İsrailoğulları acele ederek bu yarılmış denizi geçerler.А сыны Израилевы прошли по суше среди моря: воды им стеною по правую и по левую сторону.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.ЧЫНГЫЗ АЙТМАТОВДУН ЧЫГАРМАСЫ и рус.
Acele etmeyi sevmiyor.Не любил спешить.
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Мы пошлем им жизнь и воздадим благом за их деяния.»
Pilot ACE ilk programını 10 Mayıs 1950'de çalıştırmıştı, kamuoyuna takdim ise Aralık 1950'de yapılmıştı.Pilot ACE выполнил свою первую программу 10 мая 1950 года и был представлен прессе в декабре того же года.
Aralık ayında ordu, Aceh’in komünistlerden temizlendiğini ilan edecektir.В декабре военные объявили о том, что Ачех полностью очищен от коммунистов.
Yavaşça acele et!Нужно спешить, спешить!
Ancak Yahya Barmaki, Hadi'yi böyle aceleci ve pek akla uygun olmayan tedbire karşı uyardı.Харут и Марут предостерегали иудеев от последствий употребления колдовства.
Aceleyle geri döndü.Они поспешили обратно.
"Reebok's Korean ace is simp-Lee the best" (İngilizce).Reebok's Korean ace is simp-Lee the best (англ.), The Bolton News (10.05.2010).
Yetişmek için acele eder.Потому ты спешишь.
Dansçılar: Melanie Aceto ve Claire Jacob-Zysman.Танцоры: Melanie Aceto (Мелани Ацето) и Claire Jacob-Zysman (Клер Якоб-Змсман).
Ace Ventura Jr, babasının izini takip etmektedir.Эйс Вентура-младший пошёл по стопам отца.
Acele evlilik kararları, çocuk söylentilerine yol açmıştır.Всё это приводит к слухам о помолвке.
Bakınız: Acem Acem Aşîrân (notalar)Всевидящее око (значения)
Ünlü müzik grubu Ace of Base'in eski vokalistlerinden biridir.Концертный тур состоял из старых, популярных песен Ace of Base.
Kırmızı – Biraz aceleci ve kırmızı bir larvadır.Цвет: красный Он немного сумасшедший.
Görünüşlerine rağmen, aslında açık sözlü ve aceleci.Несмотря на свою внешность, очень опрятен и проницателен.
Zengi ayrıca Musul'da sorun olduğunu duydu ve kontrolü ele almak için aceleyle geri döndü.Занги также получил вести о неприятностях в Мосуле и бросился возвращать город под свой контроль.
Bu albüm grubumuzun en ham, en acemi halini yansıtıyor, gerçek bizlerin sesi...Альбом „Только для своих“ максимально точно отражает наши взгляды, передает наши эмоции.
Mpumalanga Black Aces Güney Afrika'nın Witbank şehrinde kurulmuş bir futbol takımıdır.Мпумаланга Блэк Эйсиз — южноафриканский футбольный клуб из Витбанка.
Yalnız bu esnada, İmparatorluk'a karşı acemice bir başkaldırı şekillenmektedir.И здесь нельзя не заметить стремление встать на одну ступень с императором.
Posta işletmesi yoktur, ancak posta acenteliği vardır.Почтового хождения они не имели, хотя и встречаются с почтовыми гашениями.
"PTT" şubesi ve "PTT" acentesi yoktur.На данный момент «Взблатнулось» и «K.P.S.S» не играются.
PTT şubesi yoktur. ancak PTT acentesi vardır.У сальмонелл нет Tap, но есть сенсор цитрата Tep.
Ağırlığı arkadan gelmek üzere acele o tarafa gönderildi.В спешке он устанавливает его задом наперёд.
Bir maçta 22 ace yapmıştır.На его счету 22 матча.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Эвакуация проводилась в большой спешке.
Ptt şubesi yok ama acentesi vardır.У Бабе нет официального герба, но есть логотип.
Bizim bu konuda acelemiz yok." demiştir. ^ SayfasıИзлишняя торопливость нам ни к чему».
Acele olarak Ruslardan yardım istediler.В итоге пришлось просить помощи у японцев.
Çok korkak, komik ve acelecidir.Нахален, груб и насмешлив.
PTT şubesi ve PTT acentesi .С С. Пурди и Т. Шоу.
Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür.Похоронен в г. Тосно.
Sahildeki Bolaman yolunda PTT acentesi bulunmaktadır.المشروب غير الكحولي من هذا الكوكتيل يعرف باسم الجنس الآمن على الشاطئ Safe Sex on The beach .
PTT acentesi avardır.بينما ADP يعمل كمنشط.
Yavaşça acele et!فاسرعوا أسرعوا ..
Aceleyle geri döndü.عادت بسرعة.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.ويسن أن يكبر للركوع، بلا خلاف عندنا.
Ace'i sevmektedir.كيف بحبك هيك.
Yetişmek için acele eder.مما عجل بسقوطها..
PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi YOKTUR.السبب الوحيد أنها لا تسمى PDA هو أنه ليس لديها برنامج PIM.
AncakPTT şubesi ve PTT acentesi yoktur.أخويا هايص وأنا لايص.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.في ذلك الوقت وقع تمرد للسجناء الأمنيين.
Bakınız: Acem Acem Aşîrân (notalar)لمقالات أخرى, أنظركريبتون (توضيح).
Sonra seyahat acenteleri müdürlüklerinde bulundu.وقد ذُكر مرة واحدة فقط في سفر أعمال الرسل.
Bunlar tek bir atla yetinmek ve kendi acemilerini bulmak zorundaydılar.و لاواحدة منهما تحمل أي مقاليد للسيطرة على الخيول.
PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi kaldırılmıştır.وبقيت بوليتيان دون أن تكتمل وظلت مسرحية بو الوحيدة.
Bu sırada Habîb-i Acemî ile görüşüp onun sohbetinde bulundu ve tasavvuf yolunda ilerledi.ثم قتل ألوغ بك على ما ذكرناه في ترجمته، واستمرت الفتنة بين بني تيمور.
Acele işe şeytan karışır.العجلة من عمل الشيطان.
Acele etmeyin. Acele yok.خذ وقتك ، لست في عجلة من أمري.
Acele et! Seni bekliyoruz.إستعجل! نحن ننتظرك.
Salih Eyyub gayet acele olarak Mısır'a geçti.E bem depressa dirigiu-se ao outro: 'Eumeu!
Erişim tarihi: 26 Aralık 2011. ^ "ASCAP ACE – She'll Never Be Me".Consultado em 27 de novembro de 2010 «ASCAP ACE – She'll Never Be Me» (em inglês).
Odisseas acele olarak denize açılmak zorunda kaldı.Odisseu teve que obrigá-los a embarcarem.
Baba Han'ı Irak-I Acem valiliğine atadı ve 1791 ilkbaharında Azerbaycan'a yürüdü.Ele nomeou Baba Cã como governador do Iraque Persa, e marchou pelo Azerbaijão em 1791 durante a primavera.
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Logo, nos damos bem".
Soyuz 21 mürettebatı, uzay istasyonunu planlanan tarihten önce ve aceleyle terk ettiler.O grupo da Soyuz 21 deixou a estação subitamente, antes da data programada de retorno.
Mpumalanga Black Aces Güney Afrika'nın Witbank şehrinde kurulmuş bir futbol takımıdır.O Mpumalanga Black Aces Football Club foi um clube sul-africano de futebol, sediado em Witbank, Mpumalanga.
Erişim tarihi: 21 Kasım 2011. ^ "ASCAP ACE – Money Love and Happiness".Arquivado do original em 12 de dezembro de 2015 «ASCAP ACE – Money Love and Happiness» (em inglês).