Aslında, acele etmese de olurdu.אבל למעשה, לא היה צורך להיות בלחץ.
Aslında, acele etmese de olurdu.في الواقع، هي لم تكن في حاجة إلى العجلة.
Aslında, acele etmese de olurdu.イギリスとアメリカの医療機関が
Bu kadar acele etme.Älä kiirehdi.
Bu kadar acele etme.Ha inte så bråttom.
Bu kadar acele etme.Não tenhas pressa.
Bu kadar acele etme.Nie śpiesz się tak.
Bu kadar acele etme.Non avere troppa fretta.
Bu kadar acele etme.No tengas prisa.
Bu kadar acele etme.Tag det bare helt roligt.
Bu kadar acele etme.Μη βιάζεσαι.
Bu kadar acele etme.Не торопись.
Buradaki stresli durumdan ötürü taşıma için acele etmeniz gerekiyor.A cause de cette situation stressante, il faut se dépêcher pour prendre les transports en commun
Bütün tarihi anlatacaksam acele etmem gerek, bu yüzden bazı yerleri geçeceğim.Hablaré rápidamente de ello, como resumiré toda esta historia en esta charla, me saltaré algunas partes.
Bu videoda sadece 2 dakikam kaldı biraz acele etmeliyim. .그리고 이 유투브 강의 시간이 얼마남지 않았어요 2분 밖에 남지 않았네요.
Bu videoda sadece 2 dakikam kaldı biraz acele etmeliyim. .And the grunn av Arbejdsmand, because my bare has minutter igjen in this youtube.
Bu videoda sadece 2 dakikam kaldı biraz acele etmeliyim. .A pro úsporu času, jelikož mi zbývají už jen 2 minuty na toto video.
Bu videoda sadece 2 dakikam kaldı biraz acele etmeliyim. .bについて解きます。 これをbについて解くと、
Bu videoda sadece 2 dakikam kaldı biraz acele etmeliyim. .Сега, само защото ми остават само 2 минути от този клип,
Bu videoda sadece 2 dakikam kaldı biraz acele etmeliyim. .ومن اجل توفير الوقت، لأنه تبقى لدي دقيقتين في برنامج اليوتيوب
Çocuklar henüz hayattayken. Aslında, acele etmese de olurdu.De hecho, no necesitaba tener afán.
Çocuklar henüz hayattayken. Aslında, acele etmese de olurdu.En fait, elle n'avait pas à se presser.
Çocuklar henüz hayattayken. Aslında, acele etmese de olurdu.Na verdade, ela não precisava de se ter apressado.
Çocuklar henüz hayattayken. Aslında, acele etmese de olurdu.Ze moest zich niet haasten.
Çocuklar henüz hayattayken. Aslında, acele etmese de olurdu.Всъщност, тя не трябваше да бърза.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Det bliver set som at det bevæger sig i store, rolige cirkler.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Het wordt gezien als bewegend in grote ongehaaste circels.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Il est vu comme bougeant en grands cercles sans précipitation.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Jego przebieg postrzegany jest jako zataczanie wielkich powolnych kół.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.거대하고 재촉 없는 원 안에서 시간이 흐르지요.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Lo ven como moviéndose en grandes círculos sin apuro.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Plynie v podobe veľkých voľných kruhov.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Se crede ca el curge in cercuri mari, incete.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Sie bewegt sich in großen, gemütlichen Kreisen.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Úgy tekintenek rá, mint ami nagy, ráérős köröket ír le.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Viene visto come qualcosa che si muove lentamente in grandi cerchi.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Zdá se, jako by se hýbal ve velkých neuspěchaných kruzích.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Θεωρείται οτι κινείται σε μεγάλους ήρεμους κύκλους.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Відповідно до їхнього світобачення він рухається неквапливо великими колами.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.Оно движется по большим кругам, причем - неспешно.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.То се разглежда като движещо се в големи спокойни кръгове.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.הוא נתפס כנע במעגלים גדולים ונינוחים.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.انه ينظر اليه بالتحرك في دوائر متانية كبيرة.
Devasa acele etmeden hareket eden döngüler olarak görülür.ゆっくりと循環し 絶えず更新し新調されるという概念です
Dur, dur, acele etme.Älä hätäile.
Dur, dur, acele etme.Aspetta, aspetta, non avere troppa fretta.
Dur, dur, acele etme.Calma aí, não tenhas pressa.
Dur, dur, acele etme.Espera, espera, no te precipites.
Dur, dur, acele etme.Nie śpiesz się tak.
Dur, dur, acele etme.Vänta, skynda inte iväg.
Dur, dur, acele etme.Vent. Skynd dig nu ikke sådan.
Dur, dur, acele etme.Περίμενε, μη βιάζεσαι.
Dur, dur, acele etme.Подожди, не спеши.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Älä sinä olla liikaa kiirettä siitä ovesta", sanoi aneeminen cabman levottomana.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Ali ne bi v preveč mudi o tem vrata," je dejal slabokrvnosti cabman, nestrpno.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Czy nie jest za dużo pośpiechu o te drzwi," powiedział niedokrwistością dorożkarz, z niepokojem.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Đừng vội vã quá nhiều về cánh cửa", người đánh xe thuê bị thiếu máu, lo lắng.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Jangan terburu-buru terlalu banyak tentang pintu itu," kata kusir anemia, cemas.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."당신이 그 문에 대해 너무 서두르지 말라"빈혈 택시 운전사는 걱정스럽게 말했다.
"Eğer bu kapı hakkında çok fazla acele etmeyin," anemik arabacı endişeyle dedi."Ne legyen túl sok sietős erről ajtót," mondta a vérszegény taxisofőr, aggódva.