Acil yardım servisleri ilk çağrıyı 11:43'te aldı.Het bevel om aan te vallen werd gegeven om 11 uur 46.
Uçak, Maui adasındaki Kahului Havalimanına acil iniş yaptı.Het vliegtuig kon landen op Kahului Airport op Maui.
Havacılıkta sözlü imdat çağrısı uluslararası tehlike ve acil durum frekansı olan 121.5 MHz'de yapılır.In de burgerluchtvaart is de internationale noodfrequentie 121,500 MHz.
Yanıt vermiyorsa önce 112 aranarak Acil servis ekiplerine haber verilir.Bij levensbedreigende situaties dient men altijd eerst de hulpdiensten te verwittigen via het noodnummer 112.
Acil kısmı da 7/24 çalışmaktadır.De werktitel van deze nieuwszender was 24/7.
Rampa üzerinde ayrıca bir acil durum kapısı bulunmaktadır.Boven de poort bevindt zich ook een gevelsteen.
Uçak Singapur'a başarılı bir şekilde acil iniş gerçekleştirdi.Onderweg maakte het toestel een tussenlanding in Singapore.
Diyabetik ketoasidoz tıbbi bir acil durumdur ve hastaların derhal hastaneye kaldırılmaları gerekir.Epiglottitis is een medisch noodgeval waarbij onmiddellijke ziekenhuisopname nodig is.
Acil durum sinyali veren ekip uçağı başarıyla indirmeyi başardı.Het vliegtuig kon veilig een noodlanding maken.
3 Kasım - SOS uluslararası acil yardım sinyali olarak kabul edildi.Vanaf het jaar 1900 werden verzoeken om hulp afgegeven door het internationale noodsignaal SOS.
999 numarası Birleşik Krallık acil telefon numarasıdır.Het getal 911 is daar het nummer van de alarmcentrale.
Bu sırada atak geçiren Mira hastaneye kaldırılır ve acilen ameliyata alınır.Ze belandt in het ziekenhuis waar ze meteen geopereerd moet worden.
Acilen avukatımla görüşmek istiyorum.Ik wil onmiddellijk met mijn advocaat spreken.
Şimdi acil durumu ilan etmeliyiz.We moeten nu de noodtoestand afkondigen.
Şimdi acil durumu bildirmeliyiz.We moeten nu de noodtoestand afkondigen.
Size acil bir mesajım var.Ik heb een dringende mededeling voor u.
1908 - SOS, Uluslararası Mors Alfabesi acil durum sinyali olarak kabul edildi.1906 – SOS został przyjęty jako międzynarodowy sygnał ratunkowy.
Acil durum önlemleri durumu düzeltmeye yetmedi.Doraźne działania nie naprawiły sytuacji.
SOS ( ···---··· (yardım·bilgi)), Uluslararası Mors Alfabesi acil durum sinyali.SOS – międzynarodowy sygnał w alfabecie Morse'a oznaczający wezwanie o pomoc.
Acil yardım...ah... başımız belada.Uwaga, niebezpieczeństwo! (tyt. oryg.
O buraya acil gelmeli.Powinien natychmiast wrócić na swoją ławkę.
Acil aydınlatma üniteleri.Oświetlenie awaryjne.
İzmir yolundaki Sarıçay üzerindeki tarihi köprü ise acilen restorasyona ihtiyaç göstermektedir.Stan nawierzchni jezdni na moście wymaga przeprowadzenia stosownego remontu.
Yaralanan yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.Życzenia powrotu oddzielonych Braci.
Acil Servis gelir.Zdobycie Urgenczu.
Kurbanlara acil tedavi uygulanmazsa solunum yetmezliğinden ölebilirler.Bez leczenia surowicą może dojść do szybkiego zgonu.
2003 Irak Savaşı’ndan sonra ülkesine geri dönerek acil serviste çalışmaya başlamıştır.Po inwazji na Irak w 2003 roku, szybko powrócił do kraju.
Tıbbi acil bir durumdur.Obowiązującym postępowaniem lekarskim jest operacja w trybie nagłym.
Hastanenin acil servisi 24 saat hizmet vermektedir.Działanie leku utrzymuje się przez 24 godziny.
Uçak, Maui adasındaki Kahului Havalimanına acil iniş yaptı.Mimo bardzo poważnych uszkodzeń zdołał bezpiecznie wylądować na lotnisku Kahului na wyspie Maui.
Kanama acil bir durumdur.Głównym objawem jest nagłe krwawienie.
Tıbbi acildir.Mniszek lekarski.
Acil tıp halen 5 yıl idi.Doktorat uzyskała pięć lat później.
Uyku apnesi acil tedavi gerektiren hayati bir hastalıktır.Słowotok jest podstawowym symptomem choroby, która powinna być bezzwłocznie leczona.
O sadece en acil durumlarda gücünü kullanır.Jest wykorzystywane wyłącznie w nagłych sytuacjach.
Ikinci olarak ust Kemanci acilmiştir.Przede wszystkim dodano drugi węzeł cumowniczy.
Bu çabanın sonucunda Cemal Abdünnasır 21 Eylül'de Kahire'de ilk Arap Birliği acil zirvesini topladı.Naser zwołał pierwszy nadzwyczajny szczyt Ligi Państw Arabskich który odbył się w Kairze w dniu 21 września.
Uçak Singapur'a başarılı bir şekilde acil iniş gerçekleştirdi.Samolot musiał z przyczyn technicznych awaryjnie lądować w Singapurze.
Bu süre acil bir iniş için yeterliydi.Zakończył się on awaryjnym lądowaniem.
Acil durum, hemen müdahale ya da reaksiyon gerektiren, beklenmeyen ve ciddi olay ya da durum.Stosowany, gdy coś dzieje się zbyt szybko lub niespodziewanie.
Daha sonra kamyonun arka tarafına konuldu ve Bulovka Hastanesi'ndeki acil servise götürüldü.Zaraz potem samochód przyspieszył i pojechał do szpitala Parkland Hospital.
Bu numaralardan en önemlisi, Türkiye'nin ulusal acil durum numarası 112'dir.Jednolitym numerem alarmowym obowiązującym na terenie całej Unii Europejskiej jest numer 112.
Ancak kısa bir süre sonra deniz uçağı, motorunda yaşanan arıza sebebiyle acil iniş yapma durumunda kaldı.Samolot spadł do morza krótko po starcie wskutek awarii silnika.
112 Türkiye'de Avrupa Birliği'nde acil telefon numarası olarak kullanılır.112 används som nödnummer inom EU.
SOS uluslararası acil yardım sinyali olarak kabul edildi.SOS ska gälla som internationell nödsignal.
Güvenlik şeridini acil durumlar hariç kullanmak yasaktır.Det är förbjudet att använda nödraketer när en nödsituation inte föreligger.
Metoklopramid, acil servise getirilenler için önerilen tedavidir.Metoklopramid är behandling som har rekommenderas på akutmottagning.
Acil durum reaksiyon durdurma mekanizması.En kraftig nödbromsning till stopp sker.
Yaralılara Allah'tan acil şifalar dileklerimi ilettim.Tacksägelse för GUDs margfaldiga wälgerningar.
3 Kasım - SOS uluslararası acil yardım sinyali olarak kabul edildi.1 juli – SOS börjar gälla som internationell nödsignal.
Acil Servis gelir.Relationen är omedelbar.
Hastanenin acil servisi 24 saat hizmet vermektedir.Sjukhusets akutmottagning är öppen dygnet runt.
Uyku apnesi acil tedavi gerektiren hayati bir hastalıktır.Akut urinretention är ett potentiellt livshotande sjukdomstillstånd som kräver omedelbar akut behandling.
SOS ( ···---··· (yardım·bilgi)), Uluslararası Mors Alfabesi acil durum sinyali.SOS är den allmänna bokstavsbeskrivningen för den internationella nödsignalen i morsekod ( ).
Acil durumlarda böcekleri de yerler.I undantagsfall äter de även insekter.
Acil eylem (urgent actions) : 1973 yılında uygulamaya konmuştur.Ursprunglig och nuvarande disposition: Positivet byggdes 1973 av en Hr.
Acil eylem planları düzenleyici önlemlerin önemli bir unsurudur.Snabba beslut baserade på noggranna mobiliseringsplaner skulle bli avgörande.
Haiti'de hükümet acil durum barınakları hazırlanmasını emretti.Regeringen kom att att ge i uppdrag till myndigheterna att införa beredskapsjobben i staten.
Acil servise başvuran çocukların % 85'inin hastalığı hafiftir.85 % av barn som förs till akutavdelningen har den lindrigare varianten av sjukdomen.
O sadece en acil durumlarda gücünü kullanır.På land vistas de endast i yttersta nödfall.