Duygularımızı paylaşmaktan aciz, her birimiz kendimizi kendi korkumuz ve sıkıntımızla kuşatırız.Incapable of sharing our emotions, we each enclose ourselves in our own fear and distress.
İkinci nedeni, suçluları suç işlemekten aciz kılmak için hapishaneye göndermemiz.So his second reason is we send offenders to prison to render them incapable of committing crimes.
Her zaman açız.Wir sind immer hungrig.
Vatanımı öyle özledim ki bunu tariften acizim.Ich habe meine Heimat so sehr vermisst, dass ich es gar nicht beschreiben kann.
Tutuklamalar, bize Mugabe hükümetinin ne kadar aciz bir durumda olduğunu gösteriyor.Ein Zeichen dafür wie schwach die Zentralregierung Kandys geworden war.
Çocuğun babasını ziyaret ederler ama o para vermekten acizdir.Cette petite fille est exploitée par son père, qui la battra si elle ne rapporte pas d'argent.
En aciz ve cahil yeniçeri bile bu makama göz dikebilirdi.Les recherches les plus pénibles et les plus ingrates ne l’ont point rebuté.
Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi.Suis-je le gardien de mon frère ? ».
Biz açız.Tenemos hambre.
Bazı sayılar öyle büyüktür ki gösterimler bile onları ifade etmekte aciz kalır.Tra di loro c'è talmente tanta tensione che non riescono nemmeno a dirsi una parola.
Biz açız.Мы голодны.
Geri çekilmeyi de İmparatorluğu'nun karşısında, kendisinin aciz ve beceriksiz görülmesini kabul edememiştir.ولم يتقبل فكرة انسحابه وظهوره امام الامبراطورية عاجزا وفاشل.
Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi.اظهار عدم الاعتماد، قال تعالى: (هل آمنكم عليه إلاّ كما امنتكم على أخيه من قبل ).
Oğlun ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir.أتترك ولدها يموت جوعاً وعطشاً, لن تقف مكتوفة الأيدي أمام هذا المصير.
Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi.Respondeu ele: "Não sei; sou eu o responsável por meu irmão? "
Çocuğun babasını ziyaret ederler ama o para vermekten acizdir.Haar vader is de eerste die het kind een bezoek brengt, maar dit merkt Annetje Lie nauwelijks.
Yardım istiyenlerle yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere muavenet eder.In het Noors zijn de hulpwerkwoorden voor de toekomende tijd vil (willen) en skal (zullen).
Biz gerçekten açız.We hebben echt honger.
Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi.Czyż ja nie mogę być podobnym do tego kruka i ukryć zwłok mego brata?»
Allah-ü Teala saltanatı fazl-ı kereminden bu aciz kuluna nasip eyledi.Był to bóg zsyłający zarazę, który władał światem podziemnym.
Pilot ışın verici kullanmayan bir sistem gücünü ışınını herhangi bir yere odaklaması açısından aciz olurdu.Pilot, bez którego ich nowego telewizora nie da się uruchomić, ulega zniszczeniu.
Bazı sayılar öyle büyüktür ki gösterimler bile onları ifade etmekte aciz kalır.Talet är så stort att det praktiskt taget inte ens går att uttrycka det med potenser.
Bazı sayılar öyle büyüktür ki gösterimler bile onları ifade etmekte aciz kalır.Multe părți din povestire arată că personajele sunt prea mici ca să poată participa la eveniment.
Bunun yerine rakibini basitçe aciz bırakır.Ehelyett az ellenségei egyszerűen csak összeverik.
Fakat bu konuda yeterli bilgisi olmayanlar, bu âcizler sırası gelince, aydınlanacaklardır.Uramra esküszöm, aki tudja a Láthatatlan titkait, bizony el fog jönni.
Savaş Roma devletini aciz duruma düşürdü.Mūšis parodė Romos respublikos stabilumą.
Bazı sayılar öyle büyüktür ki gösterimler bile onları ifade etmekte aciz kalır.Mõnikord jälle on muljed nii ebamäärased, et neid on raske eristada ideedest.
- Açız, açız...- Éhesek vagyunk. Éhesek vagyunk... - Tessék?
- Açız, açız...Οι δημοσιογράφοι έχουν έρθει να τραβήξουν φωτογραφίες. Πεινάμε!
- Açız, açız...نحن جائعون
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.10 kalóriába kerül minden kalóriányi étel, amit megeszünk Nyugaton.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.1カロリーの食料を生産するのに 10カロリーの燃料を
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Abbiamo anche una gran fame di combustibili fossili.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Chúng ta cũng rất cần các nhiên liệu dự trữ.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Desuden er vi vilde med fossile brændstoffer.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Jesteśmy też bardzo głodni bogactw naturalnych.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Kita juga sangat memerlukan bahan bakar fosil.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.우리는 화석연료에도 대단히 굶주려있습니다.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Nous avons aussi une très grande faim de combustibles fossiles.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Şi cererea pentru combustibili fosili este foarte mare.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Také velmi lačníme po fosilních palivech.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.También estamos ávidos de combustibles fósiles.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Temos também muito apetite por combustíveis fósseis.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.We hongeren ook erg naar fossiele brandstoffen.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Wir sind auch hungrig nach fossilen Brennstoffen.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Έχουμε μεγάλη ανάγκη και από ορυκτά καύσιμα.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Ми також дуже голодні до викопного палива.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Много сме гладни също и за фосилни горива.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Нам также не хватает энергоносителей.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.מעריכים כי עד 2050, פי שניים
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.نحن جائعون جداً للوقود الأحفوري أيضاً.
"Biliyor musun, biz kültüre açız. Bizim kültüre ihtiyacımız var."Chúng tôi đói văn hóa. chúng tôi cần văn hóa nơi đây."
"Biliyor musun, biz kültüre açız.Estamos sedentos por cultura.
"Biliyor musun, biz kültüre açız."Ik zal je 'ns wat zeggen. Wij hebben cultuur-honger.
"Biliyor musun, biz kültüre açız.Kami haus akan budaya.
"Biliyor musun, biz kültüre açız.우리는 문화생활에 굶주려 있어요.
"Biliyor musun, biz kültüre açız.My tady toužíme po kultuře.
"Biliyor musun, biz kültüre açız."Sai una cosa?" Abbiamo fame di cultura.
"Biliyor musun, biz kültüre açız.Suntem flămânzi după cultură.
"Biliyor musun, biz kültüre açız.Tenemos hambre de cultura.