Avrupa Parlamentosu ve Bakanlar Konseyi, acil bir durumda, rıza için bir zaman sınırıüzerinde anlaşabilirler.Tali accordi sono negoziati e conclusi conformemente all’articolo III-227.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.하루는 제가 응급실에서 교대 근무를 하며 맹장염 환자 2명을 오진했지요.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Am diagnosticat greșit de două ori apendicita.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Deux fois pendant un service d'urgences, j'ai manqué un appendice.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Dos veces en el mismo turno de urgencias, no diagnostiqué apendicitis.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Duas vezes num turno de urgência, deixei escapar uma apendicite.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Due volte nello stesso turno al pronto soccorso, non ho riconosciuto un'appendicite.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Dvakrát během jedné pohotovostní služby jsem přehlédl zánět slepého střeva.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Dvakrát v priebehu jednej zmeny som nezaregistroval apendicídu.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Dwa razy podczas dyżuru, nie wykryłem zapalenia wyrostka.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Egy sürgősségi ügyeleten belül kétszer néztem el vakbélgyulladást.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Hai lần trong một ca trực cấp cứu, tôi không chẩn đúng bệnh viêm ruột thừa.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.In één spoeddienst miste ik twee blindedarmontstekingen.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.In einer Notfallschicht habe ich zwei Mal eine Blinddarmentzündung übersehen.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Σε μία βάρδια απέτυχα δύο φορές να διαγνώσω σκωληκοειδίτιδα.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Дважды за одну смену я не распознал аппендицит.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Два пъти за една смяна в спешното, пропуснах апендицит.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.Двічі під час чергування у відділенні невідкладної допомоги я пропустив апендицит.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.פעמיים במשמרת מיון אחת פספסתי דלקת תוספתן.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.مرتين في دوام الطواري, فاتني التهاب الزائدة الدودية.
Aynı acil dönemi içinde iki kez apandisit atladım.これは何か手を打たなければいけません
Aynı gün içinde acil tedaviye ihtiyacınız olursa sağlık merkezi açılır açılmaz telefon edin.Jos tarvitset kiireellistä hoitoa saman päivän aikana, soita terveysasemalle heti kun se aukeaa.
Aynı gün içinde acil tedaviye ihtiyacınız olursa sağlık merkezi açılır açılmaz telefon edin.Om du behöver akut vård samma dag, ska du ringa hälsostationen direkt då den öppnar.
Aynı gün içinde acil tedaviye ihtiyacınız olursa sağlık merkezi açılır açılmaz telefon edin.Si necesita ser atendido de forma urgente el mismo día, llame al centro de salud en cuanto abra.
Aynı gün içinde acil tedaviye ihtiyacınız olursa sağlık merkezi açılır açılmaz telefon edin.Si vous avez besoin de soins urgents le jour même, appelez le centre médical dès son ouverture.
Aynı gün içinde acil tedaviye ihtiyacınız olursa sağlık merkezi açılır açılmaz telefon edin.Если вам необходима срочная помощь в этот же день, звоните в поликлинику сразу же после её открытия.
Aynı gün içinde acil tedaviye ihtiyacınız olursa sağlık merkezi açılır açılmaz telefon edin.إذا كنت بحاجة إلى علاج مستعجل خلال نفس اليوم، فاتصل بالمستوصف الصحي مباشرة عندما يفتتح أبوابه.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.A to byl ten den, kdy jsme se rozhodli, že je třeba zřídit krizovou linku využívající textovek.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.A v ten deň sme sa rozhodli, že musíme zriadiť krízovú SMS linku.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Az volt az a nap, mikor úgy döntöttünk, hogy létre kell hoznunk egy SMS-alapú krízisvonalat.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Dan juga itu adalah hari dimana kita memutuskan kita perlu membangun SMS hotline krisis.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Die dag beslisten we dat we een sms-crisislijn moesten opzetten.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Đó chính là ngày chúng tôi quyết định một đường dây nóng bằng tin nhắn là rất cần thiết.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Ed è stato quel giorno che abbiamo deciso che avevamo bisogno di creare un linea di crisi telefonica via sms.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Ese fue el día que decidimos que teníamos que crear una línea de asistencia de SMS para crisis.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Et c'est donc ce jour que nous avons décidé que nous devions monter une hotline de crise SMS.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Foi nesse dia que decidimos que tínhamos de criar uma linha de apoio por SMS.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.În acea zi am hotărât să facem o linie de asistenţă cu mesaje.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.그래서 우리는 그날 당장 긴급 텍스트 핫라인을 열기로 결정했죠.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Takrat smo se odločili, da moramo ustvariti SMS linijo za ljudi v stiski.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Tego właśnie dnia zdecydowaliśmy, że musimy stworzyć kryzysową linię SMS-ową.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Und an diesem Tag beschlossen wir, dass wir eine Krisen-SMS-Hotline einrichten mussten.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.И в този ден решихме, че трябва да създадем гореща линия за спешни съобщения.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Именно тогда мы решили: мы должны создать горячую линию сообщений.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Того дня ми вирішили відкрити гарячу SMS-лінію довіри.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.אז זה היה היום שהחלטנו שאנחנו צריכים לבנות מענה טקסטואלי למשברים.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.كان ذلك اليوم هو الذي قررنا فيه أنّنا بحاجة لإنشاء خط ساخن لرسائل الأزمات.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.始める事を決意しました 放っておけませんよ
Ayrıca bu kutsal noktaya Amerika'ya şiddetli aciliyeti hatırlatmak için geldik.Nós também viemos a este lugar satificado para lembrar a América da feroz urgência.
Ayrıca bu kutsal noktaya Amerika'ya şiddetli aciliyeti hatırlatmak için geldik.Nous venons également en ce lieu sanctifié pour rappeler à l'Amérique l'urgence absolue de l'heure présente.
Ayrıca bu kutsal noktaya Amerika'ya şiddetli aciliyeti hatırlatmak için geldik.Siamo venuti in questo santuario anche per ricordare all'America quanto sia pressante questa urgenza ora.
Ayrıca bu kutsal noktaya Amerika'ya şiddetli aciliyeti hatırlatmak için geldik.Έχουμε επίσης έρθει σε αυτόν τον καθεγιασμένο τόπο για να θυμίσουμε την Αμερική της άγριας ανάγκης του τώρα.
BAC ve XYZ acilari각 BAC가 이것이라고 하고, 각XYZ는 이것이라고 해요
BAC ve XYZ acilariWinkel BAC und Winkel XYZ
BAC ve XYZ acilariالزاوية BAC، ودعونا نفتضر هنا، ان لدينا الزاوية XYZ
BAC ve XYZ acilari比べると、角度 XYZ は、より開いていて
BAC veya CAB acilarini bu sekilde gosterebiliriz.Dirías ángulo BAC o CAB.
BAC veya CAB acilarini bu sekilde gosterebiliriz.Nazvali by sme ho ako uhol BAC, alebo ako CAB.
BAC veya CAB acilarini bu sekilde gosterebiliriz.Oder man kann auch Winkel CAB sagen.
BAC veya CAB acilarini bu sekilde gosterebiliriz.このどちらかの場合も、この右に開いている角度を示します。