Ana içeriğe geç
Sözlük

acele etme ile cümle

acele etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Ne soyez pas pressé trop sur cette porte", dit le cocher anémique, anxieusement.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Nezdá sa ti byť moc ponáhľal na tie dvere," povedal taxikár anémii, úzkostlivo.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Nezdá se ti být moc spěchal na ty dveře," řekl taxíkář anémii, úzkostlivě.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Non essere troppo di fretta quella porta", disse il cocchiere anemica, con ansia.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."¿No se de prisa demasiado por esa puerta", dijo el cochero anémico, con ansiedad.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Nu voi fi în grabă prea mult despre faptul că uşa", a spus birjar anemic, cu nerabdare.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Var inte du vara i för mycket bråttom om den dörren", sade anemiska TAXICHAUFFÖR, ängsligt.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Vocês não ser na pressa muito sobre aquela porta", disse o cocheiro anêmico, ansiosamente.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi.'Weet je niet in al te veel haast om die deur, "zei de bloedeloze koetsier, angstig.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Weißt du nicht in zu viel Eile die Tür", sagte der anämischen Taxifahrer besorgt.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Μην είστε σε πάρα πολύ βιασύνη για αυτή την πόρτα", δήλωσε η αναιμική σωφέρ, με αγωνία.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Не бъдете твърде много бързаме за тази врата", каза анемичен файтонджия, тревожно.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Ти не дуже багато про те, що поспішати двері", сказав візник анемією, з тривогою.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Ты не слишком много о том, что спешить двери", сказал извозчик анемией, с тревогой.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."لا يمكنك أن تكون في عجلة من أمره كثيرا عن ذلك الباب" ، وقال قائد المركبة بفقر الدم ، بفارغ الصبر.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."ボルトを描く、"黒ひげの男は言った、"彼が来れば - "彼は示した
Haydi, acele etmezsen kadın hayatını kaybedecek.Avanti. Se non ti sbrighi, la donna perderà la vita.
Haydi, acele etmezsen kadın hayatını kaybedecek.Hvis du ikke skynder dig, dør kvinden.
Haydi, acele etmezsen kadın hayatını kaybedecek.Jak się nie pośpieszysz, ta kobieta straci życie.
Haydi, acele etmezsen kadın hayatını kaybedecek.Nainen kuolee, jos et pidä kiirettä.
Haydi, acele etmezsen kadın hayatını kaybedecek.Om du inte skyndar dig så dör kvinnan.
Haydi, acele etmezsen kadın hayatını kaybedecek.Vamos, si no te das prisa, la mujer perderá la vida.
Haydi, acele etmezsen kadın hayatını kaybedecek.Vá, se não te despachares, a mulher perde a vida.
Haydi, acele etmezsen kadın hayatını kaybedecek.Έλα. Αν δεν βιαστείς, η γυναίκα θα πεθάνει!
Haydi, acele etmezsen kadın hayatını kaybedecek.Если ты не поторопишься, эта женщина лишится жизни.
Hayır, hiç sorun değil, acele etmeyin.Ależ skąd! Nie ma problemu, proszę się nie spieszyć.
Hayır, hiç sorun değil, acele etmeyin."importa-se que adiemos a sua execução só um pouco?" "Claro que não, demore o tempo que for preciso".
Hayır, hiç sorun değil, acele etmeyin.Không, không vấn đề gì, cứ thoải mái đi.
Hayır, hiç sorun değil, acele etmeyin.(번개)
Hayır, hiç sorun değil, acele etmeyin."Nee hoor, geen enkel probleem, wanneer het je uitkomt."
Hayır, hiç sorun değil, acele etmeyin.Nein, überhaupt nicht, kein Problem, nehmen Sie sich Zeit.
Hayır, hiç sorun değil, acele etmeyin.Nu, absolut deloc, nici o problemă, nu te grăbi.
Hayır, hiç sorun değil, acele etmeyin.Όχι, καθόλου, κανένα πρόβλημα, με την άνεσή σας.
Hayır, hiç sorun değil, acele etmeyin.Нет, совсем нет, никаких проблем, не торопитесь.
Hayır, hiç sorun değil, acele etmeyin.- "לא, ממש לא, קחו את הזמן."
Hayır, hiç sorun değil, acele etmeyin.(صوت رعد)
Hayır, hiç sorun değil, acele etmeyin.しかし その人が誰であろうとも たとえ何をしたとしても
Kız gözümüzün önünde, o yüzden acele etme.Cô ta ngay trước mặt chúng ta nên không cần vội vàng.
Kız gözümüzün önünde, o yüzden acele etme.Elle est juste là, alors ne nous précipitons pas.
Kız gözümüzün önünde, o yüzden acele etme.Está delante de nosotros, no te precipites.
Kız gözümüzün önünde, o yüzden acele etme.Она перед нами, так что не будем спешить.
Kız gözümüzün önünde, o yüzden acele etme.Тя е пред нас, не прибързвай с нищо.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Älä ole kerkeä luopumaan hänestä, äläkä asetu pahan asian puolelle, sillä hän tekee, mitä vain tahtoo.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Chớ vội lui ra khỏi trước mặt người ; đừng ghì mài trong sự ác , vì vua làm điều chi đẹp_lòng mình .
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Chớ vội lui ra khỏi trước mặt người; đừng ghì mài trong sự ác, vì vua làm điều chi đẹp lòng mình.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Eile nicht zu gehen von seinem Angesicht, und bleibe nicht in böser Sache; denn er tut, was er will.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Förhasta dig icke att övergiva honom, inlåt dig ej på något som är ont; han kan ju göra allt vad han vill.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Gå bort fra hans Åsyn og bliv ikke stående, når Sagen står slet; thi han kan gøre alt, hvad han vil.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.왕 앞에서 물러가기를 급거히 말며 악한 것을 일삼지 말라 왕은 그 하고자 하는 것을 다 행함이니라
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Neponáhľaj sa odísť zpred jeho tvári ani nestoj v zlej veci, lebo učiní všetko, čo chce;
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Nepospíchej odjíti od tváři jeho, aniž trvej v zpouře; nebo cožť by koli chtěl, učinil by.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Ne prenagli se, da greš izpred obličja njegovega, in ne vtikaj se v hudo reč! Zakaj on stori vse, kar hoče,
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Ne siess elmenni az õ orczája elõl, ne állj rá a gonosz dologra; mert valamit akar, megcselekszi.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Nie skwapiaj się odejść od oblicza jego, ani trwaj w uporze; albowiem cobykolwiek chciał, uczyniłciby.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.non allontanarti in fretta da lui e non persistere nel male; perché egli può fare ciò che vuole
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.no te apresures a irte de su presencia, ni te detengas en cosa mala, porque él hará todo lo que le plazca
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Nu te grăbi să pleci dinaintea lui, şi nu stărui într'un lucru rău: căci el poate face tot ce vrea,
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Raja dapat bertindak semaunya, kalau ia tak berkenan, lebih baik jauhi dia
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Vær ikke for snar til å forlate ham, og vær ikke med på noget som er ondt! For han gjør alt det han vil.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Μη σπευδε να φυγης απ' εμπροσθεν αυτου μη εμμενης εις πραγμα κακον διοτι παν ο, τι θεληση, καμνει.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod