Ana içeriğe geç
Sözlük

acıya ile cümle

acıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dedi ki: "Doğrusu, egonuz sizi bir işe sürüklemiş. Bana düşen (bu acıya) güzelce dayanmaktır.[Jacob] said, "Rather, your souls have enticed you to something, so patience is most fitting.
O, acıyanların en merhametlisidir.His mercy is far greater than that of others."
Bu açıya iliştirAttach to this angle
Bu açıya göre çevirRotate by this angle
Bu fonksiyon radyan açıyı derece açıya dönüştürür.This function transforms a radian angle to a degree angle.
Bu fonksiyon derece açıyı radyan açıya dönüştürür.This function transforms a degree angle to a radian angle.
Sırbistan'da Tatlı Acıya DönüyorSerbia's Sweet Turns Sour
Böyle bir senaryo için gereken açıya Brewster açısı denir.[3]The angle of incidence required for such a scenario is known as Brewster's angle.[3]
Fundus yuvarlak yapıda olup kesenin tabanını oluşturur ve karın duvarına bakan bir açıya sahiptir.The fundus is the rounded base, angled so that it faces the abdominal wall.
Meyveden çıkan trikomlar gibi küçük iğneler deriye yırtılabilir ve hafif acıya neden olabilir.Small needle like trichomes from the fruit can break off into skin, causing minor agitation.
Birçok kadın, tedavi eksikliği nedeniyle uzun süreli acıya katlanmış veya erken ölüme uğramıştır.Many women endured prolonged suffering or a premature death due to the lack of treatment.
Acıya rağmen, Jones ilk sezonu bitirdi.Despite the pain, Jones finished the first season.[15]
Motorlar yukarı doğru keskin bir açıya sahipti.The engines were canted sharply at an upward angle.
Uyarıcının normal acıya verdiği tepkiye verilenden daha şiddetli olarak hiperaljeziden farklıdır.It is different from hyperalgesia, an exaggerated response from a normally painful stimulus.
Harry, acıyarak Malfoy ve Goyle'u kurtarırlar.Die Vier entscheiden sich, dass sie versuchen werden, Meggie und Fenoglio zu retten.
Bu aşamanın sonunda yollanılan açıya göre değişmekle füze 150 ilâ 400 km irtifaya ulaşır.Um die maximale Schussdistanz von 80 km zurückzulegen benötigt die Rakete 165 Sekunden.
İsa çektiği acılara ve ölümüyle acıya yeni bir anlam kazandırmıştır.Er warb für einen anderen Umgang mit Tod und Trauer.
Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden, onları koruyan, onlara acıyan demektir.Wer glaubet und getaufft wirdt, der wirdt selig werden, wer aber nicht glaubet, der wird verdampt werden.
Fakat Antigone bu acıya daha fazla katlanamadı ve intihar etti.Majnu erträgt dieses Leid nicht und stirbt kurz darauf.
Bu acıya katlanamıyorum.Je ne peux pas supporter cette douleur.
Bu acıya dayanamıyorum.Je ne peux pas supporter cette douleur.
Tanrı Apollon, Cygnus’a acıyarak onu gökyüzüne Kuğu takımyıldızı olarak koyar.Zeus récompensa le dévouement de Cygnus en le plaçant dans le ciel comme un cygne.
Tanrılar kıza acıyarak onu mersin ağacına dönüştürürler.Les dieux entendent sa prière et la transforment en arbre.
Parmağa darbe geldiğinde keskinleşerek acıya dönüşür.Au fur et à mesure que l'épaule se bloque, la douleur se réduit.
Hüseyin'in 4 yaşındaki kızı Sakine bin Hüseyin acıya dayanamayarak vefat etti.Sólo sobrevivió una niña de 4 años, Cecelia Cichan, que sufrió heridas graves.
Üç farklı açıya ayarlanabilen bir direksiyondan oluşur: 22, 44 ve 60 derece.Cuenta con un kickstand que puede ser ajustado a 3 ángulos: 22°, 44° y 60°.
Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden, onları koruyan, onlara acıyan demektir.Los que le hacían callar, son los que le dan ánimo para que crea en él.
Çember çevresi 360 derece veya 400 gradlık açıya sahiptir.Transportador con forma circular graduado en 360° o 400°.
Açıyı üçe bölme: Verilen bir açıyı birbirine eşit üç küçük açıya bölme.Especial cuidado con las letras, que se dividirán en 3 más pequeñas.
Neden bu kadar acıya maruz kaldığını anlayamadım.' dediği tek kişi." ifadelerini kullandı.Nadie sabe cuánta soledad siente la primera dama», dijo.
Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden, onları koruyan, onlara acıyan demektir.(EN) The Believers - I credenti del male, su AllMovie, All Media Network.
Kendimi acıya katlanabilir sanırdım (...) ancak falakanın verdiği acı hiçbir acıyla kıyaslanamaz (...)Non potevo neppure dubitare che non ritrasmettesse abbastanza fedelmente il contenuto della riunione (...).
Planck, bu acıya metanetle dayandı.Dürer preparò questa pala con la massima cura.
Eski insanlar acıya bizim baktığımız gibi bakmıyorlardı.Мои друзья даже не могли смотреть на меня так же.
Fakat Antigone bu acıya daha fazla katlanamadı ve intihar etti.Люси не может больше терпеть невыносимый страх и совершает самоубийство.
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.الانبوبة ليست مؤلمة ولا تمنع المرضى من تناول الطعام بالفم، إذا رغبوا في ذلك.
Östrojen hormonu kadınların yüksek acıya dayanmasını sağlar.De beet van de vrouwtjes veroorzaakt veel pijn.
Ben bu acıya artık dayanamıyorum.Ik kan niet meer tegen deze pijn.
Acıya daha fazla katlanamam.Ik kan de pijn niet meer uitstaan.
Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden, onları koruyan, onlara acıyan demektir.Wierni modlą się do niej, aby pomogła umocnić w wierze siebie i innych.
Dış açılarının hesaplanması 360÷7=51.4285714286 gibi tam sayı olmayan bir açıya denk gelir.Drugi cykl łączy pozostałe typy w kolejności, którą przedstawia ułamek 1:7 = 0,142857142857...
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.Zbigniew Gaciong Dlaczego pacjenci nie biorą leków?
Devrenin elektrik alanı üstünde enerji akışı 3 tane doğru açıya sahiptir.Med power Up fungerar det i tre riktningar.
Bir elektromanyetik dalga her iki alanın da salınım doğrultusuna dik açıya sahip bir yönde hareket eder.En elektrisk dipol i ett elektriskt fält försöker alltid ställa in sig i fältets riktning.
Fakat Antigone bu acıya daha fazla katlanamadı ve intihar etti.Morgoth kom aldrig att repa sig efter dessa sår och kom hädanefter att halta.
Planck, bu acıya metanetle dayandı.Гілл, скорчившись від болю, впав на канвас.
Artık acıya tahammül edemiyorumЯ більш не можу терпіти цей біль.
Işığın tam yansıma yaptığı yerin başlangıç sınırını işaretleyen açıya “sınır açısı” adı verilir.Unghiul ce marchează limita la care reflexia totală începe se numește unghi limită al mediului.
Midas'ın durumuna acıyan tanrı Dionisos krala Paktalos Irmağı'nda yıkanmasını söylemiş.Zeul l-a îndemnat pe regele Midas să se scalde în apele râului Pactolus.
Fakat Antigone bu acıya daha fazla katlanamadı ve intihar etti.Athalarik ezt nem bírta elviselni és meghalt.
Werther’in bu acıya dayanması ise imkânsızdır.Werther csalódására azonban ez a szerelem beteljesületlen marad.
Kızın haline acıyan Charlie sesini çıkartmaz ve parasını kıza bırakıp sessizce uzaklaşır.Steve semmit nem tesz ennek megakadályozására és gúnyolódik a lányon.
Kraliçe, "Zulüm ve acıya dair her şey" diye tarif ettiği kutlamalara katılmak zorunda kaldı.Häntä alettiin palvoa "toiveita täyttävänä Inarina", onnen ja vaurauden kamina.
Parmağa darbe geldiğinde keskinleşerek acıya dönüşür.Όταν αφήσουμε το στόμιο, η ηρεμία διαταράσσεται.
Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden, onları koruyan, onlara acıyan demektir.Derudover findes det som sammensatte ord Troende, Trofast, Tiltro eller Overtro.
Kraliçe, "Zulüm ve acıya dair her şey" diye tarif ettiği kutlamalara katılmak zorunda kaldı.Denne ærefrygt drev ham også til at kræve, at der skulle tales om "de hedengangne Konger med Hede og Ømhed".
Bunun ardından, bütün bunların bir gün değişeceği ve Tanrı'ın İsrail'e tekrar acıyacağı kehanetinde bulunulur.Men Jesus prøvede ikke Gud af og viste sig igen som den der modstod de fristelser som israelitterne faldt for.
Midas'ın durumuna acıyan tanrı Dionisos krala Paktalos Irmağı'nda yıkanmasını söylemiş.Dionisos mendengar doa Midas dan menyuruhnya mencuci tangannya di sungai Paktolos.
Planck, bu acıya metanetle dayandı.Max Planck kham chịu những thảm hoạ này với một sự điềm tĩnh bất động.
Planck, bu acıya metanetle dayandı.作中ではパッキーがこの病気にかかっていた。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod