Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.Và vì vậy có một nhu cầu cấp bách cho một lý thuyết khoa học về các thành phố.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.Και επομένως υπάρχει μια επιτακτική ανάγκη για μια επιστημονική θεωρία των πόλεων.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.А также острая необходимость в научной теории городов.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.А також гостра необхідність наукової теорії міст.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.И така, има спешна нужда от научна теория за градовете.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.לכן יש צורך דחוף בתיאוריה מדעית של ערים.
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.ولذا هناك حاجة ملحة من اجل توليف نظرية عن المدن والتمدن
Bu da gösteriyor ki acilen bilimsel bir şehir teorisine ihtiyaç var.都市に関する科学的理論です こちらは 共に研究に取り組む仲間達です
Çocuklar eğer yapabilirseniz, biliyorsunuz, dikkatli olun, fakat onu buraya bize acilen getirin.Et -- [ Applaudissements ] >> Sergey Brin : Ça prend un peu de temps.
Çocuklar eğer yapabilirseniz, biliyorsunuz, dikkatli olun, fakat onu buraya bize acilen getirin.>> Sergey Brin: Okei. Selvä.
Çocuklar eğer yapabilirseniz, biliyorsunuz, dikkatli olun, fakat onu buraya bize acilen getirin.Jag ser taket av Moscone där.
Çocuklar eğer yapabilirseniz, biliyorsunuz, dikkatli olun, fakat onu buraya bize acilen getirin.[ Taps ] >> Sergey Brin: Rendben. Nagy tapsot kérnék a bringásainknak!
Çocuklar eğer yapabilirseniz, biliyorsunuz, dikkatli olun, fakat onu buraya bize acilen getirin.Więc wiecie, jeśli możecie uważajcie, ale pospieszcie się.
Çocuklar eğer yapabilirseniz, biliyorsunuz, dikkatli olun, fakat onu buraya bize acilen getirin.Y para ello tenemos a Babak e Isabelle. Por favor, recibámoslos en el escenario. [Aplausos]
Çocuklar eğer yapabilirseniz, biliyorsunuz, dikkatli olun, fakat onu buraya bize acilen getirin.Συνεπώς, εάν μπορείτε, τα παιδιά να, γνωρίζετε, είναι ασφαλής, αλλά
Çok az, şaka değil. Acilen çok paraya ihtiyacım var.Un poco, No es ninguna broma, necesito un monton de pasta.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Bởi theo tôi đó là một câu hỏi cấp thiết,
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Creo que es una cuestión urgente.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.For jeg tror, at det er et vigtigt spørgsmål.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Ich denke es ist eine dringende Frage.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Karena menurutku ini adalah pertanyaan mendesak.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.제가 볼 때, 지금 우리가 이 문제에 당면해 있고,
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Mert azt hiszem ez egy sürgős kérdés.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Myślę, że jest to nie cierpiące zwłoki pytanie.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Parce que je pense que c'est une question pressante.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Pentru că sunt de părere că este o întrebare urgentă.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Porque eu penso que é uma questão urgente.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Want ik denk dat dat een urgente vraag is.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Διότι νομίζω πως είναι μία επείγουσα ερώτηση.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Защото мисля, че това е спешен въпрос.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Так как, думаю, это насущный вопрос.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.Тому що, я думаю, це є нагальним питанням.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.בגלל שלדעתי זו שאלה דחופה.
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.لأنه باعتقادي سؤال ملح
Çünkü bence bu acilen cevaplanması gereken bir soru.提議せざるをえない問題で
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Maestro, ora che il Paese è circondato da minacce, c'è sempre più bisogno di rafforzare l'esercito.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Mästare, nu när vårt land hotas från alla håll- -måste vi stärka militären.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Mester, nu da vort land trues fra alle sider, - - må vi styrke militæret.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Mestre, agora que o país sofre ameaças de todos os lados, há a necessidade urgente de fortalecer os militares.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Mistrzu, teraz, kiedy kraj jest zagrożony ze wszystkich stron, wojsko trzeba wzmocnić za wszelką cenę.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Opettaja, nyt kun maata uhataan joka suunnalta- -armeijaa pitää vahvistaa.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Δάσκαλε, τώρα που η χώρα απειλείται από παντού, είναι ανάγκη να ενισχυθεί ο στρατός.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Учитель, теперь, когда стране угрожают со всех сторон, необходимо срочно укрепить армию.
Eğer acilen yardıma ihtiyacınız varsa bunu telefonda belirtiniz.Jos tarvitset apua nopeasti, kerro siitä puhelimessa.
Eğer acilen yardıma ihtiyacınız varsa bunu telefonda belirtiniz.Om du behöver hjälp genast ska du tala om det när du ringer.
Eğer acilen yardıma ihtiyacınız varsa bunu telefonda belirtiniz.Si necesita ayuda urgente, dígalo cuando llame.
Eğer acilen yardıma ihtiyacınız varsa bunu telefonda belirtiniz.Si vous avez besoin d’une aide rapidement, n’hésitez pas à le dire au téléphone.
Eğer acilen yardıma ihtiyacınız varsa bunu telefonda belirtiniz.Если помощь вам необходима как можно быстрее, скажите об этом по телефону.
Eğer acilen yardıma ihtiyacınız varsa bunu telefonda belirtiniz.إذا كنت بحاجة مستعجلة إلى المساعدة، فقل ذلك على الهاتف.
'Endgame'de, uygarlýđýn acilen yýkýlmasý gerektiđini iddia ediyor.'Στο "Endgame", υποστηρίζει πως υπάρχει μια επείγουσα ανάγκη να καταστρέψουμε τον πολιτισμό.'
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.Byla to taková nouzová schůze všech hlavních skupin obyvatel, aby zkusili vyřešit některé problémy.
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.Główne grupy Francji, żeby próbowały rozwiązać niektóre problemy.
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.일종의 긴급 회의였습니다. 프랑스의 주요한 그룹들이 이런 문제들 몇몇을 해결하기 위한 회의였습니다.
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.Вид экстренном заседании основные группы Франции попытаться решить некоторые из этих проблем.
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.מעין פגישת חירום של כל ראשי הקבוצות בצרפת על מנת לנסות ולפתור חלק מהבעיות הללו.
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.كان الاجتماع بمثابة اجتماع طارئ للمجموعات الاساسية في فرنسا لمحاولة حل بعض من هذه المشاكل
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.財政危機に直面し、人々が飢えていたら、
Gereksiz verileri acilen beynimden silerim biliyorsunuz.Aku selalu menghapus ingatan yang tidak berguna dari kepalaku, kalian harusnya tahu akan itu.
Gereksiz verileri acilen beynimden silerim biliyorsunuz.Bardzo szybko wymazuję nieprzydatne informacje z mojej głowy.
Gereksiz verileri acilen beynimden silerim biliyorsunuz.Các cậu biết đấy, tôi thường xóa ngay thông tin không cần thiết ra khỏi đầu mà.