Bu da, ateistlerin garip, acayip bir azınlık olduğu düşüncesinden kaynaklanmaktadır.וכל זה נובע מראיית האתאיסטים כמין מיעוט משונה וחריג.
Bu da, ateistlerin garip, acayip bir azınlık olduğu düşüncesinden kaynaklanmaktadır.وكل ذلك بسبب تصور البعض بأن الملحد.. ..شخص غير طبيعي وقلة في طريق الزوال.
Bu da, ateistlerin garip, acayip bir azınlık olduğu düşüncesinden kaynaklanmaktadır.マイノリティであるという認知に由来しています ナタリー・アンジェは「the New Yorker」のある記事で
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.Ce type, qui a l'air incroyablement formel, dans un sens.
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.Der hier, der irgendwie unglaublich förmlich aussieht.
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.En deze hier lijkt wel erg formeel.
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.Ez a kis lény nagyon elegánsan néz ki, bizonyos szempontól.
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.요녀석은 어찌보면 굉장히 신사같아 보이죠
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.Ở mức độ nào đó, nó trông cân đối 1 cách kì diệu
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.Questo ha un aspetto molto formale, più o meno.
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.Tenhle chlapík vypadá mimořádně společensky, svým způsobem.
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.Tento chlapík, ktorý vyzerá neuveriteľne formálne, svojim spôsobom.
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.Ten wygląda bardzo elegancko.
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.Tipul ăsta, care arată foarte formal, mai mult sau mai puţin.
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.Αυτός ο τύπος, που φαίνεται απίστευτα επίσημος, κατά κάποιο τρόπο.
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.Този изглежда невероятно официален, по някакъв начин.
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.Этот серьёзный парень куда-то спешит.
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.הבחור הזה שנראה ממש פורמלי
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.وهذا ، الذي يبدو لا يبدو رسمياً ، في شكل من الأشكال.
Bu eleman, bir şekilde acayip ciddi görünüyor.こちらもお気に入りです なんて顔でしょう!
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.E apesar do seu tamanho extremamente pequeno, eles têm propriedades incríveis.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.E nonostante le minuscole dimensioni, hanno della proprietà incredibili.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.În ciuda dimensiunilor extrem de reduse, au proprietǎţi incredibile.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.그리고 그것들의 극히 작은 크기에도 불구하고, 믿을 수 없는 특성들을 가지고 있습니다.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.Mặc dù cực kì nhỏ các ống này mang những tính chất khó tin
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.Malgré leur taille minuscule, ils ont des propriétés incroyables.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.Mimo nadzwyczajnie małych rozmiarów, mają niesamowite właściwości.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.No napriek extrémne malým rozmerom, majú neuveriteľné vlastnosti.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.Ondanks hun extreem kleine maat, hebben ze ongelofelijke eigenschappen.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.Trots att de är extremt små i storlek så har de fantastiska egenskaper.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.Trotz dieser extrem kleinen Größe haben sie diese unglaublichen Eigenschaften.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.Végtelenül apró méretük ellenére, bámulatos tulajdonságokkal bírnak.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.Y a pesar de ese tamaño extremadamente pequeño, tienen estas propiedades increíbles.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.Και παρά τα εξαιρετικά μικρά μεγέθη τους, έχουν αυτές τις απίστευτες ιδιότητες.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.И въпреки изключително малкия си размер, те имат невероятни способности.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.І хоча вони неймовірно маленького розміру, проте володіють неймовірними властивостями.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.Несмотря на невероятно малые размеры, они обладают поразительными свойствами.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.בעובי של אטום ואחד חלקי 50,000 מהקוטר של שערה. ולמרות הגודל הכל כך קטן שלהם,
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.وبالرغم من حجمهم الصغير جداً، فإن لديهم خصائص لا تصدق.
Bu küçük boyutlarına rağmen acayip özellikleri var.非常に素晴らしい 特性があります 材料科学のスーパーヒーロー みたいなものです
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.Cette machine est vraiment étrange, et l'une des conséquences est que les gens sont bizarres.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.Den maskinen är verkligen konstig och en av konsekvenserna är att människor är konstiga.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.Deze machine is echt vreemd en een van de gevolgen is dat mensen raar zijn.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.Diese Maschine ist wirklich merkwürdig und unter anderem bewirkt sie, dass Menschen komische Dinge tun.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.Esta máquina es realmente extraña, y una de las consecuencias es que la gente es rara.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.Ez a gép igazán bizarr, aminek az egyik következménye, hogy az emberek furcsák.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.이 기관은 매우 이상하며 그 이상함의 결과...사람들이 이상해 집니다.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.Maşinăria asta e foarte stranie, şi una dintre consecinţe este că oamenii sunt ciudaţi.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.Maszyna ta jest doprawdy dziwna, jest jednym z powodów dlaczego ludzie są pokręceni.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.Questa macchina è davvero strana, e una delle conseguenze è che le persone sono bizzarre.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.Тази машина е наистина странна, и една от последиците е, че хората са странни.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.Это устройство действительно странное, и одним из следствий этого является то, что люди тоже странные.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.המכונה הזאת היא באמת מוזרה. ואחת התוצאות היא שאנשים הם מוזרים.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.هذا الجهاز غريب حقاً ، وإحدى النتائج هي أن الناس غريبي الأطوار.
Bu makina gerçekten tuhaf, ve bunun sonuçlarından biri ise insanların acayip olmaları.その結果 人々も奇妙なのです 彼らは多くの矛盾したことを行います
Bunu çizmeyi deneyelim, şimdi bu iki denklemde bir acayiplik olduğunu anlamış olabilirisiniz.이걸 이제 그리면, 이미 눈치를 챘을 수도 있겠지만 여기서 우린 재밌는 현상을 볼 수가 있습니다.
Bunu çizmeyi deneyelim, şimdi bu iki denklemde bir acayiplik olduğunu anlamış olabilirisiniz.Lad os tegne den.
Bunu çizmeyi deneyelim, şimdi bu iki denklemde bir acayiplik olduğunu anlamış olabilirisiniz.Нека се опитаме да начертаем това и вече може би вече забелязвате нещо интересно за тези две уравнения.
Bunu çözmenin en kolay yolu yerine koyma olabilir, çünkü burada acayip sayılar var. -Der er en masse vilde tal her, så vi skal nok bruge substitution.
Bunu çözmenin en kolay yolu yerine koyma olabilir, çünkü burada acayip sayılar var. -해결하는 가장 쉬운 방법은 복잡한 계수들을 없애기 위해 한 변수를 다른 변수로 나타내는 것입니다