Ben onların acil hedefi Grant Mezarı fantezi. "Мені здається, їх найближча мета була могилі Гранта ".
Ben onların acil hedefi Grant Mezarı fantezi. "Мне кажется, их ближайшая цель была могиле Гранта ".
Ben onların acil hedefi Grant Mezarı fantezi. "Представям си, тяхната непосредствена цел е гробница на Грант ".
Ben onların acil hedefi Grant Mezarı fantezi. "أنا نزوة الهدف الفوري عنهم وكان قبر غرانت ".
Ben onların acil hedefi Grant Mezarı fantezi. ""私は氏ビッカーステスは、物事が進行している仕方に補強されたビットであると仮定します - 何を?"
Bilmiyorum ki, bekliyorum acilin önünde.I don't know. I'm waiting in front of ER.
Bir çeşit acil durum veya bir ambargodan kaynaklanabilir.Syynä voisi olla jonkinlainen hätätilanne tai se saattaisi johtua kauppasulusta.
Bir çeşit acil durum veya bir ambargodan kaynaklanabilir.To může nastat například z důvodu mimořádných událostí nebo uvalením embarga.
Bir çeşit acil durum veya bir ambargodan kaynaklanabilir.كحصول طارئ ما، حظر أو حصار مع أحد المصدّرين للنفط
Bir çeşit acil durum veya bir ambargodan kaynaklanabilir.これが他の部分にどのように影響するか考えましょう。
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.새벽 2시쯤 와서 당뇨병성 족부 궤양을 가진 여성을 보라고 응급실에서 호출을 받았습니다.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Am fost chemat la camera de urgenţă în jurul orei 2 dimineaţa să consult o femeie cu ulcer diabetic la picior.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.E.R gọi cho tôi lúc 2 giờ sáng để đến khám cho một phụ nữ bị loét bàn chân do tiểu đường.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Jag kallades till akuten vid tvåtiden på morgonen för att titta till en kvinna med ett diabetessår på sin fot.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.J'ai reçu un bip des urgences vers 2h du matin pour une femme avec un ulcère diabétique à son pied.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Około 2 nad ranem wezwano mnie na izbę przyjęć, do kobiety ze stopą cukrzycową.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Recebi uma mensagem do S.U., pelas 2 da manhã para ir ver uma mulher com uma úlcera diabética no pé.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Volali mě z ošetřovny asi ve 2 ráno, abych vyšetřil ženu s diabetickým vředem na noze.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Мене викликали близько 2 години ранку прийти і оглянути жінку з діабетичною виразкою на ногах.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Обадиха ми се от спешното в 2 часа сутринта да видя жена с диабетна язва на крака.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Служба скорой помощи вызвала меня в 2 часа ночи на осмотр к женщине с диабетической язвой на ноге.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.מקבל שיחת חירום. זומנתי לחדר מיון בסביבות 2 לפנות בוקר כדי לבוא ולראות אישה עם כיב סוכרתי
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.من قسم الطوارئ حوالي الساعة الثانية صباحاً لأحضر بعدها وأرى امرأة مصابة بالقرحة السكّرية في قدمها.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.有朝凌晨兩點 急症室打嚟,叫我返去醫院 睇一個隻腳患咗糖尿病潰瘍嘅女病人
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.糖尿病で足に壊疽ができた 女性を診ることになりました 糖尿病で足に壊疽ができた 女性を診ることになりました カーテンを開けて 彼女に会ったときの
Bir gece, Susan yedi aylık hamile iken, kasılmalar hissetmeye başladı ve acile kaldırıldı.어느 날밤, 수잔이 7개월 임신일 때, 그녀는 자궁수축이 일어나기 시작해 바로 응급실로 실려갔습니다.
Bir gece, Susan yedi aylık hamile iken, kasılmalar hissetmeye başladı ve acile kaldırıldı.En nat, da Susan var gravid i syvende måned, begyndte hun at opleve veer og blev kørt på skadestuen i en fart.
Bir gece, Susan yedi aylık hamile iken, kasılmalar hissetmeye başladı ve acile kaldırıldı.En natt, sju månader in i graviditeten, så kände Susan sammandragningar och togs då snabbt till akuten.
Bir gece, Susan yedi aylık hamile iken, kasılmalar hissetmeye başladı ve acile kaldırıldı.Eräänä yönä Susanin ollessa seisemännellä kuulla, hän alkoi saada supistuksia ja hänet kiidätettiin ensiapuun.
Bir gece, Susan yedi aylık hamile iken, kasılmalar hissetmeye başladı ve acile kaldırıldı.Suatu malam, ketika usia kandungan Susan 7 bulan, dia merasakan kontraksi dan segera dilarikan ke rumah sakit.
Bir gece, Susan yedi aylık hamile iken, kasılmalar hissetmeye başladı ve acile kaldırıldı.Vào một đêm, khi Susan đã có thai bảy tháng, cô bắt đầu chịu những cơn đau co thắt và đến ngay phòngc cấp cứu
Bir gece, Susan yedi aylık hamile iken, kasılmalar hissetmeye başladı ve acile kaldırıldı.Една вечер, Сюзан е бременна в седмия месец, тя получава контракции и е отведена в спешно отделение.
Bir gece, Susan yedi aylık hamile iken, kasılmalar hissetmeye başladı ve acile kaldırıldı.לילה אחד, כשסוזן היתה בחודש השביעי להריונה, היא החלה לחוש צירים והובהלה לחדר המיון.
Bir gece, Susan yedi aylık hamile iken, kasılmalar hissetmeye başladı ve acile kaldırıldı.وفي يوما ما في شهر سوزان السابع بدات تشعر بالانقباضات فهرع بها الى غرفة الطوارىء
Bir gece, Susan yedi aylık hamile iken, kasılmalar hissetmeye başladı ve acile kaldırıldı.陣痛が始まり 救急病院に急ぎました 帝王切開で生まれた 娘のバーバラは
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.A nőnek egy sürgősségi császármetszésre volt szüksége ahhoz hogy megmentsék őt és a gyermekét.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Bisognava praticare un cesareo d'urgenza per salvare la vita di una donna e del suo bambino.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Een vrouw moest een keizersnede krijgen om haar leven en het leven van haar baby te redden.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Eine Frau kam herein, sie benötigte einen Notfall-Kaiserschnitt, um ihr Leben und das ihres Babys zu retten.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.산모와 아기를 구하기 위해서 응급 제왕절개 수술을 하게 된 것이었습니다.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Konieczne było pilne cesarskie cięcie, żeby uratować życie matki i dziecka.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.La mujer que llegó necesitaba una cesárea para salvar su vida y la de su bebé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Một sản phụ cần được phẫu thuật cấp cứu lấy thai nhi để cứu sống tính mạng của cô và đứa bé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.O femeie a venit, avea nevoie de urgenţă de o cezariană pentru a putea salva viaţa ei şi a copilului ei.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Seorang wanita memerlukan operasi Caesar untuk menyelamatkan hidupnya dan bayinya.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Uma mulher entrou e precisava de uma cesariana de emergência para salvar a sua vida e a vida do seu bebé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Une femme est arrivée, il fallait lui faire une césarienne en urgence pour sauver sa vie et celle du bébé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Ήρθε μια γυναίκα, που χρειαζόταν επείγουσα καισαρική για να σωθεί η ζωή της ίδιας και του μωρού της.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Дошла жена, която спешно се нуждаела от цезарово сечение, за да бъде спасена тя и бебето и.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Поступила женщина, которой срочно требовалось кесарево сечение, чтобы спасти жизнь ей и её ребёнку.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.אישה הגיעה, והיתה זקוקה לניתוח קיסרי דחוף כדי להציל את חייה ואת חיי התינוק.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.امرأة حضرت، وتحتاج لعملية قيصرية طارئة لسلامة حياتها وحياة طفلها.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.帝王切開が必要でした 手術はさい先良く始まりました
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Die U.N. wollte Menschen und Hilfsmittel in die Region bringen.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Az ENSZ rohamtempóban akart embereket és felszerelést küldeni arra a területre.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.De V.N. wou snel mensen en goederen naar het gebied sturen.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.FN ville snabbt få personal och utrustning på plats men det fanns inga kartor.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.La ONU quería enviar inmediatamente gente y provisiones al área.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Le Nazioni Unite volevano spedire personale e aiuti nell'area colpita, ma non c'erano mappe.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Liên Hiệp Quốc muốn nhanh chóng đưa người và hàng hoá tới vùng bị nạn.