acil ile cümle

acil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bankaların açılmasını beklemen lazım.You have to wait for the banks to open.
Hayatımda ilk defa biri bana bu şekilde açılıyor.This is the first time in my life I have been confessed to this way.
Ayrıca O,seug jo Yu bildiği halde bana açıldı.Still, he confessed to me knowing I like Seung Jo
Ama eğer biz bunu her bir yangın musluğu için yapsaydık, acil kelimesini yeniden tanımlayabilirdik.But if we did this in every single -- every fire hydrant we could redefine the emergency.
Hey, acil durum nedir?Hey, what's the emergency?
Her şey eskisi gibi görünmektedir, Merkez dışa doğru açılmamaktadır.Everything seems the same as before, the center is not open-uppable.
Fakat tekrar aynı şekilde katladığınızda dışa doğu açılmaktadır.But when you fold it that way again, it, like, flips inside-out.
Madde 13'e bakacak olursak, 2007 yılında açılan dosya sayısı 277,000.And if you look at Chapter 13, in 2007 we had 277,000 filings.
Geçen yıl bana açıldı. Ve gerçekten, 3. sınıftan beri yakın arkadaşız.- My best friend is gay, and so he came out last year.
Hangisinin bozuk para ile açılıp kapatıldığının ayrımına varabiliyor musunuz?Can you determine which light bulb
Duydum... ...acil alarmini...I heard it.... ...the emergency bell...
HongKong'ta acil bir toplantı var.There's an urgent meeting in Hong Kong.
Yavaşlaması için bir paraşüt açılıyor.A parachute opens up to slow it down.
Fakay bugün Hindistan şirketleri dişarıya açıldıkçaBut today, as Indian companies go abroad, as Indians come and work all over the world,
İlk hastası korkunç acılar içinde kıvranıyor çünkü bir sürü çürük azı dişi var.The first patient is in excruciating pain because she has several rotten molars.
Ve en büyüğü, Stairway to Heaven, açılışını Spirit'in Taurus şarkısından yürütmüştür.And the big one, "Stairway to Heaven" pulls its opening from Spirit's "Taurus."
'P', tabii ki, açılımı 'Kartonpiyer.''P,' of course, stands for 'Papier.'
Dört ya da beş dakika sonra oturma odasının penceresi açılacak.Four or five minutes afterwards the sitting-room window will open.
Ben akşam kapı açıldığında, kapalı oyuncaklar ve bir sıçrama ile giderdi.When I opened my door in the evening, off they would go with a squeak and a bounce.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.He had a phantom arm, excruciatingly painful, and he couldn't move it.
Aşağı doğru açılırdı ve iki kat hızlı aşağı giderdi.It would open downward and it would go down twice as fast.
Yani aşağı doğru açılacak.So it's going to open downward.
Ülke içinde bir milyon iş alanı açıldı ve 32 milyon ton CO2 kazanıldı.It's created a million jobs inside that country, and it's saved 32 million tons of CO2.
En son duyduğum, açılışta hala, "BİZ,Hindistan halkı" deniliyordu, değil mi?Last I heard, the preamble still said, "We, the people of India," right?
Doksan derecelik bir açı, eğer bu açıları kullanmak istiyoruz.It's a 90 degree angle, if you wanted to use degrees.
Büyük olasılıkla büyük acılar da çekecek.Also he will suffer all of his life...
Eğer acil-stop, Yan Monteli araç değişmek sırasında bir araç değiştirmekIf you E-stop your side-mount tool changer during a tool change
Acil stop durumu SıfırlaReset the emergency-stop condition
Bu vakada tunaya otomatik açılan uydu arşiv etiketi koyuyoruz.In this case, what we're going to do is put a pop-up satellite archival tag on the tuna.
İşte tamamen açılmış bir kitap.Here's a book completely wide open.
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Is God intimately involved in our suffering, so that He feels it in His own being?
Bu kanayan bir yara, bu acil bir durum.That's an emergency.
Bu acil bir durum.That's an emergency.
Acılarımızla alay edip, endişelerimize şüphe katıyor.It mocks our pieties. It doubts our concern.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.You see, the scale of the suffering numbs us into a kind of indifference.
Bilgisayar kırılıp açılmıştı.The computer was cracked open.
O şimdi acil serviste 53w numaralı odada.She's in room -- emergency room 53W.
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"Was walking along the street" and "sky was blue" and "emergency"!
Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi.But the other thing it did is it opened up this idea of an app store.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.I think it's time for the subject to go public.
"Bu açılış," Gregor, kendi kendine dedi ki saçma bir umut yakaladı."They aren't opening," Gregor said to himself, caught up in some absurd hope.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.But now the door was not opened any more, and Gregor waited in vain.
"Yükseltilmiş bir yumruk ile kız kardeşi bağırdı ve acil bir parlama."Gregor, you. . ." cried out his sister with a raised fist and an urgent glare.
Bu kenarlar uzatılmış ve burada dış açıları görebiliyoruz.Үүнээс болж тодорхой хэмжээний гадна өнцөгт үүсэн.
Bize de bu dış açıların toplamının ne kadar olduğu sorulmuş.Бид энэ өнцгүүдийн нийлбэрийг олох шаардлагатай юм.
Gördüğünüz gibi bunu iç açıların toplamı şeklinde ifade ettik.(Дотоод өнцгүүдийнх нь нийлбэрээр)
Burada bu açıları bir üçgenin açısı olarak yazmak istediğim için bu şekilde ayırdım.Би эдгээр дотоод өнцгүүдийг нь хуваах шаардалагатай байсан .
Ve bu durum voltaja bağlı olarak çalışan sodyum kanalının açılmasını sağlıyor.That tells this voltage gated sodium channel to open up.
Yani bu kanal açılıyor ve içeri daha da çok sodyumun girmesini sağlıyor.So it opens up and allows even more of the sodium to flow in.
Bakış açılarını tamamen kaybettiler.They had lost all perspectives.
Mary birkaç kapı açıldığında kreş ortasında duruyordu dakika sonra.Mary was standing in the middle of the nursery when they opened the door a few minutes later.
"Bundan sonra o, daha fazla kapı ve daha açıldı.After that she opened more doors and more.
Şu açılarda eş olmalılar. Yani bunlar kesinlikle benzer üçgenler.And so these angles will also be the same, so they're definitely similar triangles
Bir grup, aynı olan eşdeğer açıları var.So they have one set of corresponding angles that are congruent
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.I took this picture because this turns out to be the first coffeehouse to open in England in 1650.
Bu acil!It's urgent!
İlk empresyonist sergi 1874 yılında açılıyor.-This is the height of impressionism.
Terketmek ölümün acılı bir çeşidi. katlanmaktan daha zor.Renouncing is such a bitter death, it's harder to bear.
Üç adet ters Pac Men ve üç adet açılı ayraç var.Three wayward Pac-Men, and three pointy brackets are actually present.
Gerçek zamanlı enerji ölçümü gibi mükemmel teknolojilerin aciliyetini görmeye başlıyoruz.We're beginning to see the emergence of wonderful technologies like real-time energy meters.

İlgili Sayfalar