acil ile cümle
acil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bilgisayarım artık açılmıyor.My computer no longer boots up.
Yeni mağaza önümüzdeki hafta açılıyor.The new store opens next week.
Sanırım Tom içeri girseydi kapının açıldığını duyardım.I think I would've heard the door open if Tom had come in.
Kapı açıldı ve Tom odaya girdi.The door swung open and Tom walked into the room.
Herhangi bir acil durumda Tom'a her zaman güvenebilirsiniz.You can always count on Tom in any emergency.
Tom'a acil bir durumda her zaman güvenebilirsiniz.We can always count on Tom in an emergency.
Tom Mary'yi acil servise götürdü.Tom took Mary to the emergency room.
Bu en acil meydan okumadır.That's the most immediate challenge.
Bu, açılış konuşmamla sona eriyor.That concludes my opening statement.
Ön kapı hızla açıldı.The front door burst open.
Sokak kapısı pat diye açıldı.The front door burst open.
Maktulün ailesi cinayet davasının yeniden açılmasını istedi.The victim's family wanted the murder case reopened.
Tom'un açılan bir alnı var.Tom has a receding hairline.
Acılar ha demeyle dinmez.You cannot put time limits on grief.
Acil durum planın var mı?Do you have a contingency plan?
Acil durum planınız var mı?Do you have a contingency plan?
Mevcut bir acil durum planın var mı?Do you have a contingency plan in place?
Mevcut bir acil durum planınız var mı?Do you have a contingency plan in place?
Açılıştan sonra lütfen en kısa sürede yemeğinizi yiyin.After opening, please eat as soon as possible.
Mağaza ne zaman açılacak?When will the store open?
Acil durum yoktu.There was no emergency.
Acil durum henüz bitmedi.The emergency's not over yet.
O, acil servise vardığında onlar her şeyi düşündüğünü söyledi.When he got into the emergency department, they said he just imagined everything.
Lütfen acil durumlar için hazırlıklı olun.Please be prepared for emergencies.
Trigonometri üçgenlerin uzunluklarını ve açılarını içeren ilişkileri çalışmaktadır.Trigonometry studies relationships involving lengths and angles of triangles.
Yorumlanmamış bir rüya açılmamış bir mektup gibidir.An uninterpreted dream is like an unopened letter.
Bunu tüm açılardan görmeye çalışalım.Let's try to see it from all angles.
Tom bir araçtan açılan ateş sonucu hayatını kaybetti.Tom was killed in a drive-by shooting.
Kapının açıldığını duydum.I heard the door being opened.
Bu kalemlerin açılmaya ihtiyacı var.These pencils need sharpening.
Kapının açıldığını duyduğumu düşündüm.I thought I heard the door open.
Bu yeni mağaza bir hafta içinde açılacak.This new shop will open in a week.
Yakında Boston'da başka bir mağaza açılacak.Another store will be opened in Boston soon.
Tom acil serviste.Tom is in the emergency room.
Fırın ne zaman açılıyor?When does the bakery open?
Ben acil olarak karargaha çağrıldım.I've been summoned to headquarters urgently.
Kale acil onarım ihtiyacı içindedir.The castle is in need of urgent repairs.
Olimpiyat Oyunları'nın açılış törenini izlediniz mi?Did you watch the Olympics opening ceremony?
Zarf zaten açıldı.The envelope's already been opened.
Tom'un Mary'ye yazdığı mektuplar açılmadan iade edildi.The letters Tom wrote to Mary were returned unopened.
Asansör kapıları yavaşça açıldı.The elevator doors opened slowly.
Kapının açılması zordu.The door was difficult to open.
Bir denizci gemisi "Why Not"'ın açılışını yaptı.A sailor christened his ship the "Why Not".
Su açıldı.The water was turned on.
Zamanımızın en acil meydan okumalarından biri de iklim değişikliği.One of the most urgent challenges of our time is climate change.
Tom'un anne ve babası, oğullarının mezarının açılmasını emretti.Tom's parents ordered their son's tomb to be opened.
Mary'nin kızı, annesinin mezarının açılmasını emretti.Mary's daughter ordered her mother's tomb to be opened.
İskender, Keyhüsrev'in mezarının açılmasını emretti.Alexander ordered the tomb of Cyrus to be opened.
Bu bir acil durum mu?Is it an emergency?
Acilen battaniyeye ihtiyacımız var.We have an urgent need for blankets.
Tartışmak için daha acil şeylerimiz var.We have more pressing things to discuss.
Acil bir durumda camı kırın.In case of emergency, break glass.
Hala halka açılmaya hazır değiliz.We're not ready to go public yet.
Acil kalkış için hazırlanın.Prepare for immediate departure.
Yayla avlanma sezonu bugün açılıyor.Bow hunting season opens today.
Bunun acil bir durum olduğunu düşünüyorum.I think this is an emergency.
Tom'a acil şifalar diliyoruz.We wish Tom a quick recovery.
Tom acil sonuç istiyor.Tom wants immediate results.
Hava açılmadı.The weather didn't clear.
Aciliyet yok.There is no urgency.