Ana içeriğe geç
Sözlük

acıya ile cümle

acıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi, bu açının şu açıya eşit olduğunu biliyoruz.Tak, sme len hovorím, že tento uhol sa rovná tento uhol
Şimdi, bu açının şu açıya eşit olduğunu biliyoruz.Tehát mi vagyunk csak azzal, hogy ez a szög egyenlő szög
Şimdi, bu açının şu açıya eşit olduğunu biliyoruz.Просто отбелязваме, че този ъгъл е равен на този ъгъл.
Şimdi, bu açının şu açıya eşit olduğunu biliyoruz.ما نقوله هنا هو ان هذه الزاوية تساوي تلك الزاوية
Şimdi, bu açının şu açıya eşit olduğunu biliyoruz.まあ、もう一度これらのできる代替の内角
Şimdi bu üçgendeki başka bir açıya bakalım.Agora, pensemos noutro ângulo do triângulo
Şimdi bu üçgendeki başka bir açıya bakalım.이제 이 삼각형의 다른 각에 대해 생각해 봅시다.
Şimdi bu üçgendeki başka bir açıya bakalım.Maintenant, regardons un autre angle de ce triangle.
Şimdi bu üçgendeki başka bir açıya bakalım.Nyní, budeme uvažovat jiný úhel z tohoto trojúhelníku.
Şimdi bu üçgendeki başka bir açıya bakalım.Teraz budeme uvažovať o inom uhle z tohto trojuholníka.
Şimdi bu üçgendeki başka bir açıya bakalım.עכשיו, בואו נחשוב על עוד זוית במשולש הזה,
Şimdi diğer açıya geçebiliriz.I możemy się zabrać za kolejny kąt.
Şimdi diğer açıya geçebiliriz.다른 각도 한번 해볼까요
Şimdi diğer açıya geçebiliriz.Nu kan vi finde den anden vinkel.
Şimdi diğer açıya geçebiliriz.Skúsme odmerať tento uhol.
Şimdi diğer açıya geçebiliriz.Можем да вземем и друг ъгъл.
Şimdi diğer açıya geçebiliriz.وبامكاننا ان نحصل على الزاوية الاخرى
Şimdi diğer açıya geçebiliriz.では、この角度を測ってみましょう。
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›A dám vám zľutovanie, a zľutuje sa nad vami, a dá vám, aby ste sa navrátili do svojej zeme.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›És irgalmasságot cselekszem veletek, hogy irgalmas legyen hozzátok, és lakni hagyjon titeket a ti földeteken.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›E vos concederei misericórdia, para que ele tenha misericórdia de vós, e vos faça habitar na vossa terra.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Ich will euch Barmherzigkeit erzeigen und mich über euch erbarmen und euch wieder in euer Land bringen.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Îi voi insufla milă de voi, şi se va îndura de voi, şi vă va lăsa să locuiţi în ţara voastră.`
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›In izkažem vam usmiljenje, da se vas usmili in vam dovoli vrniti se na domača tla.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Ja minä annan teille armon, niin että hän teitä armahtaa ja antaa teidän palata takaisin maahanne.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Jeg vil lade eder finde Barmhjertighed, og han skal forbarme sig over eder og lade eder bo i eders Land.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›내가 너희를 긍휼히 여기리니 그로도 너희를 긍휼히 여기게 하여 너희를 너희 본향으로 돌려 보내게 하리라 하셨느니라
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Nadto zjednam wam łaskę, aby się zmiłował nad wami, i dał się wam wrócić do ziemi waszej.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Nadto způsobím vám milost, aby se slitoval nad vámi, a dal se vám navrátiti do země vaší.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Os mostraré misericordia, de manera que él se compadecerá de vosotros y os hará volver a vuestra tierra
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Ta sẽ thương xót các ngươi, hầu cho vua ấy cũng thương xót các ngươi, và cho các ngươi trở về trong đất mình.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Και θελω δωσει οικτιρμους εις υμας, δια να οικτειρη υμας και να επιστρεψη υμας εις την γην υμων.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›И явлю к вам милость, и он умилостивится к вам и возвратит вас в землю вашу.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Ще ви покажа милост, Тъй щото той да ви пожали И да ви върне в земята ви.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›ואתן לכם רחמים ורחם אתכם והשיב אתכם אל אדמתכם׃
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›واعطيكم نعمة فيرحمكم ويردكم الى ارضكم
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›我 也 要 使 他 發 憐 憫 、 好 憐 憫 你 們 、 叫 你 們 歸 回 本 地
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›我 也 要 使 他 發憐憫 、 好憐憫 你 們 、 叫 你 們歸 回 本地
Sınıfta yaptıkları gibi, bu açının bu açıya eşit olduğunu veDen her vinkel er lig med den her vinkel,
Sınıfta yaptıkları gibi, bu açının bu açıya eşit olduğunu ve수업에서 하는 방식이죠
Sınıfta yaptıkları gibi, bu açının bu açıya eşit olduğunu veSe ti dicessi che questo angolo e' uguale a questo angolo
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Aniž mi dá oddechnouti, ale sytí mne hořkostmi.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.care nu mă lasă să răsuflu, mă satură de amărăciune.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Er läßt meinen Geist sich nicht erquicken, sondern macht mich voll Betrübnis.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Han unnar mig icke att hämta andan; nej, med bedrövelser mättar han mig.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Hij maakt mij het ademen onmogelijk en vult mij in plaats daarvan met bittere gedachten.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.ikke lader mig drage Ånde, men lader mig mættes med beskeing.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.joka ei anna minun vetää henkeäni, vaan täyttää minut katkeralla tuskalla.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.나로 숨을 쉬지 못하게 하시며 괴로움으로 내게 채우시는구나
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Não me permite respirar, antes me farta de amarguras.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Nedá mi oddýchnuť si, ale ma sýti horkosťami.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Nem hagyna még lélekzetet se vennem, hanem keserûséggel lakatna jól.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Ngài không để cho tôi hả hơi ; Nhưng_Ngài khiến tôi no đầy sự cay_đắng ,
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Ngài không để cho tôi hả hơi; Nhưng Ngài khiến tôi no đầy sự cay đắng,
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Nie dopuszcza mi odetchnąć, owszem mię nasyca gorzkościami.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.No me deja cobrar aliento, sino que me colma de amarguras
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.non mi lascia riprendere il fiato, anzi mi sazia di amarezze
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Qui ne me laisse pas respirer, Qui me rassasie d`amertume.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.še sape mi ne da vase potegniti, a siti me z bridkostjo.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.som ikke vilde tillate mig å dra ånde, men vilde mette mig med lidelser.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod