‹‹Diyelim ki, adil ve doğru olanı yapan doğru bir adam var.والانسان الذي كان بارا وفعل حقا وعدلا
‹‹Diyelim ki, adil ve doğru olanı yapan doğru bir adam var.人 若 是 公 義 、 且 行 正 直 與 合 理 的 事
‹‹Diyelim ki, adil ve doğru olanı yapan doğru bir adam var.人 若是 公義 、 且 行 正直 與 合理 的 事
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Älkää tuomitko näön mukaan, vaan tuomitkaa oikea tuomio."
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Dömen icke efter skenet, utan dömen en rätt dom.»
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Døm ikke efter synet, men døm en rettferdig dom!
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Dømmer ikke efter Skinnet, men dømmer en retfærdig Dom!"
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Ðừng cứ bề ngoài mà xét đoán, nhưng phải xét đoán theo lẽ công bình.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Ðừng cứ bề_ngoài mà xét_đoán , nhưng phải xét_đoán theo lẽ công_bình .
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Jangan menghakimi orang berdasarkan yang kelihatan, tetapi berdasarkan keadilan.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››외모로 판단하지 말고 공의의 판단으로 판단하라 하시니라
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Laat u niet leiden door uw vooroordelen, maar wees eerlijk en rechtvaardig."
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Não julgueis pela aparência mas julgai segundo o reto juízo.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Ne ítéljetek a látszat után, hanem igaz ítélettel ítéljetek!
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Ne jugez pas selon l`apparence, mais jugez selon la justice.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Ne sodite po licu, ampak sodite pravično sodbo!
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Nesúďte podľa zovňajška, ale súďte spravedlivý súd!
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Nesuďte podle osoby, ale spravedlivý soud suďte.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Nie sądźcie według widzenia, ale sprawiedliwy sąd sądźcie.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››No juzguéis según las apariencias, sino juzgad con justo juicio
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Non giudicate secondo le apparenze, ma giudicate con giusto giudizio!»
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Nu judecaţi după înfăţişare, ci judecaţi după dreptate.``
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Richtet nicht nach dem Ansehen, sondern richtet ein rechtes Gericht.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Μη κρινετε κατ' οψιν, αλλα την δικαιαν κρισιν κρινατε.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Не судите по наружности, но судите судом праведным.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Не судіть по виду, а праведний суд судїть.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››След него дойде Симон Петър и влезе в гроба; видя плащаниците сложени,
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››אל תשפטו למראה עין כי אם משפט צדק שפטו׃
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››لا تحكموا حسب الظاهر بل احكموا حكما عادلا
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››不 可 按 外 貌 斷 定 是 非 、 總 要 按 公 平 斷 定 是 非
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››不可按 外貌 斷定 是非 、 總要 按 公平 斷定 是非
Doğu ve Juliet güneştir!, Adil güneş Kalk ve kıskanç ay öldürmek,Ez a keleti és Júlia a nap! - Kelj fel, szép napot, és öld meg az irigy holdat,
Doğu ve Juliet güneştir!, Adil güneş Kalk ve kıskanç ay öldürmek,Het is het oosten, en Juliet is de zon - Sta op, eerlijke zon, en dood de jaloerse maan,
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.! 바로 좋은 markman를 유혹하다 니요 - 그리고 그녀는 내가 사랑하는 공평하다고 봅니다.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO A Markman buen derecho - Y es justo que me encanta.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO A Markman buon diritto - Ed è giusto che amo.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO A Markman direito boa! - E ela é justo que eu amo.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO desno dober markman -! In ona je pošteno ljubim.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO Een recht goed Markman - En ze is eerlijk ik hou van.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO Ein Recht gute Markman - Und sie ist fair ich liebe.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO En rätt bra MarkMan - Och hon är rättvist jag älskar.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO En ret god Markman -! Og hun er fair, jeg elsker.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO joga jó Markman! - És ő valós szeretem.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO Một markman phải tốt - Và cô ấy công bằng tôi yêu!
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO oikea hyvä Markman! - Ja hän on oikeudenmukainen rakastan.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO právo Markman dobre - a to je fér milujem.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO právo Markman dobře - a to je fér miluji.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO prawo dobry Markman - A ona fair kocham.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO Sebuah markman baik tepat - Dan dia adil kucintai!.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO Un Markman dreapta bună - Şi e corect iubesc!.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO Το δικαίωμα καλή Markman! - Και είναι δίκαιο που αγαπώ.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ROMEO право добро markman - И тя е честно, аз обичам.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.Un ROMEO Markman bon droit - Et elle est juste que j'aime.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.РОМЕО право хорошие Маркман -! И она справедливая я люблю.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.רומיאו מרקמן טוב ימינה - והיא הוגן שאני אוהב.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.روميو وماركمان الحق جيدة --! وانها عادلة أحب.
Doğru, iyi bir Markman ROMEO - Ve o seviyorum adil.ベンヴォリオ右公正マーク、フェアだっては、どんなに早くヒットです。
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Az istenteleneknek beszédei leselkednek a vér után; az igazaknak pedig szája megszabadítja azokat.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.De gedachten van rechtvaardige mensen zijn goed, maar wat de goddelozen uitbroeden is bedrog.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.De rättfärdigas tankar gå ut på vad rätt är, men de ogudaktigas rådklokhet går ut på svek.