Ana içeriğe geç
Sözlük

ace ile cümle

ace kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
PTT şubesi yoktur.PTT acenteside yoktur.Lanzamiento del single Lo que no tienes en Quid.cl.
Oysa Pompeius'un ordusu büyük ölçüde acemi askerlerden oluşuyordu.Los partidarios de Pompeyo aún eran fuertes.
Maça Aces&Eights grubu karışınca No Contest sonuçlandı.Durante el combate, Aces & Eights interfirieron en la lucha.
PTT şubesi ve acentesi yoktur .Carecen de DEX e INT.
Bakınız: Acem Acem Aşîrân (notalar)Ara nun diran (Mira donde están).
Adama yardım etmek için acele eder ve yaralı adamı dairesine taşımayı başarır.Lo inyectan para calmarlo y es llevado al apartamento por la pareja.
Gayet acele Anadolu tarafına geçirildi.No tardó en cruzar el charco.
İngiltere'den o kadar acele ayrılmışlardı ki yanlarında hiçbir para pul bulunmamakta idi.Empezaron a ir de gira tan frecuentemente que no tuvieron tiempo suficiente para conocerse unos a otros.
Mahallede PTT acentesi ve internet erişim noktaları bulunmaktadır.Dispone de wifi y puntos de acceso a Internet.
Acele olarak Ruslardan yardım istediler.Ofreció pronto ayuda a la URSS.
PTT Şube ve acentesi yotur.Zarzuela en un acto y en prosa.
Aces High Iron Maiden'ın Powerslave albümünden çıkan ikinci single'ıdır.Es el undécimo sencillo de Iron Maiden y el segundo del álbum Powerslave.
Nogi, 1871 yılında, Japon İmparatorluk Ordusu'nun acemi birliklerinden birinde binbaşı olarak görevlendirildi.En 1871 Nogi fue comisionado como mayor en el recientemente creado Ejército Imperial Japonés.
PTT online PTT acentesi vardır.Otras empresas han lanzado equipos móviles con PTT.
Phaethon, arabayı kullanmak için oldukça acemidir.Ralph es excelente cuando se trata de ocuparse de vehículos.
Bu albüm grubumuzun en ham, en acemi halini yansıtıyor, gerçek bizlerin sesi...Con toda seguridad, este libro revelador nos hace más humildes, nos transforma.
Acele et, ve treni yakalayabileceksin.Sbrigati e riuscirai a prendere il treno.
Tom'un bu sabah acelesi vardı.Tom aveva fretta stamattina.
Eve gitmek için acele ediyorlardı.Si affrettarono per tornare a casa.
Yeterli vaktim yok, acele et!Non ho abbastanza tempo, sbrigati!
Keşke Tom acele etse.Vorrei che Tom si sbrigasse.
Evet, acelem var.Sì, ho fretta.
Tom'un acelesi var gibi görünüyordu.Tom sembrava aver fretta.
Büyük bir acelen var gibi görünüyorsun.Sembri avere una gran fretta.
Yavaşça acele et!Sii veloce.
Pilot ACE ilk programını 10 Mayıs 1950'de çalıştırmıştı, kamuoyuna takdim ise Aralık 1950'de yapılmıştı.Il Pilot ACE eseguì il primo programma il 10 maggio 1950 e venne presentato alla stampa nel dicembre 1950.
Bu sefer, Bizanslılar aceleyle barış sağlamışlar ve Kiev Rusları ile bir antlaşma imzalamışlardır.Questa volta i bizantini comprarono la pace, e firmarono un trattato con i Rus' di Kiev.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Non discute qui di una resurrezione universale.
Bir maçta 22 ace yapmıştır.Con questo ha fatto 22 ace in una partita.
Zengi ayrıca Musul'da sorun olduğunu duydu ve kontrolü ele almak için aceleyle geri döndü.Zangi inoltre fu informato di problemi sorti a Mosul e si affrettò a tornare per prenderne il controllo.
Bizim bu konuda acelemiz yok." demiştir. ^ SayfasıNon ho alcuna fretta".
TSA'da Acemi DolandırıcılarMenti criminali di AA.
P şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır.Non c'è storia Dillo ancora Fallo tu Ft.
PTT şubesi veya acentesi bulunmamaktadır.Ha auspicato una soluzione senza ACTA o SOPA.
Ayrıca La Corona de Acero (Demir Taç) isimli bir Araukanya gazetesi kurmuştur.Fondò inoltre un giornale araucano, La Corona de Acero ("La Corona d'acciaio").
Acele etmeyi sevmiyor.Non ama molto muoversi.
O yüzden de çok aceleci davranılır.Anche se si va di fretta.
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Falli uscire, in modo che noi possiamo abusare di loro!".
Sophie Aldred, onun yol arkadaşı Ace rolünde oynamıştır.Sophie Aldred ha interpretato Ace.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Può tornare a casa a piedi, senza fretta, poiché non lo aspetta nessuno.
Aceleyle geri döndü.Poi improvvisamente riparte.
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.I medici hanno detto che non sembrava che il suo cervello potesse nemmeno registrare il dolore".
PTT şubesi ve PTT acentesi de yoktur.Non hanno né antishock né target.
PTT Şube ve acentesi yotur.AB e AGF retrocesse.
Dan'den hoşlanıyor gibi görünse de aslında Ace'e aşıktır.Dice di odiare i cani ma in realtà vuole bene a Stan.
“Ağustos ayına gelindiğinde TNA Süperstar’ları yeni ekip Aces & Eights ile mücadele içine girdiler.Tre giorni più tardi, a Slammiversary, i tre hanno la meglio sugli Aces & Eights.
Maça Aces&Eights grubu karışınca No Contest sonuçlandı.Nel Lethal Lockdown però gli Aces & Eights si arrendono al Team TNA.
Bütün misafirler korkularından büyük bir acelelikle ziyafetten ayrılırlar ve ziyafet birden son bulur.Gli ospiti sono seduti a tavola e tutti si godono la festa, ad un certo punto il vino finisce.
Gayet acele Anadolu tarafına geçirildi.Si credeva fosse in una rapida via per lo sviluppo.
2014 yılında Melodifestivalen 2014'te ikinci olan Ace Wilder ile beraber turneye çıkmıştır.Nel 2014 ha preso parte al tour con Ace Wilder.
Acer N Serisi, Acer tarafından üretilen bir dizi PDA'dır.Aspire è una serie di personal computer, prodotta da Acer.
Mpumalanga Black Aces'ta forma giymektedir.Nel 2014 passa al Mpumalanga Black Aces.
PTT şubesi yoktur ama bir acente bulunmaktadır.Una piramide quadrata non ha un centro, ma ha un asse.
Biraz acele!Поспеши немножко!
Acele ediyorum.Я спешу.
Acele ederken buradan karşıya geçmemeye çalışıyorum.Я стараюсь не переходить улицу здесь, когда тороплюсь.
En yakın seyahat acentası nerededir?Где ближайшая турфирма?
Acele et; yoksa geç kalacaksın.Поторапливайся, а то опоздаешь.
Ah, gerek yok acele etmeye. Acelem yok.О, не нужно спешить. Я не тороплюсь.
Böyle işlerde aceleye gerek olmaz.В таких делах спешка не нужна.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod