O açıklanmamış olanlar arasında.She is among those unaccounted for.
Tom gece gittiğinde hırsız alarmını açar.When Tom leaves at night, he turns on the burglar alarm.
Tom'un acımasız olması Mary'yi şaşırttı.Tom's lack of compassion surprised Mary.
Tom'un açıklaması inandırıcı geldi.Tom's explanation sounded convincing.
Tom açlığın eşiğindeydi.Tom was on the verge of starvation.
Tom'un acı içinde olduğu belliydi.Tom was obviously in pain.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden ikinci fincan kahvesini içmeden bıraktı.Tom was in a hurry so he left his second cup of coffee undrunk.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden kahvaltısını sadece yarısı yenmiş olarak bıraktı.Tom was in a hurry so he left his breakfast only half eaten.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden yatağını yapılmamış olarak bıraktı.Tom was in a hurry so he left his bed unmade.
Tom Mary'ye işi henüz niçin yapmadığını açıklamak için bir fırsat vermek istedi.Tom wanted to give Mary a chance to explain why she hadn't yet done the work.
Tom gömleğin düğmelerini açtı.Tom unbuttoned his shirt.
Tom silecekleri açtı.Tom turned on the windshield wipers.
Tom su musluğunu açtı fakat bir şey gelmedi.Tom turned on the water faucet, but nothing came out.
Tom Mary'nin kapıyı açmasını engellemeye çalıştı.Tom tried to prevent Mary from opening the door.
Tom bilmeceyi nasıl çözeceğini Mary'ye açıklamaya çalıştı.Tom tried to explain to Mary how to solve the puzzle.
Tom bir parça şeker aldı, açtı ve onu ağzına koydu.Tom took a piece of candy, unwrapped it and put it in his mouth.
Tom doktora hiç acı hissetmediğini söyledi.Tom told the doctor that he felt no pain.
Tom biraz acıkmaya başladı.Tom started to get a little hungry.
Tom bazen ağzı açık çiğner.Tom sometimes chews with his mouth open.
Tom zarfı keserek açtı.Tom slit open the envelope.
Tom penceresi açık uyur.Tom sleeps with his window open.
Tom kapıyı açmada sorun yaşıyor gibi görünüyor.Tom seemed to be having trouble opening the door.
Tom pizzasına çok fazla acı sos koydu.Tom put too much hot sauce on his pizza.
Tom Mary'ye hayatında yeni bir sayfa açacağına söz verdi.Tom promised Mary that he'd turn over a new leaf.
Tom odayı havalandırmak için pencereleri açtı.Tom opened the windows to air out the room.
Tom içeriye temiz hava girdirmek için pencereyi birazcık açtı.Tom opened the window a crack to let in a bit of fresh air.
Tom yedek lastiği çıkarmak için bagajı açtı.Tom opened the trunk to get the spare tire.
Tom bagajı açtı ve onu boş buldu.Tom opened the trunk and found it empty.
Tom bir miktar aspirin bulmayı umarak ecza dolabını açtı.Tom opened the medicine cabinet hoping to find some aspirin.
Saat 2.30'a kadar niçin işi bitirtmek zorunda olduğumuzu Tom gayet net açıkladı.Tom made it quite clear why we had to have the job finished by 2:30.
Tom bütün gece suyu açık bıraktı.Tom left the water running all night.
Tom bütün gece televizyonu açık bıraktı.Tom left the TV on all night.
Tom, bütün gece ışıkları açık bıraktı.Tom left the lights on all night.
Tom çok uykulu ve neredeyse gözlerini açık tutamıyor.Tom is very sleepy and can hardly keep his eyes open.
Tom'un bazı gerçekten acı anıları vardı.Tom had some really painful memories.
Tom yemek odası lambasını açtı.Tom flipped on the dining room light.
Tom niçin geç kaldığını açıklaması gerektiğini hissetti.Tom felt that he needed to explain why he was late.
Tom bir açıklamayı hak ettiğini hissetti.Tom felt that he deserved an explanation.
Tom neden geç kaldığını açıkladı.Tom explained why he was late.
Tom sistemi Mary'ye açıkladıTom explained the system to Mary.
Tom takvimi Mary'ye açıkladı.Tom explained the schedule to Mary.
Tom, kararının nedenlerini açıkladı.Tom explained the reasons for his decision.
Tom Mary'ye geç kalma nedeni açıkladı.Tom explained the reason he was late to Mary.
Tom Mary'ye projenin amacını açıkladı.Tom explained the purpose of the project to Mary.
Tom Mary'ye projeyi açıkladı.Tom explained the project to Mary.
Tom Mary'ye planı açıkladı.Tom explained the plan to Mary.
Tom Mary'ye koşulları açıkladı.Tom explained the circumstances to Mary.
Tom onu Mary'ye çok dikkatli bir şekilde açıkladı.Tom explained it to Mary very carefully.
Tom sistemin nasıl çalıştığını açıkladı.Tom explained how the system worked.
Tom pusunun nasıl çalıştığını açıkladı.Tom explained how the ambush would work.
Tom kalabalığın arasından ite kalka yol açtı.Tom elbowed his way through the crowd.
Tom onu tamamen anlamadı. Onu ona tekrar açıklar mısın?Tom doesn't quite get it. Could you explain it to him again?
Tom onu nasıl açıklayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to explain it.
Tom bana kendini açıklamak zorunda değildir.Tom doesn't have to explain himself to me.
Tom ne istediğini açıkça belirtmedi.Tom didn't specify what he wanted.
Tom bir açıklama talep etti.Tom demanded an explanation.
Tom Mary'ye aceleyle bir not yazdı.Tom dashed off a note to Mary.
Tom onların ayrılığının ne kadar acı verici olduğunu hatırlamadan Mary'yi düşünemedi.Tom couldn't think of Mary without remembering how painful their breakup had been.
Tom acıya daha fazla dayanamadı bu yüzden kendini vurdu.Tom couldn't bear the pain any more so he shot himself.
Tom acıya güçlükle katlanabiliyordu.Tom could hardly stand the pain.