ace ile cümle
ace kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Otobüse binmek için acele etti.Se dio prisa para coger el autobús.
Evet, acelem var.Sí, estoy apurada.
Bu acele niye?¿Cuál es el apuro?
Acelem vardı.Tenía prisa.
Acele etmeliyiz.Tenemos que darnos prisa.
Acelen mi var?¿Estás en apuros?
Acele et kız!¡Apúrate niña!
Acele et, geç oldu.Date prisa, que se ha hecho tarde.
Tom acele edecek.Tom se dará prisa.
Tom'un acele etmesi gerekiyordu.Tom tenía que darse prisa.
Bu kadar acele etmene gerek yoktu.No hacía falta que te dieras tanta prisa.
Şimdi acelem var.Estoy apurado ahora.
Acele yoktu.No había prisa.
Acele etmene gerek yoktu. Çok erken geldin.No necesitabas apurarte. Has llegado muy temprano.
Ona acele etmesini söyle.Dile que se dé prisa.
Acelem yoktu.No tenía prisa.
Acele edin, kapı kapanıyor.Daos prisa, que se cierra la puerta.
Aceleniz ne?¿A qué viene tanta prisa?
Onlar için (azab hususunda) acele etme.No os extralimitéis en vuestra religión.
İsrailoğulları acele ederek bu yarılmış denizi geçerler.Luego esparció el polvo sobre el agua, y se la hizo beber a los israelitas.
Aceleyle geri döndü.Volvió apresuradamente.
Doktor, Ace'i Gabriel Chase'e götürür.La TARDIS llega a Gabriel Chase.
Mpumalanga Black Aces Güney Afrika'nın Witbank şehrinde kurulmuş bir futbol takımıdır.El Mpumalanga Black Aces Football Club fue un club de fútbol de Sudáfrica, de la ciudad de Witbank.
Salih Eyyub gayet acele olarak Mısır'a geçti.Moisés Mamani: Justamente con ellos quería aprovechar.
Bu sefer, Bizanslılar aceleyle barış sağlamışlar ve Kiev Rusları ile bir antlaşma imzalamışlardır.Esta vez, los bizantinos se apresuraron a comprar la paz y llegaron a la conclusión de un tratado con Kiev.
TSA'da Acemi ÇapkınEl Fondo Kati en la UCA
Don Luigino Comtese'yi ayıltmak için acele yardım ister.La condesa se desmaya y Don Luigino pide ayuda.
Şu anda PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur.Por el momento no posee código ATC.
Şirket, farklı sigorta şirketlerinin acenteliğini yapmaktadır.La empresa ofrece diferentes productos de seguros.
Ayrıca Federer 1991'den beri 9000 ace barajını geçmeyi başaran 4. kişi olmuştur.Además, Federer aprovechó la final para cruzar la barrera de 9000 aces.
7 Mart'ta Page, The Decade grubuna katıldı ve grubun ilk genç acemisi oldu.El 7 de marzo, Page se unió a The Decade, como el primero de los reclutas del grupo, o "niños pequeños".
Ancak Hurûfi lideri inancını anlatınca Fahr el-Dîn Acemî "Kafir!" diye bağırmıştır.Cuando la noticia de esto llegó a Abu Huraira, cabalgó hasta 'Umar y le dijo: “¡Comandante de los Creyentes!
Burada o, Knyaz Andreyle karşılaşmaktadır ve aceleciliği yüzünden ona karşı saygısızca davranır.Ella termina cenando con él, durante la cual, él coquetea desvergonzadamente con ella.
Bir seyahat acentesında işe alındığını zanneden Daigo, NK Agent firmasında mülakata gider.Noddy tras la detención de su tío, encontrará trabajo en la granja de Mrs Mackie.
PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi kaldırılmıştır.No se trata de tirar piedras, pero hay que ver cómo se ha ido el PP.
Genel olarak Acem kelimesinin anlamı ne zaman ve kim tarafından kullandığına bağlıdır.El uso de la palabra España sigue resultando inestable, dependiendo de quién lo use y en qué circunstancias.
Yavaşça acele et!¡Dense prisa!
Didimtur: Seyahat acentesi.Oralli: accesorios de viaje.
PTTşubesi ve PTT acentesi yoktur.Él no tiene tatuajes ni piercings.
Mahallenin içme suyu şebekesi yoktur ancak PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur.Ninguna parte del jardín tiene aire acondicionado, excepto el oasis y las oficinas administrativas.
PTT şubesi yoktur.PTT acenteside yoktur.Lanzamiento del single Lo que no tienes en Quid.cl.
Oysa Pompeius'un ordusu büyük ölçüde acemi askerlerden oluşuyordu.Los partidarios de Pompeyo aún eran fuertes.
Maça Aces&Eights grubu karışınca No Contest sonuçlandı.Durante el combate, Aces & Eights interfirieron en la lucha.
PTT şubesi ve acentesi yoktur .Carecen de DEX e INT.
Bakınız: Acem Acem Aşîrân (notalar)Ara nun diran (Mira donde están).
Açe 26 Aralık 2004 tarihindeki Tsunami'den önemli oranda etkilenmiştir.La costa de la provincia fue gravemente dañada por el tsunami el 26 de diciembre de 2004.
Adama yardım etmek için acele eder ve yaralı adamı dairesine taşımayı başarır.Lo inyectan para calmarlo y es llevado al apartamento por la pareja.
Gayet acele Anadolu tarafına geçirildi.No tardó en cruzar el charco.
İngiltere'den o kadar acele ayrılmışlardı ki yanlarında hiçbir para pul bulunmamakta idi.Empezaron a ir de gira tan frecuentemente que no tuvieron tiempo suficiente para conocerse unos a otros.
Mahallede PTT acentesi ve internet erişim noktaları bulunmaktadır.Dispone de wifi y puntos de acceso a Internet.
Acele olarak Ruslardan yardım istediler.Ofreció pronto ayuda a la URSS.
PTT Şube ve acentesi yotur.Zarzuela en un acto y en prosa.
Aces High Iron Maiden'ın Powerslave albümünden çıkan ikinci single'ıdır.Es el undécimo sencillo de Iron Maiden y el segundo del álbum Powerslave.
Nogi, 1871 yılında, Japon İmparatorluk Ordusu'nun acemi birliklerinden birinde binbaşı olarak görevlendirildi.En 1871 Nogi fue comisionado como mayor en el recientemente creado Ejército Imperial Japonés.
PTT online PTT acentesi vardır.Otras empresas han lanzado equipos móviles con PTT.
Phaethon, arabayı kullanmak için oldukça acemidir.Ralph es excelente cuando se trata de ocuparse de vehículos.
(Kimi tarihçiler bu savaşlardan sonraki Açe seferini de Hint seferinin devamı sayarlar.)(Los anfitriones invitados a veces parodiaron ese gesto.
Bu albüm grubumuzun en ham, en acemi halini yansıtıyor, gerçek bizlerin sesi...Con toda seguridad, este libro revelador nos hace más humildes, nos transforma.
Acele et, ve treni yakalayabileceksin.Sbrigati e riuscirai a prendere il treno.
Tom'un bu sabah acelesi vardı.Tom aveva fretta stamattina.