acınası ile cümle

acınası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.人生からの哀れむべき逃避である それ自体 同情には値せず
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.Așa că voiau să-i dea cel mai umil, modest, patetic titlu la care se puteau gândi.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.Así pues, quisieron darle el título más modesto, más insignificante y más lamentable que se les ocurrió.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.Chcieli mu nadać najskromniejszy, marginalny, najbardziej żałosny tytuł, jaki byli w stanie wymyślić.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.Chtěli mu dát nejskromnější, nejprostší, nejubožejší titul, jaký jen lze.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.E quindi volevano dargli il titolo più umile, più misero, più patetico che si potesse pensare.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.Így hát a legszerényebb, legalacsonyabb, legszánalmasabb titulust adták neki.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.그래서 생각해낼 수 있는 한, 가장 보잘 것 없고, 빈약해 보이면서도 동정받을 만한 칭호를 주고 싶었던거죠.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.Por isso, eles queriam atribuir-lhe o título mais humilde, indesejado e patético que pudessem imaginar.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.Så de ville give ham den mest ydmyge, tarvelige, mest ynkelige titel de kunne komme på.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.Sie wollten ihm den demütigsten, ärmlichsten, jämmerlichsten Titel geben, der ihnen einfiel.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.Ze wilden hem de nederigste, magerste, meest pathetisch denkbare titel geven.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.Поэтому они предложили присвоить ему самый простой, скромный и жалкий титул.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.Така че те искали да му дадат най-скромната, най-безлична, най-жалка титла, която може да се измисли.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.Таким чином, вони хотіли дати йому скромний, убогий, найжалюгідніший титул, який вони тільки могли придумати.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.אז הם רצו לתת לו את התואר הכי צנוע, קטן, פתטי שהם יכלו לחשוב עליו.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.لذا أرادوا أن يعطوه أكثر لقب ضئيل، متواضع، ومثير للشفقة أمكنهم التفكير فيه.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.付けたいと思いました それが "大統領" です
Çok acınası durumdasın!Chiar esti meschin!
Çok acınası durumdasın!Jesteś małostkowy!
Çok acınası durumdasın!Tu es vraiment mesquin !
Çok acınası durumdasın!Είσαι πραγματικά αξιολύπητος!
Çok acınası durumdasın!Ты действительно бедный!
Evet, Choon Sum acınası bir hayat yaşadı.Oui, Choon Sum a eu une vie misérable.
Evet, Choon Sum acınası bir hayat yaşadı.Phải, cuộc đời Choon Sum thật đáng thương.
Evet, Choon Sum acınası bir hayat yaşadı.Sí, Choon Sum llevó una vida de penurias.
Evet, Choon Sum acınası bir hayat yaşadı.Да, у Чун Сом была несчастная жизнь.
Evet, Choon Sum acınası bir hayat yaşadı.Да, Чхун Сом имаше лош живот.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Ale najpierw spójrzcie, jakim jesteśmy smutnym tłumem.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Ale najprv sa pozrime na to, aká sme to banda mizerná.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Dar înainte, uitați-vă ce mulțime nefericită suntem.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!De először is nézzük, hogy micsoda szánalmas népség is vagyunk mi.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!하지만 먼저, 우리가 얼마나 비참한 운명인지 보세요
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Maar bekijk eerst eens wat voor een ellendig zootje wij zijn.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Mais d'abord, voyons comme nous sommes une bande de misérables.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Ma prima, guardate che banda di miserabili che siamo.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Mas primeiro, vejam que grupo miserável somos.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Men først, se hvilken ulykkelig flok vi er.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Men först, se vilken miserabel hop människor vi är.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Namun pertama, lihatlah betapa sengsaranya kita.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Nejprve se ale podívejme, jak mizerně vypadáme.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Nhưng đầu tiên, hãy xem chúng ta đang rất khốn khổ như thế nào.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Pero primero, veamos qué grupo triste que somos.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Schauen Sie mal, was für ein armseliger Haufen wir sind.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Πρώτα όμως δείτε πόσο άθλιοι είμαστε.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Але спершу подивіться, які ми жалюгідні!
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Но първо, вижте колко мизерна група сме.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!Но сначала посмотрите, насколько же мы — унылая масса.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!אבל קודם, ראו כמה אנחנו עלובים.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!ولكن بداية دعوني أريكم كم نحن سيئون !
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!(笑)
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Chúng tôi thấy bản thân bị đàn áp bởi số lượng qua từng ngày khốn khổ.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Ci trovammo in inferiorità numerica un giorno disgraziato dopo l'altro.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Eram depășiți numeric, zile triste-n șir.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Kami menjumpai diri kami kalah hari demi hari malang.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Každý den, stále byli v přesile.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.우리는 이어지는 비참한 날들에 수적으로 불리하다는 것을 알았죠.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Minden egyes nyomorult nap túlerőben voltak.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Miserável dia após dia, éramos sempre a minoria.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Nos vimos superados día tras miserable día.

İlgili Sayfalar