Üç farklı açıya ayarlanabilen bir direksiyondan oluşur: 22, 44 ve 60 derece.它拥有一个可以调节为22°、44°或是60°的支架。
Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden, onları koruyan, onlara acıyan demektir.而有應公也常因為靈異神蹟,而在信仰中升格成正神,成為地方守護神。
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.进食管不会带来疼痛,也不会妨碍病人自主进食。
Mezarı başında ağlayan hayvanlar Manas'a ağıt yakarlar ve Göktanrı acıyarak Manas'ı diriltir.屍鬼封禁 施術者須犧牲生命,將自己及受術者的靈魂封印至死神腹內的封印術。
Bunlardan bazıları şunlardır: Açiyalatopa tüy yerine bıçakları olan bir canavardır.이 휘장의 다른 형태로는 검은 십자 대신 검은 독수리 무늬가 그려져 있는 형태가 있다.
Fakat Antigone bu acıya daha fazla katlanamadı ve intihar etti.דיאגו שלא יכל לשאת עוד את הכאב ואת הפרידה נפל מת.
Planck, bu acıya metanetle dayandı.מרקוב זכר את כאב העקיצה שהופיע עם הדקירה.
Tanrılar kıza acıyarak onu mersin ağacına dönüştürürler.За наказание боговете я превърнали в дърво.
Harry, acıyarak Malfoy ve Goyle'u kurtarırlar.Trio uspijeva pobjeći i spasiti Draca i Goyle.
Tanrılar kıza acıyarak onu mersin ağacına dönüştürürler.Bohovia sa nad ním však zľutovali a premenili ho na vodného vtáka potápku.
Werther’in bu acıya dayanması ise imkânsızdır.Werther zasluti, da je zanj nedosegljiva.
Fakat Antigone bu acıya daha fazla katlanamadı ve intihar etti.Raganosis buvo jau pasenęs, kentė skausmus, nebegalėjo atsikelti.
Bunlardan bazıları şunlardır: Açiyalatopa tüy yerine bıçakları olan bir canavardır.Mõnedel keelpillidel on puidust kõlalaua asemel kõlakastile tõmmatud loomanahk, nt bandžol.
ABC üçgeni , sağdaki etiketsiz açı, sarı dik açıdan turuncu açıya. .삼각형ABC, 표시가 안된 각부터 오른쪽으로 가면서 적어볼게요. 노란색 각, 주황색 각 순서로 말이죠.
ABC üçgeni , sağdaki etiketsiz açı, sarı dik açıdan turuncu açıya. .Trojúhelník ABC, zapisuji to od toho neoznačeného úhlu, přes ten žlutý pravý úhel, k tomu oranžovému úhlu.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Az éhezők és a sérültek a fájdalmukat jelezték, azt, hogy segítségre van szükségük.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Gente che soffriva la fame, ferita segnalava le situazioni di pericolo, segnalava il bisogno di aiuto.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Głodni i ranni ludzie, informowali o swoim cierpieniu, o tym, że potrzebują pomocy.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Hungrige und verletzte Menschen signalisierten ihre Not, signalisierten ihre Hilfebedürftigkeit.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.배고프거나 다친 사람들은 자신들의 고통을 알리고 도움이 필요하다며 메세지를 보냈습니다.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.La gente hambrienta y herida manifestaba su angustia y la necesidad de ayuda.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Les gens qui avaient faim et souffraient manifestaient leur détresse, manifestaient leur besoin d'aide.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Människor som var hungriga och skadade visade sin nöd, visade sitt behov av hjälp.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Mensen die honger en pijn hadden, lieten dat met berichten weten, vroegen zo om hulp.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Những người đang đói và đang đau đớn ra hiệu sự đau đơn của họ, ra hiệu họ cần giúp đỡ
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Oamenii care erau răniţi şi înfometaţi îşi anunţau problema, îşi anunţau nevoia de ajutor.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Άτομα που πεινούσαν και πονούσαν έστελναν για την απελπισία τους, έστελναν για την ανάγκη τους για βοήθεια.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Голодні та травмовані люди повідомляли про своє нещастя, просили про допомогу.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Раненые и голодные люди сигнализировали о своей беде, просили о помощи.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Хора, които бяха гладни и пострадали споделяха своето страдание, споделяха нуждата си от помощ.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.אנשים שהיו רעבים וכואבים סימנו את המצוקה שלהם, סימנו את הצורך שלהם בעזרה.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.الناس الذين كانوا جوعانين ومصابين كانوا يبثون محنتهم، كانوا يبثون حاجتهم للمساعدة.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.悲痛な叫びや 援助を求める声を発信しました ポルトープランスの路上では
Acıya duyarsız bir hasta ve steril bir operasyon alanında artık her şey olabilirdi, sınır yoktu.Cu pacientul insensibil la durere și un câmp operator steril, toate pariurile erau gata, cerul era limita.
Acıya duyarsız bir hasta ve steril bir operasyon alanında artık her şey olabilirdi, sınır yoktu.환자가 수술중 고통을 느끼지 못하게 되고 수술하는 곳은 무균상태로 하여 더 이상 수술의 성공이 운이 아니게 되었고, 더 이상의 한계는 없어 보였습니다.
Acıya duyarsız bir hasta ve steril bir operasyon alanında artık her şey olabilirdi, sınır yoktu.Z pacjentem, który nie odczuwał bólu i sterylną salą operacyjną, ryzyko nie istniało, nie było ograniczeń.
Acıya duyarsız bir hasta ve steril bir operasyon alanında artık her şey olabilirdi, sınır yoktu.Με τον ασθενή αναίσθητο κι ένα αποστειρωμένο περιβάλλον τα εμπόδια είχαν καταρριφθεί.
Acıya duyarsız bir hasta ve steril bir operasyon alanında artık her şey olabilirdi, sınır yoktu.Пациенты, не чувствующие боли, и стерильная операционная открывали хирургии невиданные горизонты.
Acıya duyarsız bir hasta ve steril bir operasyon alanında artık her şey olabilirdi, sınır yoktu.כשהחולה אינו מרגיש כאב ואיזור ניתוח סטרילי כבר לא היו הימורים, והשמיים היו הגבול.
Acıya duyarsız bir hasta ve steril bir operasyon alanında artık her şey olabilirdi, sınır yoktu.手術野を無菌状態にし 手術の成功不成功は賭けではなくなり、空以外の限界はなくなりました 今ではどの臓器にでも手術を行うことができるようになりました
Açıya, Karmaşık Sayı'nın "argümanı";이 각도는 복소수의 각도라고 불리고
Açıya, Karmaşık Sayı'nın "argümanı";Tomuto se říká argument komplexního čísla.
Açıya, Karmaşık Sayı'nın "argümanı";וזו נקראת הארגומנט של המספר המרוכב
Açıya, Karmaşık Sayı'nın "argümanı";وهذا فعلياً مانسميه فرضية العدد المركب
Açıyı iki eş açıya bölmek istiyoruz. .Chceme ho rozpůlit. Nakreslím to trochu lépe, pořád to ještě nevypadá...
Açıyı iki eş açıya bölmek istiyoruz. .다시 두개로 나누면, 좀 더 잘 그리면, 그림이
Açıyı iki eş açıya bölmek istiyoruz. . Şimdi oldu.Det kan vi godt tegne lidt bedre. . .
Açıyı iki eş açıya bölmek istiyoruz. .ذلك-- نريد ان نقسمها الى زاويتان، نريد ان نقسمها الى زاويتان دعوني ارسم بشكل افضل، فرسمي
Adam: Bir süre acıyacak.Brucerà per un po'.
Adam: Bir süre acıyacak.Ça va piquer pendant un petit moment.
Adam: Bir süre acıyacak.Chvíli to bude štípat.
Adam: Bir süre acıyacak.Das wird eine Weile brennen.
Adam: Bir süre acıyacak.Det kommer att brännas en stund.
Adam: Bir süre acıyacak.Het zal nog wel een tijdje prikken.
Adam: Bir süre acıyacak.남자: 당분간은 좀 따끔거릴 거야.
Adam: Bir süre acıyacak.Még fájni fog egy darabig.
Adam: Bir süre acıyacak.Vai arder durante um bocadinho.
Adam: Bir süre acıyacak.Θα συνεχίσει να τσούζει για λίγο.
Adam: Bir süre acıyacak.الرجل: ستؤلمك لفترة وجيزة.
Adam: Bir süre acıyacak.これで拭いて