce qui était nécessaire.
Bucaspor'un altyapısına başlamanın ilk adımıdır.C'est le début de la bataille de Bukoba.
1960'ların sonunda müziğe adım atmıştır.La fin des années 1960 sourit au chanteur.
Üç adım atlama sporcusudur.Il s'agit de 3 pas glissés.
Seattle'da kariyerine adım attı.Il a commencé sa carrière à Détroit.
Sinemaya ilk olarak 1971 yılında çekilen Baba. filmi ile adım attı.Il apparaît pour la première fois au cinéma en 1937, Fermo con le mani !
Bundan sonraki adım, tank olur.Ce nom fut ensuite raccorci en Tanacross.
Halay adımları genelde ayak figürlerine dayanır.En général, le pied avant est le pied d'appel.
Bu ruhani yetenek sayesinde her adım geçilir ve sonunda aydınlığa ulaşılır.Cette loi universelle conduit au progrès, puis à la perfection,,.
Adımı taşıyan, çalışmalarımı özetleyen mermer bir anıt dikildi.Vivre ici m’a donne un cercle de références qui sont mon inspiration.
Sayfa 11. ^ "Adım adım suikast".10. « L’Attaque des Atacas ».
9. ve 10. adımları bir kez tekrarlayın.Les étapes 1 et 9 se courent en 2 demi-étapes.
Fakat ittifak için somut bir adım atılmadı.La ligue n'a pas tenu un repêchage d'expansion.
Kraliçe, böylece üreme sürecinin ilk adımını başlatmış olup rolünü tamamlar.La reine passera par une phase de repos ou elle s’arrêtera de pondre.
1992 yılında sahne kariyerine adım atmıştır.C'est en 1992 que sa carrière prend un tournant.
Mourinho'nun gelişi altın çağ'ı başlatan adımdır.L'avènement de Godefroy fut pour la Lotharingie le commencement d'une ère nouvelle.
Benim adım Jack.Me llamo Jack.
Benim adım Edgar Degas.Me llamo Edgar Degas.
Benim adım Ichiro Tanaka.Me llamo Ichiro Tanaka.
Benim adım Henry.Mi nombre es Henry.
Benim adım Andrea.Me llamo Andrea.