Gemiler acilen tahliye edilerek denizden nakliye emri iptal edildi.وعجلاً أطلقت سراح السفن و أوقف أمر النقل من البحر .
Yale de acilen teklifi eşitleyerek $3,000 asistan profesörlük teklifinde bulundu.Yale prontamente combinou a oferta do cargo de professor assistente, mas com um salário de 3 000 dólares.
Böylece Justinus acilen Justinianus'un öldüğü gün tahta çıkarıldı.Assim, Justino foi rapidamente elevado ao trono no mesmo dia que Justiniano morreu.
Bu sırada atak geçiren Mira hastaneye kaldırılır ve acilen ameliyata alınır.Ze belandt in het ziekenhuis waar ze meteen geopereerd moet worden.
Acilen avukatımla görüşmek istiyorum.Ik wil onmiddellijk met mijn advocaat spreken.
İzmir yolundaki Sarıçay üzerindeki tarihi köprü ise acilen restorasyona ihtiyaç göstermektedir.Stan nawierzchni jezdni na moście wymaga przeprowadzenia stosownego remontu.
Bunun üzerine uçakla acilen Los Angeles'a hareket eder.De gik herefter om bord på flyet til Los Angeles..
Tıbbi bir rahatsızlıktır ve acilen doktor kontrolüne girilmesi gereklidir.Dette er en svært alvorlig tilstand og veterinær må kontaktes øyeblikkelig.
Ritchie bir film projesinde çalışmaktadır ve acilen bir oyuncuya ihtiyacı vardır.Henriksen var tidlig aktiv i teater og sang, og har alltid hatt en ambisjon om å bli skuespiller.
Bölgede kalan Fin asker ve sivilleri acilen tahliye edildi.Tentara dan sisa-sisa penduduk Finlandia segera dievakuasi keluar.
Acilen dışarıdan yardım gelmeli." şeklindedir.至急救援を求める」(遭難信号)の意になる。
Gemiler acilen tahliye edilerek denizden nakliye emri iptal edildi.航行不能となった後、すぐに退船命令が出された。
Bunun üzerine uçakla acilen Los Angeles'a hareket eder.→飛行機のおかげであなたは明日ロサンゼルスに到着することができる。
Buna göre Türkiye ve Yunanistan hükümetlerine acilen askeri ve ekonomik yardım taahhüt edilecekti.따라서 당시 이 원칙에 따라 그리스와 터키의 반공 정부에 미국이 군사적, 경제적으로 원조를 했다.
Acilen dışarıdan yardım gelmeli." şeklindedir.Веднага, бързо изпратете отговора си!”
“Anti islanding” ise acilen redresörü kapatan ve üretimden koruyan bir koruma mekanizmasıdır.Възможността за бързо събуждане е защитен механизъм, също необходим за оцеляването и здравето.
Buna göre Türkiye ve Yunanistan hükümetlerine acilen askeri ve ekonomik yardım taahhüt edilecekti.В помощ на гръцките интереси естествен съюзник са турската армия и администрация.
Sebebi biliniyorsa ve hasta acilen tedavi edilirse düzelme şansı oldukça yüksektir.Jei liga anksti nustatoma ir skubiai gydoma, įmanomas visiškas pasveikimas.
6) Hemen acilen bildirmediysen cinsel tacizi bildirme.6) Não denuncie assédio sexual, caso contrário, faça-o imediatamente.
6) Hemen acilen bildirmediysen cinsel tacizi bildirme.6) Ne signalez pas un harcèlement sexuel si vous ne l'avez pas rapporté immédiatement.
6) Hemen acilen bildirmediysen cinsel tacizi bildirme.6) No denuncies acoso sexual si no lo denunciaste inmediatamente.
6) Hemen acilen bildirmediysen cinsel tacizi bildirme.6) Non denunciare una molestia sessuale se non l'hai denunciata immediatamente.
6) Hemen acilen bildirmediysen cinsel tacizi bildirme.6)Μην καταγγείλετε σεξουαλικη παρενοχληση αν δεν το καταγγειλατε απο την πρωτη φορά που σας συνεβη..
6) Hemen acilen bildirmediysen cinsel tacizi bildirme.6) Не следует сообщать о сексуальном домогательстве, если не сообщила о нём сразу.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.Abbiamo un urgente bisogno di cambiare tutto questo.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.Debemos cambiar esta situación urgentemente.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.Et nous avons urgemment besoin de changer ça.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.Kita harus mengubah hal ini.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.하루 빨리 이런 자세를 바꿔야 합니다
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.Musimy pilnie to zmienić.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.Precisamos de mudar isto com urgência.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.Sürgősen változtatnunk kell ezen.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.Tämä pitää muuttaa kiireesti.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.Trebuie de urgenţă să schimbăm asta.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.We moeten dit dringend veranderen.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.Wir müssen daran dringend etwas ändern.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.Πρέπει επειγόντως να το αλλάξουμε αυτό.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.Нам необходимо срочно изменить ситуацию.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.Спешно трябва да променим това.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.אנחנו צריכים לשנות זאת בדחיפות.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.نحن نحتاج لتغيير هذا بسرعة طارئة.
Acilen bu durumu değiştirmeliyiz.生物圏を正しく把握して理解した上で 的確に管理する必要があります
Acilen bu modeli değiştirebileceğimiz birşey bulmamız gerekiyor.Et nous avons un besoin urgent de trouver quelque chose pour le remplacer :
Acilen bu modeli değiştirebileceğimiz birşey bulmamız gerekiyor.Y urgentemente necesitamos encontrar algo para reemplazarlo:
Acilen bu modeli değiştirebileceğimiz birşey bulmamız gerekiyor.ועלינו למצוא במה להחליף אותו במהירות
Acilen o telefona ihtiyacım var, bu bir ölüm kalım meselesi.Necesito ese teléfono, es muy urgente, es un asunto de vida o muerte.
Acilen yardıma gereksinim duyuluyorsa, bunu telefonda söyleyin.Jos apua tarvitaan nopeasti, kerro siitä puhelimessa.
Acilen yardıma gereksinim duyuluyorsa, bunu telefonda söyleyin.Om det behövs hjälp snabbt ska du berätta det vid samtalet.
Acilen yardıma gereksinim duyuluyorsa, bunu telefonda söyleyin.Si necesita ayuda de forma urgente, notifíquelo por teléfono.
Acilen yardıma gereksinim duyuluyorsa, bunu telefonda söyleyin.Si vous avez rapidement besoin d'aide, veuillez le dire au téléphone.
Acilen yardıma gereksinim duyuluyorsa, bunu telefonda söyleyin.Если помощь нужна срочно, сообщите об этом по телефону.
Acilen yardıma gereksinim duyuluyorsa, bunu telefonda söyleyin.若您身边的人有可能自残或伤害他人,也不愿意看病,您可致电健康中心或医院。需要紧急援助时,请通过电话告知患者有可能自残。
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Aber eines der ersten Dinge, die sie tun mussten, war herauszufinden, was ich ich brauchte.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Ale jedna z prvých vecí, ktoré potrebovali urobiť, bolo posúdiť, čo som potrebovala najskôr.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Dar unul dintre primele lucruri ce trebuiau să-l facă era să evalueze de ce anume aveam nevoie imediat.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.De legelsősorban fel kellett mérniük, mire is volt azonnali szükségem.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Eén van de eerste dingen die ze moesten doen, was beoordelen wat ik onmiddellijk nodig had.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.그런데 그들이 제일 먼저 해야 했던 건, 당장 저한테 필요한게 무엇인지를 찾아내는 거였지요.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Mais l'une des toutes premières choses qu'ils ont dû faire, a été d'évaluer mes besoins prioritaires.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Ma una delle prime cose che dovevano fare era valutare cosa mi servisse immediatamente.