Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.倘 若 人 為 叫 良 心 對 得 住 神 、 就 忍 受 冤 屈 的 苦 楚 、 這 是 可 喜 愛 的
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.倘若 人 為 叫 良心 對 得 住 神 、 就 忍受 冤屈 的 苦楚 、 這是 可喜 愛的
Hipotenüs açıya göre değişmediğine göre yine 5 olur.빗변은 각에 관계없으므로 위의 그림과 같겠죠. 빗변은 각에 관계없으므로 위의 그림과 같겠죠. 그러므로 빗변의 길이는 여전히 5입니다.
Hipotenüs açıya göre değişmediğine göre yine 5 olur.Iste, prepona je stále rovnaká, nech si vyberieme ktorýkoľvek z uhlov. Takže prepona je 5.
Hipotenüs açıya göre değişmediğine göre yine 5 olur.Vâng, Pitago là có là như vậy bất kể góc mà bạn chọn, Vì vậy, Pitago bây giờ sẽ là 5,
Hipotenüs açıya göre değişmediğine göre yine 5 olur.טוב, אז היתר תמיד יהיה זהה, בלי קשר לזוית שתבחרו, אז היתר הולך להיות עכשיו 5,
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Daca intram, atunci inima mea, am crezut ca o sa doara atat de tare aici.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Gdybym weszła, wtedy moje serce, myślałam, że chyba by mi pękło.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Jika aku masuk, maka hatiku... Aku pikir itu akan sangat menyakitkan di sini.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Nếu tôi vào trong, thì trái tim tôi... Tôi nghĩ nó sẽ đau ở đây lắm.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Om jag gick in, mitt hjärta Jag trodde det skulle göra så ont precis här.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Se fossi entrata, allora il mio cuore, ho pensato che avrebbe fatto tanto male proprio qui.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Si j'y allais, mon coeur... j'ai pensé que j'aurais encore plus mal.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Toen ik naar binnen ging, mijn hart, het deed zoveel pijn hier.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.When ich reingehen würde, dann würde mein Herz, Ich dachte, dass es genau hier so weh tuen würde.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Αν έμπαινα μέσα, τότε η καρδιά μου, νόμιζα πως θα με πονούσε τόσο πολύ εδώ.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Если бы я пошла, тогда бы сердце... Я подумала, было бы очень больно вот здесь.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.أذا ذهبت لداخل , عندها قلبي ....ـ أعتقد بأن سيتضرر كثيرا هنا
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.ここがすご~く痛む気がして 今年は本当に俺一人だな
İkisi de aynı açıya sahipler, paylaşmıyorlar ama ABE açısı ile CBE açısı birbirine eşit.두개의 같은 각이 있다는 것이다. 각 ABE는
İkisi de aynı açıya sahipler, paylaşmıyorlar ama ABE açısı ile CBE açısı birbirine eşit.Het eerste dat je moet weten is dat we hier twee rechte driehoeken hebben.
İkisi de aynı açıya sahipler, paylaşmıyorlar ama ABE açısı ile CBE açısı birbirine eşit.--كلاهما لديهم نفس الزاوية، لا يتشاركان بها بل ان الزاوية ABE تطابق
İsterseniz bulmak istediğimiz açıya teta2 diyelim. -Та малко извиване ще има там.
Kahramanlığa vurgu yapılmaksızın, sadece insanların çektiği acıya odaklanan bir resim bu.Et il y a une vraie percéption de la souffrance humaine avec un manque de heroïsme à la fin.
Kahramanlığa vurgu yapılmaksızın, sadece insanların çektiği acıya odaklanan bir resim bu.Vidíme v něm opravdové vcítění do lidského utrpení, které není završeno hrdinstvím.
Kahramanlığa vurgu yapılmaksızın, sadece insanların çektiği acıya odaklanan bir resim bu.W obydwu obrazach widać głębokie cierpienie ludzkie. Nie są to dzieła o bohaterach.
Kahramanlığa vurgu yapılmaksızın, sadece insanların çektiği acıya odaklanan bir resim bu.Y hay en realidad un sentido real del sufrimiento humano con una falta de heroísmo al final.
Kahramanlığa vurgu yapılmaksızın, sadece insanların çektiği acıya odaklanan bir resim bu.(Ж) Здесь чувствуется человеческое страдание (Ж) без примеси героизма.
Kahramanlığa vurgu yapılmaksızın, sadece insanların çektiği acıya odaklanan bir resim bu.І тут присутній справжній дух людського страждання з нестачею героїзму в кінці.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Ce n'est pas de fuir les deuils, mais d'entrer dans la peine, de s'abandonner au chagrin.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Het kan niet worden gekocht of geregeld of met bommen gemaakt. Het is dieper. Het is een proces.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Không chạy trốn khỏi mất mát, nhưng tiếp nhận đau buồn, đầu hàng sự đau khổ.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.상실을 피하는 것이 아니고, 슬픔을 체험하고, 그것을 받아들이는 것입니다
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Não é fugir da perda, é aceitar a dor, é entregar-se ao sofrimento.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Nem fut el a veszteség elől, hanem belemerül a bánatba, aláveti magát a szomorkodásnak.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Nicht vor Verlusten davonzulaufen, sondern Trauer anzunehmen, sich dem Leid zu ergeben.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Nie uciekanie przed utratą, ale mierzenie się z żalem, poddanie się smutkowi.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.No escapar de las perdida, pero aceptar el duelo, rendirse ante el dolor.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Non rifuggire la perdita, ma tuffarsi nel lutto, arrendersi alla tristezza.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Nu să fugi de pierdere, ci să intri în doliu, să te predai durerii.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Tidak lari dari kehilangan, tetapi memasuki dan menyerah kepada kesedihan.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Να μην αποφεύγεις την απώλεια, αλλά να θρηνείς, να παραδίνεσαι στη θλίψη.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Да не бягаш от загубата, а да навлезеш в скръбта, да се предадеш на болката.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.לא בורח מאובדן, אלא נותן לעצב להכנס, נכנע לצער.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.ليس الهروب من الخسارة، لكن الدخول في الكآبة، الإستسلام الى الأسى.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.真のセキュリティとは知らないことを知ることではなく
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!(108:12) да не будет сострадающего ему, да не будет милующего сирот его;
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!Älköön kukaan osoittako hänelle laupeutta, älköönkä kukaan armahtako hänen orpojansa.
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!ingen være langmodig imod ham, ingen ynke hans faderløse;
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!Jangan ada yang baik hati kepadanya, atau menyayangi anak-anak yang ditinggalkannya
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!저에게 은혜를 계속할 자가 없게 하시며 그 고아를 연휼할 자도 없게 하시며
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!La ham ikke finne nogen som bevarer miskunnhet imot ham og la ingen forbarme sig over hans farløse barn!
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!legyen néki, a ki kegyelmet mutasson [iránta,] és ne legyen, a ki könyörüljön az õ árváin!
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!Må ingen finnas, som hyser misskund med honom, och ingen, som förbarmar sig över hans faderlösa.
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!Não haja ninguém que se compadeça dele, nem haja quem tenha pena dos seus órfãos!
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!Ne bodi mu nikogar, ki mu dobroto pomoli, in nihče naj ne izkaže usmiljenja sirotam njegovim.
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!Nebudiž, kdo by mu chtěl milosrdenství prokázati, aniž buď, kdo by se smiloval nad sirotky jeho.
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!Nech nemá nikoho, kto by mu preukázal milosť, ani nech nie je toho, kto by sa zmiloval nad jeho sirotami.
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!Nessuno gli usi misericordia, nessuno abbia pietà dei suoi orfani
Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın!Nguyện chẳng ai làm ơn cho nó, Không ai có lòng thương xót con mồ côi nó.