ace ile cümle

ace kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Eve gitmek için acele ediyorlardı.Si affrettarono per tornare a casa.
Yeterli vaktim yok, acele et!Non ho abbastanza tempo, sbrigati!
Keşke Tom acele etse.Vorrei che Tom si sbrigasse.
Evet, acelem var.Sì, ho fretta.
Tom'un acelesi var gibi görünüyordu.Tom sembrava aver fretta.
Büyük bir acelen var gibi görünüyorsun.Sembri avere una gran fretta.
Yavaşça acele et!Sii veloce.
Pilot ACE ilk programını 10 Mayıs 1950'de çalıştırmıştı, kamuoyuna takdim ise Aralık 1950'de yapılmıştı.Il Pilot ACE eseguì il primo programma il 10 maggio 1950 e venne presentato alla stampa nel dicembre 1950.
Bu sefer, Bizanslılar aceleyle barış sağlamışlar ve Kiev Rusları ile bir antlaşma imzalamışlardır.Questa volta i bizantini comprarono la pace, e firmarono un trattato con i Rus' di Kiev.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Non discute qui di una resurrezione universale.
Bir maçta 22 ace yapmıştır.Con questo ha fatto 22 ace in una partita.
Zengi ayrıca Musul'da sorun olduğunu duydu ve kontrolü ele almak için aceleyle geri döndü.Zangi inoltre fu informato di problemi sorti a Mosul e si affrettò a tornare per prenderne il controllo.
Bizim bu konuda acelemiz yok." demiştir. ^ SayfasıNon ho alcuna fretta".
TSA'da Acemi DolandırıcılarMenti criminali di AA.
P şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır.Non c'è storia Dillo ancora Fallo tu Ft.
PTT şubesi veya acentesi bulunmamaktadır.Ha auspicato una soluzione senza ACTA o SOPA.
Ayrıca La Corona de Acero (Demir Taç) isimli bir Araukanya gazetesi kurmuştur.Fondò inoltre un giornale araucano, La Corona de Acero ("La Corona d'acciaio").
Acele etmeyi sevmiyor.Non ama molto muoversi.
O yüzden de çok aceleci davranılır.Anche se si va di fretta.
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Falli uscire, in modo che noi possiamo abusare di loro!".
Sophie Aldred, onun yol arkadaşı Ace rolünde oynamıştır.Sophie Aldred ha interpretato Ace.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Può tornare a casa a piedi, senza fretta, poiché non lo aspetta nessuno.
Kırmızı akçaağaç (Acer rubrum), yaprak döken ve Kuzey Amerika’nın doğusunda yaygın olan ağaçlardan biri.L’acero rosso è una delle specie di albero più abbondanti e diffuse nella parte orientale del Nord America.
Aceleyle geri döndü.Poi improvvisamente riparte.
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.I medici hanno detto che non sembrava che il suo cervello potesse nemmeno registrare il dolore".
PTT şubesi ve PTT acentesi de yoktur.Non hanno né antishock né target.
PTT Şube ve acentesi yotur.AB e AGF retrocesse.
Dan'den hoşlanıyor gibi görünse de aslında Ace'e aşıktır.Dice di odiare i cani ma in realtà vuole bene a Stan.
“Ağustos ayına gelindiğinde TNA Süperstar’ları yeni ekip Aces & Eights ile mücadele içine girdiler.Tre giorni più tardi, a Slammiversary, i tre hanno la meglio sugli Aces & Eights.
Maça Aces&Eights grubu karışınca No Contest sonuçlandı.Nel Lethal Lockdown però gli Aces & Eights si arrendono al Team TNA.
Açe 26 Aralık 2004 tarihindeki Tsunami'den önemli oranda etkilenmiştir.L'istmo sabbioso è stato danneggiato dallo tsunami del 26 dicembre 2004.
Bütün misafirler korkularından büyük bir acelelikle ziyafetten ayrılırlar ve ziyafet birden son bulur.Gli ospiti sono seduti a tavola e tutti si godono la festa, ad un certo punto il vino finisce.
Gayet acele Anadolu tarafına geçirildi.Si credeva fosse in una rapida via per lo sviluppo.
2014 yılında Melodifestivalen 2014'te ikinci olan Ace Wilder ile beraber turneye çıkmıştır.Nel 2014 ha preso parte al tour con Ace Wilder.
Acer N Serisi, Acer tarafından üretilen bir dizi PDA'dır.Aspire è una serie di personal computer, prodotta da Acer.
Mpumalanga Black Aces'ta forma giymektedir.Nel 2014 passa al Mpumalanga Black Aces.
PTT şubesi yoktur ama bir acente bulunmaktadır.Una piramide quadrata non ha un centro, ma ha un asse.
Biraz acele!Поспеши немножко!
Acele ediyorum.Я спешу.
Acele ederken buradan karşıya geçmemeye çalışıyorum.Я стараюсь не переходить улицу здесь, когда тороплюсь.
En yakın seyahat acentası nerededir?Где ближайшая турфирма?
Acele et; yoksa geç kalacaksın.Поторапливайся, а то опоздаешь.
Ah, gerek yok acele etmeye. Acelem yok.О, не нужно спешить. Я не тороплюсь.
Böyle işlerde aceleye gerek olmaz.В таких делах спешка не нужна.
İsrailoğulları acele ederek bu yarılmış denizi geçerler.А сыны Израилевы прошли по суше среди моря: воды им стеною по правую и по левую сторону.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.ЧЫНГЫЗ АЙТМАТОВДУН ЧЫГАРМАСЫ и рус.
Acele etmeyi sevmiyor.Не любил спешить.
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Мы пошлем им жизнь и воздадим благом за их деяния.»
Pilot ACE ilk programını 10 Mayıs 1950'de çalıştırmıştı, kamuoyuna takdim ise Aralık 1950'de yapılmıştı.Pilot ACE выполнил свою первую программу 10 мая 1950 года и был представлен прессе в декабре того же года.
Aralık ayında ordu, Aceh’in komünistlerden temizlendiğini ilan edecektir.В декабре военные объявили о том, что Ачех полностью очищен от коммунистов.
Yavaşça acele et!Нужно спешить, спешить!
Ancak Yahya Barmaki, Hadi'yi böyle aceleci ve pek akla uygun olmayan tedbire karşı uyardı.Харут и Марут предостерегали иудеев от последствий употребления колдовства.
Aceleyle geri döndü.Они поспешили обратно.
"Reebok's Korean ace is simp-Lee the best" (İngilizce).Reebok's Korean ace is simp-Lee the best (англ.), The Bolton News (10.05.2010).
Yetişmek için acele eder.Потому ты спешишь.
Dansçılar: Melanie Aceto ve Claire Jacob-Zysman.Танцоры: Melanie Aceto (Мелани Ацето) и Claire Jacob-Zysman (Клер Якоб-Змсман).
Ace Ventura Jr, babasının izini takip etmektedir.Эйс Вентура-младший пошёл по стопам отца.
Acele evlilik kararları, çocuk söylentilerine yol açmıştır.Всё это приводит к слухам о помолвке.
Bakınız: Acem Acem Aşîrân (notalar)Всевидящее око (значения)
Ünlü müzik grubu Ace of Base'in eski vokalistlerinden biridir.Концертный тур состоял из старых, популярных песен Ace of Base.

İlgili Sayfalar