Acil durum antidotu atropindir.Antiflogistico Antinfiammatorio.
Anlayışı kurnazdı ve çok yönlüydü ve herhangi bir acil durumdan kendini kurtarması mümkün görünmekteydi.Il suo ingegno era multiforme, scaltro e capace di trovare una via di fuga in ogni emergenza.
Acil tıp halen 5 yıl idi.Le cure alloparentali si protraggono per 5 mesi.
Acil durumlarda ise geçici bir diktatör atanırdı.In caso di estrema emergenza, veniva nominato un dittatore.
Şef acil olduğunu söylediШеф сказал, что это срочно.
1968 - Haleyville'de (Alabama, ABD) ilk "911" acil telefon sistemi çalışmaya başladı.1968 — в городе Хейливилл (штат Алабама) начала функционировать первая в США служба спасения — 911.
Pilz 1987 yılında, insanı ve makineyi korumak için ilk acil duruş rölesini geliştirdi.В 1987 году компания Pilz разработала первое реле аварийного останова для защиты людей и оборудования.
Yaralanan yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.Искренне соболезнуем родным и близким погибших.
Derhal acil yardım çağrılmalı.Нужна срочно помощь.
O buraya acil gelmeli.Ответ пришёл незамедлительно.
Acil cerrahi girişim genellikle gerekmez.Специальное медицинское вмешательство обычно не требуется.
Acil yardım servisleri ilk çağrıyı 11:43'te aldı.В 16:37 был зафиксирован первый звонок в «Скорую помощь».
O sadece en acil durumlarda gücünü kullanır.К лечению он прибегал лишь в самых экстренных случаях.
SOS ( ···---··· (yardım·bilgi)), Uluslararası Mors Alfabesi acil durum sinyali.SOS: SOS (СОС) — международный сигнал бедствия в радиотелеграфной (с использованием азбуки Морзе) связи.
Hastanenin acil servisi 24 saat hizmet vermektedir.Продолжительность последующей госпитализации — от 24 часов.
Acil Servis gelir.Приезжает скорая помощь.
Acil Tıp Anabilim Dalı sayısı ise 27'ye ulaştı.Число водонепроницаемых отсеков довели до 27.
Acil durumlarda böcekleri de yerler.Также в рационе питания присутствуют и насекомые.
Sonra acil Polis Destek Tugayı komutan yardımcısı oldu.Затем он стал помощником командира полицейского отделения по чрезвычайным ситуациям.
Acil oda Röportajcısı Brenda King ....Интервью ведущему CNN Ларри Кингу.
Bu halde durum acil vaka olarak tanımlanır.Рассматривать её как чрезвычайную ситуацию.
Bu sırada atak geçiren Mira hastaneye kaldırılır ve acilen ameliyata alınır.Фильм начинается со сцены, в которой Арью доставляют в больницу и срочно оперируют.
Bu bir Carmichael fonksiyonunun indirgenmiş tanımının acil kanıtıdır .Это сразу получается из определения функции Кармайкла.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Взлетная полоса аэропорта нуждается в реконструкции.
Uçak Singapur'a başarılı bir şekilde acil iniş gerçekleştirdi.Пилоты смогли совершить аварийную посадку в Сингапуре.
Acil durum reaksiyon durdurma mekanizması.Система экстренного реагирования при авариях.
Acil (Immediate) Dört saat içinde.Начало действия — через 1 час.
Uçak Hanti-Mansiysk kentine acil iniş yaptı.Самолёт выполнял рейс из Тюмени в Ханты-Мансийск.
3 Kasım - SOS uluslararası acil yardım sinyali olarak kabul edildi.11 августа — первое достоверно известное применение международного сигнала бедствия SOS.
Tıbbi acil bir durumdur.Неотложная медицинская помощь.
Acil Durum Yönetimi Ders Notları.История кафедры оперной подготовки.
Acil durum önlemleri durumu düzeltmeye yetmedi.Спешные укрепительные работы уже не могли спасти положение.
Ilk olarak en alt kat acildi.Поначалу он выбирал кратчайшую дорогу.
Acil pasaport, verildiği tarihten itibaren bir yıllık bir süre ile yolculuk süresince geçerlidir. ^Временный паспорт независимо от возраста действителен максимум один год.
Acil yardım...ah... başımız belada.Новость: Крутой Сэм спешит на помощь! (рус.).
Yaralananlara acil şifalar diliyoruz.Коллеги по работе быстро обработали рану.
Yaralılara Allah'tan acil şifalar dileklerimi ilettim.Я возношу свои молитвы о погибших и раненых.
Diyabetik ketoasidoz tıbbi bir acil durumdur ve hastaların derhal hastaneye kaldırılmaları gerekir.Диабетический кетоацидоз — неотложное состояние, требующее госпитализации пациента.
Bunun üzerine uçakla acilen Los Angeles'a hareket eder.Он немедленно вылетает в Лос-Анджелес.
Acil telefon numarası ülkeden ülkeye değişir.Смысл буквенного обозначения меняется от страны к стране.
Kutuz bütün Memluklu emirlerini acil bir toplantıya çağırdı.Спешно созвали всех на собор.
Acil yardım servisleri ilk çağrıyı 11:43'te aldı.تلقت خدمة الطوارئ أول مكالمة هاتفية الساعة 11:43.
Tıbbi acil bir durumdur.هذه حالة طبية طارئة.
Acil cerrahi girişim genellikle gerekmez.التدخل الجراحي لا يُتطلب عادةً.
Broşürde acil bir bağımsızlığın avantajları ve nedenleri açık ve basit bir dille anlatılmıştır.شرح المنشور المزايا والحاجة للاستقلال الفوري في لغة سهلة وواضحة.
Genellikle bu “aktif tehlike” olarak değil, bir kaza, aciliyet, vaka veya felaket olarak atfedilir.غالبًا ما يشار إلى ذلك على أنه "خطر نشيط" وليس كحادث أو حادث أو حادث أو كارثة.
Acil durumlarda ise geçici bir diktatör atanırdı.في حالات الطوارئ، يتم تعيين دكتاتور مؤقت.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.ويبقوا لأسابيع في البحر، إلا أنهم يرجعون للبر لتزويد أمتعتهم بأحتياجاتهم الأساسية.
SOS uluslararası acil yardım sinyali olarak kabul edildi.سوف تظهر SoS سلوك طارئ.
Metoklopramid, acil servise getirilenler için önerilen tedavidir.ميتوكلوبراميد هو العلاج الموصى به لأولئك الذين يتجهون إلى قسم الطوارئ.
Aile hekimliği ve 112 Acil hizmeti mevcuttur.عدد المستوصفات الأهلية 112 مركزاً.
Acil kontrol için ara verilir.الاتصال بأسرع وقت ممكن على خدمة الطوارئ.
Acil (Immediate) Dört saat içinde.ذروة التأثير: بعد 4 ساعات.
Gemiler acilen tahliye edilerek denizden nakliye emri iptal edildi.وعجلاً أطلقت سراح السفن و أوقف أمر النقل من البحر .
Acil Tıp Uzmanlar Derneği.الخدمات الطبية الطارئة.
Acil Servis gelir.الحضوررسائل فورية.
Hastanenin acil servisi 24 saat hizmet vermektedir.كما يقدّم لنزلائه خدمة غرف على مدار 24 ساعة.
Yanıt vermiyorsa önce 112 aranarak Acil servis ekiplerine haber verilir.إن كان لديك أي معرفة أو معلومات عن هذا، اتصل ب 112 حالًا.
En azından acil durumlar için, Tanrı korusun.حتى على الأقل في أوقات الطواريء، لا قدر الله.
O buraya acil gelmeli.مطلوب على وجه السرعة.