Katolik piskoposlardan "adil toplum" çağrısıCatholic bishops call for "just society"
Rehn, "adil değerlendirme" sözü verdi.Rehn has promised a "fair evaluation".
SETimes'a konuşan Solaja, "Adil olmak gerekirse, BH terörist tehditlere kaynak teşkil ediyor."To be fair, BiH is a source of terrorist threats.
Ya da: Heinz ilacı çalmamalıdır çünkü eczacının adil tazminat hakkı vardır.Or: Heinz should not steal the medicine because the scientist has a right to fair compensation.
Bunun ışığında, buna Yeni yüzyılın Sözleşmesi demenin adil olduğunu düşünüyorum."[1]In light of that, I think it is fair to call this the Contract of the New Century.”[1]
Aziz Aquinolu Thomas, adil bir savaşı neyin yarattığı konusunda düşünen ilk filozoflardan biridir.St. Thomas Aquinas is one of the earliest philosophers on what makes a just war.
Casus belli Adil savaş teorisi Latince deyişler listesiCasus belli Just war theory List of Latin phrases Tyrannicide
Ayrıca asgari ücret artışını destekledi ve Çin ile adil ticareti savundu.He also supported an increase in the minimum wage and advocated fair trade with China.
Oysa sadece adil yargılanmak istiyordu.She just wanted a fair trial.
Adil, iyi, başarılı ve mutsuzdu."She was fair, good, accomplished, and unhappy."[citation needed]
Yoksun değer Adil değer muhasebesi Tedbir hesabı Vergi amortismanı avantajı Değerleme riskiDeprival value Fair value accounting Hedge accounting Tax amortization benefit Valuation risk
Tüm üyelere görüşlerini dile getirmeleri için adil bir fırsat verilir.All members are given fair opportunity to voice out their opinions.
Şiilere karşı hoşgörülüydü ama Emevi cemaatine karşı o kadar adil değildi.He was tolerant towards Shi'i, but toward the Umayyad community he was not so just.
Vladimir, dindar, adil ve barışçıl bir hükümdar olarak kabul edildi.Vladimir was acknowledged as a pious, just, and peaceful ruler.
Üyeleri için yapılan seçimler uluslararası toplum tarafından özgür ve adil görülmedi.Elections for its members were not considered free and fair by the international community.
1998. s. 211. ↑ "Dünyadan Bir Âdile Sultan Geçti..." www.erkembugraekinci.com.1998. p. 211. ↑ Sunay 2015, p. 392. ↑ "Dünyadan Bir Âdile Sultan Geçti..." www.erkembugraekinci.com.
Çerkes asıllı Adilşah, III. Mustafa'nın eşiydi.Of Circassian descent, Adilşah was the consort of Mustafa III.
Ali Adil Shah I (Bijapur Sultanlığı) tarafından sağlandı.It was provided by Ali Adil Shah I (Bijapur Sultanate)
Adil bir geçişin sağlanması için bu insanların başka işler için yeniden eğitilmesi gerekecektir.To achieve a just transition, these people would need to be retrained for other jobs.
Atalanta'nın adil bir yarışta yenilemeyeceğini anlayan Melanion, Afrodit'ten yardım diledi.Realizing that Atalanta could not be defeated in a fair race, Melanion prayed to Aphrodite for help.
Anı kitabı 'Empathy Diaries' oldukça adil eleştiriler aldı. [1]Her memoir 'Empathy Diaries' received fair critical reviews.[3]
Bu adil değil.Das ist nicht gerecht.
Bu yalnızca adil!Das ist nur gerecht!
Adil olan neyse onu yap.Mach das, was gerecht ist.
Adil olanı yap.Mach das, was gerecht ist.
Hayat adil değil.Das Leben ist nicht gerecht.
Adil bir ceza aldı.Ihn traf die gerechte Strafe.
Zor ama adil.Es ist hart, aber gerecht.
Bu kulağa adil geliyor.Das klingt gerecht.
Çok sertsin ama adilsin.Du bist hart, aber gerecht.
Çok sertsiniz ama adilsiniz.Sie sind hart, aber gerecht.
Çok sert ama adilsiniz.Sie sind hart, aber gerecht.
Adil ol!Handle gerecht!
Adil davran!Handle gerecht!
Sert olabilirim ama adilim.Ich bin streng, aber gerecht.
Kırıcı olabilirim ama adilim.Ich bin streng, aber gerecht.
Bu adil değil!Das ist ungerecht!
Bütün yasalar adil mi?Sind alle Gesetze gerecht?
Kral adildi.Der König war gerecht.
Bunu adil buluyor musun?Findest du das gerecht?
Bunu adil buluyor musunuz?Findet ihr das gerecht?
Bu gerçekten hiç adil değil.Das ist wirklich nicht gerecht.
Bu adil mi?Ist das fair?
Kendisinden on dakika önce Adil adlı bir ikizi doğdu.Er kam zehn Minuten vor seinem Zwillingsbruder Bill zur Welt.
Adil ve modern toplum.Stadt und Moderne.
Ne var ki, hukuk düzeni her zaman adil olmayabilir.Nun, nicht immer ist die Justiz gerecht.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Die Wahlen wurden von unabhängigen Beobachtern als frei und fair anerkannt.
Böyle bir değerlendirmede bulunan kişinin ise adil olması mümkün değildir.Gott und die Wahrheit sind ein und dasselbe; nur er kann über uns urteilen.
"Adiloviç veda etti". habergazetesi.com.tr.Auf Wiedersehen – Kom-Mit-Nadev… – Presseerklärung.
Bu sebeple O'na kendi halkı tarafından el-Emir'ul-Adil (Adil Hükümdar) lakabı uygun görülmüştür.Denn mit seinem Volk im Frieden wahrt Er dessen heilig Recht!
Justinus ismi ise "adil" anlamına gelen Latince kelime "Justus"tan kaynaklanmaktadır.Der Name Justin leitet sich vom lateinischen Iustinus „der Gerechte“ ab.
Fakat Âdil bu anlaşmaya pek önem vermemekteydi.Payne hatte kein Interesse an diesem Vertrag.
Ardından adil ve dürüst olduğu ileri sürülen bir barış antlaşması yürürlüğe konuldu.Wir brauchen dringend einen Weg zu einem ehrgeizigen, fairen und rechtlich verbindlichen Übereinkommen.
Bu tip bir cehennemin, adil, ahlaklı ve mutlak iyilik sahibi bir tanrı fikriyle çeliştiği ileri sürülmektedir.Sie ist das auf allen Gebieten völlig zuverlässige, sachlich richtige, wahre, widerspruchsfreie Wort Gottes.
Jüri, bu meydan okumanın adil olduğuna karar verir.In diesem Fall entschied die Jury über die Richtigkeit des Einspruchs.
Estonca isimlerde ve adıllarda cinsiyet yoktur.Es gibt in Äthiopien keine Vornamen und Familiennamen.
General Oganovski bu olaylar sonucu Adilcevaz’a geri dönmek zorunda kaldı.General Faidherbe gab damit alle erreichten Geländegewinne wieder auf.
Ahlat, Bitlis, Van, Adilcevaz, Malazgirt gibi şehirleri ele geçirdi.Er eroberte Städte wie Ahlat, Bitlis, Van, Adilcevaz und Malazgirt.
Piyade Alayı (Komutan: Kaymakam Adil Bey) 145.Infanterie-Regiment (ca. 3500 Mann) 145.
AGİT oylama şartlarının, kendi "serbest ve adil seçim" gerekliliklerini karşılamadığını belirtmişti.Er beabsichtigte damit „freie und faire“ Wahlen zu gewährleisten.