Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Men en af de første ting de havde brug for at gøre, var at vurdere hvad jeg havde brug for med det samme.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Najpierw ustalili, które potrzeby są najpilniejsze.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Namun salah satu hal pertama yang mereka lakukan adalah menilai apa yang saya perlukan.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Nhưng một trong những điều đầu tiên họ cần làm là xác định ngay lập tức là tôi cần gì.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Uma das primeiras coisas que precisaram de fazer foi avaliar o que eu precisava de imediato
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Una de las primeras cosas que había que hacer era determinar rápidamente mis necesidades.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Αλλά έναν από τα πρώτα πράγματα που έπρεπε να κάνουν ήταν να αξιολογήσουν τι χρειαζόμουν αμέσως.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Але спершу їм треба було оцінити, що мені потрібно було негайно.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Но, для начала, им надо было понять, что мне наиболее остро необходимо.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Но първото нещо, което трябваше да направят беше да преценят от какво имам незабавно нужда.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.ואחד הדברים הראשונים שהיה עליהם לעשות היה להעריך מה נחוץ לי מיד.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.ولكن أحد الأشياء التي فعلوها هو تحديد ما احتجته عندئذ
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.何をすべきか見極めることでした。 私は、普通の人間のように
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.A dir la verità, una delle donne se n'è andata e ci serve l'aiuto.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Da eine Frau gekündigt hat,brauchen wir Hilfe.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.De fapt, una dintre angajate a renuntat, asa ca avem nevoie de ajutor.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Egentligen, an av damerna har slutat så vi behöver hjälp.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Eigenlijk, een van de dames is gestopt dus we hebben hulp nodig.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Ena od delavk je dala odpoved, zato potrebujemo pomoč.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.En fait, l'employée a démissionné, donc j'ai besoin d'aide.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.사실은 아주마가 그먼뒀어 손이 좀 필요해
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Sebenarnya, salah satu pegawai keluar jadi kami butuh bantuan.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Thật ra, có một người nghỉ việc nên chúng tôi cần phụ giúp.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Właściwie jedna pracownica właśnie złożyła rezygnację więc potrzebujemy pomocy.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Η αλήθεια είναι πως μια απ'τις σερβιτόρες παραιτήθηκε, και χρειαζόμαστε βοήθεια.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.На самом деле, одна из дам уволилась, поэтому нам нужна помощь.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.فى الواقع لقد استقالت واحده من السيدات لذا نحن فى حاجه الى المساعده
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.はいもちろんです
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.A nőnek egy sürgősségi császármetszésre volt szüksége ahhoz hogy megmentsék őt és a gyermekét.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Bisognava praticare un cesareo d'urgenza per salvare la vita di una donna e del suo bambino.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Een vrouw moest een keizersnede krijgen om haar leven en het leven van haar baby te redden.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Eine Frau kam herein, sie benötigte einen Notfall-Kaiserschnitt, um ihr Leben und das ihres Babys zu retten.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.산모와 아기를 구하기 위해서 응급 제왕절개 수술을 하게 된 것이었습니다.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Konieczne było pilne cesarskie cięcie, żeby uratować życie matki i dziecka.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.La mujer que llegó necesitaba una cesárea para salvar su vida y la de su bebé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Một sản phụ cần được phẫu thuật cấp cứu lấy thai nhi để cứu sống tính mạng của cô và đứa bé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.O femeie a venit, avea nevoie de urgenţă de o cezariană pentru a putea salva viaţa ei şi a copilului ei.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Seorang wanita memerlukan operasi Caesar untuk menyelamatkan hidupnya dan bayinya.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Uma mulher entrou e precisava de uma cesariana de emergência para salvar a sua vida e a vida do seu bebé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Une femme est arrivée, il fallait lui faire une césarienne en urgence pour sauver sa vie et celle du bébé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Ήρθε μια γυναίκα, που χρειαζόταν επείγουσα καισαρική για να σωθεί η ζωή της ίδιας και του μωρού της.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Дошла жена, която спешно се нуждаела от цезарово сечение, за да бъде спасена тя и бебето и.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Поступила женщина, которой срочно требовалось кесарево сечение, чтобы спасти жизнь ей и её ребёнку.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.אישה הגיעה, והיתה זקוקה לניתוח קיסרי דחוף כדי להציל את חייה ואת חיי התינוק.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.امرأة حضرت، وتحتاج لعملية قيصرية طارئة لسلامة حياتها وحياة طفلها.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.帝王切開が必要でした 手術はさい先良く始まりました
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.A rýchlo teda potrebujeme vedeckú teóriu o mestách.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.A tak je tu naléhavá potřeba vědecké teorie měst.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.Deshalb haben wir einen zwingenden Bedarf an einer wissenschaftlichen
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.Dlatego pilnie potrzebna jest naukowa teoria miast. Dlatego pilnie potrzebna jest naukowa teoria miast.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.E quindi c'è un urgente bisogno di una teoria scientifica delle città.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.Er is een dringende behoefte aan een wetenschappelijke theorie van steden.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.Et il y a donc un besoin urgent d'une théorie scientifique des villes.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.Ezért sürgősen szükség van egy városokkal foglalkozó tudományos elméletre.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.Hay una necesidad urgente de una teoría científica de las ciudades.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.Jadi ada kebutuhan mendesak akan teori ilmiah tentang kota.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.그래서 도시에 대한 과학적 이론이 아주 급하게 필요합니다
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.Og der er et akut behov for en videnskabelig teori om byer.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.Portanto há uma necessidade urgente de uma teoria científica das cidades.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.Şi de aceea există o nevoie urgentă pentru o teorie ştiinţifică a oraşelor.