Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.중한 변리로 자기 재산을 많아지게 하는 것은 가난한 사람 불쌍히 여기는 자를 위하여 그 재산을 저축하는 것이니라
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Kto rozmnaża majętność swoję z lichwy i z płatu, temu ją zbiera, który ubogiemu szczodrze będzie dawał.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.O que aumenta a sua riqueza com juros e usura, ajunta-a para o que se compadece do pobre.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Ten, kto rozmnožuje svoj majetok úžerou a úrokom, shromažďuje ho tomu, kto sa zľutováva nad chudobnými.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Wer sein Gut mehrt mit Wucher und Zins, der sammelt es für den, der sich der Armen erbarmt.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Ο αυξανων την περιουσιαν αυτου δια τοκου και πλεονεξιας συναγει αυτην δια τον ελεουντα τους πτωχους.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Който умножава имота си с лихварство и грабителство Събира го за този, който показва милост към сиромасите.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Умножающий имение свое ростом и лихвою соберет его для благотворителя бедных.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.מרבה הונו בנשך ובתרבית לחונן דלים יקבצנו׃
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.المكثر ماله بالربا والمرابحة فلمن يرحم الفقراء يجمعه.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.人 以 厚 利 加 增 財 物 、 是 給 那 憐 憫 窮 人 者 積 蓄 的
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.人 以 厚利 加增 財物 、 是 給那憐憫窮 人者 積蓄的
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.그래서 우리는 지금 이 각에 대해서만 이야기하고 있는 겁니다.
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.Maar we concentreren ons nu op deze hoek hier
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.Ma ci stiamo concentrando su questo angolo qua.
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.Mais pour l'instant nous nous intéressons à cet angle-là.
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.Mas estamos apenas focados neste ângulo aqui.
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.Men vi fokusera bara på denna vinkel höger över här.
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.Men vi fokusere kun på denne vinkel lige her.
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.Mutta olemme vain keskittymällä Tämä kulma juuri tänne.
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.Nhưng chúng tôi đang chỉ tập trung vào góc này ngay trên đây.
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.Pero sólo estamos enfocando este ángulo derecho por acá.
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.Zamerajme sa teda na tento uhol.
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.Αλλά εμείς απλώς εστιάζοντας γωνία αυτή δικαίωμα εδώ.
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.Если бы речь пошла о том угле, то вот эта зелёная сторона была бы противолежащей, а эта жёлтая - прилежащей.
Fakat şimdilik sadece buradaki açıya odaklanıyoruz.אבל אנחנו רק מתמקדים כרגע על הצלע הזו כאן.
F buradaki iki komşu açıya eşit. .2つの角度の和となります。 角を2つの三角形の角に分割したため,
F buradaki iki komşu açıya eşit. .Het is gelijk aan een totale maat van deze twee nabijgelegen hoeken aan deze kant hier.
F buradaki iki komşu açıya eşit. .이는 여기 있는 인접한 두 각의 합과 일치하니깐
F buradaki iki komşu açıya eşit. .Vi bruger den lilla farve til I. J er udtrykket lige her.
F eşittir K artı L F buradaki iki komşu açıya eşit. .Rovná sa súčtu veľkostí týchto dvoch priľahlých uhlov.
F'yi iki açıya bölelim şimdi. . .2つの異なる大きさをもった角と言うべきでしょうか。 f=, f=,かなり文字を使ってしまいました。
F'yi iki açıya bölelim şimdi. . .그렇게 f를 두 부분으로 나누면 아니면 두 각의 수치라고 생각하셔도 됩니다. 이렇게 각 f를ㅡ
F'yi iki açıya bölelim şimdi. . .Hvis vi skriver det hele, bliver det 900 minus G. Vi erstattede faktisk ikke noget, så vi kan skrive G.
F'yi iki açıya bölelim şimdi. . .Poďme si ho rozdeliť na dva uhly, alebo teda dve veľkosti uhlov.
Garip bir sekilde burdaki aciya benziyor.Det ligner fuldstændig den vinkel, vi har lige her ovre.
Garip bir sekilde burdaki aciya benziyor.하지만 이 작고 표족한것은 기호라고 부르기에는 부족한 것 같네요
Garip bir sekilde burdaki aciya benziyor.pour angle) et cela ressemble étrangement similaire à cet angle ici.
Garip bir sekilde burdaki aciya benziyor.und dieser sieht dem Winkel hier drüben sehr ähnlich.
Garip bir sekilde burdaki aciya benziyor.Vlastně je to podobné tady tomu úhlu, vlastně ta věc ani nevypadá jako znak. Je to zespoda placaté.
Garip bir sekilde burdaki aciya benziyor.ЪГЪЛ (това е знакa за ъгъл), всъщност прилича на ъгъл.
Garip bir sekilde burdaki aciya benziyor.الزاوية) وفي الواقع هو يبدو مشابهاً بطريقة غريبة لهذه الزاوية، لكنه مدبب
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Boć to jest łaska, jeźli kto dla sumienia Bożego ponosi frasunki, cierpiąc bezwinnie.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Denn das ist Gnade, so jemand um des Gewissens willen zu Gott das Übel verträgt und leidet das Unrecht.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.E' una grazia per chi conosce Dio subire afflizioni, soffrendo ingiustamente
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.For dette finner nåde, om nogen av samvittighet for Gud finner sig i sorger når han lider urettferdig.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Kajti to je milost, ako kdo iz vestnosti do Boga prenaša težave, po krivem trpeč.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.애매히 고난을 받아도 하나님을 생각함으로 슬픔을 참으면 이는 아름다우나
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.lebo to je milosť, ak niekto pre dobré svedomie Božie znáša zármutky trpiac nespravedlivo.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Mert az kedves dolog, ha valaki Istenrõl való meggyõzõdéséért tûr keserûségeket, méltatlanul szenvedvén.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Neb toť jest milé, jestliže kdo pro svědomí Boží snáší zámutky, trpě bez viny.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Porque esto es aceptable: si alguien soporta aflicción y padece injustamente por tener conciencia de Dios
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Sillä se on armoa, että joku omantunnon tähden Jumalan edessä kestää vaivoja, syyttömästi kärsien.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Vì nhơn cớ lương tâm đối với Ðức Chúa Trời, mà chịu khốn nạn trong khi bị oan ức, ấy là một ơn phước.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Vì nhơn cớ lương_tâm đối_với Ðức_Chúa_Trời , mà chịu khốn_nạn trong khi bị oan_ức , ấy_là một ơn phước .
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Διοτι τουτο ειναι χαρις, το να υποφερη τις λυπας δια την εις τον Θεον συνειδησιν, πασχων αδικως.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Ибо то угодно Богу, если кто, помышляя о Боге, переносит скорби, страдая несправедливо.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Се бо угодно перед Богом, кола хто ради совісти Божої переносить смуток, страждаючи не по правдї.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.כי חסד הוא לאיש אם ישבע ממררים ויענה חנם למען דעת האלהים׃
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.لان هذا فضل ان كان احد من اجل ضمير نحو الله يحتمل احزانا متألما بالظلم.