Ana içeriğe geç
Sözlük

ac ile cümle

ac kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen mümkün olduğunca açık konuşun.Please speak as clearly as you can.
Bazı çiçekler ilkbaharda ve diğerleri sonbaharda açarlar.Some flowers bloom in spring and others in autumn.
Acemilerin burada yüzmesi tehlikelidir.It's dangerous for a beginner to swim here.
O kadar sıcaktı ki pencere açık uyudum.It was so hot that I slept with the window open.
Bir kadın her şeyi para açısından düşünür.A woman thinks of everything in terms of money.
Kadının sezgisi açıkça değerli bir özelliktir.Woman's intuition is clearly a valuable trait.
Biraz acıtacak ama çok değil.It will hurt a little, but not much.
Ağlayan bir kız kapıyı açtı.A crying girl opened the door.
Kanıt açıktır.The evidence is clear.
Ayrıntılı olarak açıklamak için zaman yok.There isn't time to explain in detail.
Tayfa şimdi ambar kapağını açıyor.The crew is now opening the hatch.
Lütfen benim için yer açar mısın?Could you please make room for me?
Ben her zaman aç hissediyorum.I always feel hungry.
Açgözlü küçük çocuk tüm yemeği yedi.The greedy little child ate all the food.
Yemeğin kokusu beni acıktırdı.The smell of food made me hungry.
Yemek pişirmenin kokusu beni acıktırıyor.The smell of cooking makes me hungry.
Yemek odası şimdi açık mı?Is the dining room open now?
Yemek odası saat kaçta açılır?What time does the dining room open?
Yiyecek yokluğu onları çok acıktırdı.Lack of food made them very hungry.
Yeni bir sayfa açmalısın ve mümkün olduğu kadar çok çalışmalısın.You must turn over a new leaf and work as hard as possible.
Yeni bir sayfa açacağım ve çok sıkı İngilizce çalışacağım.I'll turn over a new leaf and study English very hard.
Kasabanın kenarında yeni bir alışveriş merkezi açıldı.A new shopping mall opened on the edge of town.
Gelecek ay Şikago'da yeni bir şube açılacak.A new branch will be opened in Chicago next month.
Yeni açılan kuyumcu, en iyi müşterilerimin bir kısmını elimden aldı.The newly-opened jewelry shop took away some of my best customers.
Taze ıstakozun görünüşü iştahımı açtı.The sight of fresh lobster gave me an appetite.
Uluslararası New Tokyo Havaalanı Narita'da açıldı.The New Tokyo International Airport was opened in Narita.
Ormanda bir yol açtık.We hacked a path through the forest.
Ofisin saat kaçtan kaça kadar açık?From what time to what time is your office open?
Açlık insan güdülerinin belkide en güçlüsüdür.Hunger is perhaps the strongest of all human drives.
Nüfus artışı, ciddi sosyal sorunlara yol açmıştır.Population growth has given rise to serious social problems.
Ben kalabalık nedeniyle yol açamadım.I could not make my way at all because of the crowd.
İnsanlar yetime acıdı.People took pity on the orphan.
Herkes çok meşgul görünüyordu ve herkesin acelesi var gibi görünüyordu.Everyone seemed to be very busy and everyone seemed to be in a hurry.
İnsanlar hayata bakış açısı yönünden çok farklı olurlar.People greatly differ in their views of life.
İnsanlar artık erkeklerin saçlarını uzatmalarına acayip olarak bakmıyorlar.People no longer consider it strange for men to let their hair grow long.
O, insanlara kendi dinlerinden dolayı acı çektirdi.He persecuted people for their religion.
Bazılarına göre hayat zevktir, diğerlerine göre acı çekmektir.To some life is pleasure, to others suffering.
Şirkette açıkça konuşmalısın.You must speak clearly in company.
Kütüphane sabah dokuzdan akşam sekize kadar açıktır.The library is open from 9 a.m. to 8 p.m.
Suyu açık bırakmayın.Don't leave the water running.
Pirinç ocağını açın lütfen.Turn on the rice cooker, please.
O, o kadar sarhoştu ki onun açıklaması mantıklı gelmedi.He was so drunk that his explanation did not make sense.
Dünyada birçok insan açlıktan ölüyor.A lot of people are starving in the world.
Dünyada bazı insanlar, açlıktan çeker.Some people in the world suffer from hunger.
Dünyada bazı insanlar açlıktan müzdariptir.Some people in the world suffer from hunger.
Siyasi mahkumlar daha iyi şartlar için açlık grevindeler.Political prisoners are on a hunger strike for better conditions.
Hükümetin iç politikası açıklandı.The Government's domestic policy was announced.
Hükümet azınlık gruba göz açtırmadı.The government clamped down on the minority group.
Hava muhtemelen açacak.The sky is likely to clear up.
Hava açacak.It's going to clear up.
Hava açıyor. Bir şemsiye getirmeme gerek yoktu.The weather is clearing up. I needn't have brought an umbrella.
Eğer hava açarsa, ormanda yürüyüşe gideceğiz.If the weather clears up, we'll go for a walk in the forest.
Hava açıyor.It is clearing up.
Ne olursa olsun, açılış töreni dokuzda başlayacak.Rain or shine, the opening ceremony is to begin at nine.
Neyin doğru olduğuna inandığını açıkça söyleme cesaretine sahip olmalısın.You ought to have the courage to speak out what you believe to be right.
Açıkçası, ondan hoşlanmıyorum.Frankly speaking, I don't like her.
Yaşamak, acı çekmektir.To live is to suffer.
Öğrenciler açıkça konuşmaktan korkarlar.The students are afraid to speak out.
Elimden geldiği kadar onu sana açıklamaya çalışacağım.I'll try to explain it to you to the best of my ability.
Bir yeşil ışık açık.A green light is on.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod