acınası ile cümle

acınası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu noktada, Bizans filosunun acınası durumu vahim sonuçlar doğurdu.At this point, the sorry state of the Byzantine fleet had dire consequences.
Acınası estetik terimi, Klose'nin çalışmalarına atfedildi.The term "aesthetic of the pathetic" has been attributed to Klose's work.
Sığınmaevi kayıtlarına göre kızlar "acınası bir evden" kurtulmuşlardı.Documents from the asylum note that they were "rescued from a very miserable home".
Senin acınası Alman Hava Kuvvetlerinde lider olan bile benim.I'm on the leader of your limp d^cked Lufwaffe.
Fakat önce ne kadar acınası bir sürü olduğumuza bakın!But first, see what a miserable lot we are.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.It's bitter! You are really pitiful, Jang Man Ok.
Benim diyebileceğim, sen sadece acınası bir keşsin!From what I can tell, you are just a pathetic junkie!
Ve yavaş yavaş, zihnimdeki o acınası durumdan uzaklaştım.And slowly, I moved out of that miserable state of mind.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.We found ourselves outnumbered day after wretched day.
Evet, Choon Sum acınası bir hayat yaşadı.Yes, Choon Sum lived a pitiful life.
Buraya hakim acınası düzenIt's such pathetic neatness
Ve iğrenç, acınası bir halde tabağı hemen silip süpürüvermek.And zapped horribly, pathetically.
Çok acınası durumdasın!You are really petty!
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.It is a pathetic little second-rate substitute for reality -- a pitiable flight from life.
Ne kadar kaba ve acınası!.So mean and petty.
Bir de benim getirimin acınası haline bakın.I'm getting this crummy return on asset.
Mutlu olmaya çalışmak en acınası şeydir.[M.]
Abin zaten acınası bir varlıktı, Bu dünyada yaşamasına değmezdiYour brother looked like a zombie anyway, he's a worthless wretch in this world.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.So they wanted to give him the humblest, meagerest, most pathetic title that they could think of.
Evet, o kadar acınası. " [1] [2]Yeah, that's how pathetic he is."[46][47]
Ya da güzelliklerini , bencil erkekler uğrunda harcayan acınası âşıklardır.Schuldig seien vielmehr seine törichten Begleiter, die Liebenden.
Sığınmaevi kayıtlarına göre kızlar "acınası bir evden" kurtulmuşlardı.Documentos del establecimiento cuentan que las dos niñas fueron "rescatadas de una casa muy miserable".
Bu noktada, Bizans filosunun acınası durumu vahim sonuçlar doğurdu.A questo punto, lo stato miserevole della flotta bizantina ebbe pesanti ripercussioni.
Bu noktada, Bizans filosunun acınası durumu vahim sonuçlar doğurdu.Плачевное состояние византийского флота на тот момент привело к ужасным последствиям.
Sığınmaevi kayıtlarına göre kızlar "acınası bir evden" kurtulmuşlardı.Documentos do asilo falam que as duas meninas foram "resgatada de uma casa muito miserável."
Bu noktada, Bizans filosunun acınası durumu vahim sonuçlar doğurdu.Плачевний стан візантійського флоту на той момент призвів до жахливих наслідків.
Gerçek sorumlulukları olan evli bir kadın, karışık duyguları olan acınası bir kızdım.Hän oli uskonnollinen mies, jolla oli suuria tunnontuskia naida pakanallinen nainen.
Sığınmaevi kayıtlarına göre kızlar "acınası bir evden" kurtulmuşlardı.על פי מסמכים שנמצאו בבית המחסה הבנות "ניצלו מבית אומלל מאוד".
Ama yine de acınası haldeyim. ve 3, 4 gündür yoldaydım. ve şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Ale było na odwrót. Byłem w trasie od 3 do 4 dni w tygodniu. A ja pamiętam myśl:
Ama yine de acınası haldeyim. ve 3, 4 gündür yoldaydım. ve şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Şi totuşi, sunt al naibii de nefericit. Eu eram pe drumuri 3-4 yile pe săptămână.
Ama yine de acınası haldeyim. ve 3, 4 gündür yoldaydım. ve şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Y aún así, me siento desdichado. Y manejaba 3 a 4 días a la semana. Y solo recuerdo pensar:
Benim diyebileceğim, sen sadece acınası bir keşsin!¡Acordamos ser socios 50/50! ¿Socios en qué? ¡Por lo que yo veo, eres sólo un patético drogadicto!
Benim diyebileceğim, sen sadece acınası bir keşsin!Partnerzy w czym? Z tego co wiem, jesteś tylko popieprzonym ćpunem!
Bir de benim getirimin acınası haline bakın.E eu não estou ganhando praticamente nada.
Bir de benim getirimin acınası haline bakın.Já mám tuhle mizernou návratnost aktiva.
Bir de benim getirimin acınası haline bakın.Я отримую незначне повернення активів.
Bir de benim getirimin acınası haline bakın.أنا أتلقى عائد تافه على الأصول.
Bir de benim getirimin acınası haline bakın.私は年間4万ドル、彼は年間30万ドル得ています。
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.C'est amer ! Tu es vraiment pitoyable, Jang Man Ok.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.Das ist schmerzhaft!<br />Du bist echt erbärmlich, Jang Man Ok.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.E amar! Esti demna de mila, Jang Man Ok.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.E' amaro! Sei davvero pietosa,Jang Man Ok.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.Pahit! Kau benar-benar menyedihkan, Jang Man Ok.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.To jest przykre. Jesteś naprawde żałosna, Jang Man Ok.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.Είναι λυπηρό! Είσαι τόσο αξιοθρήνητη, Τζανγκ Μαν Οκ.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.ياللـمرارة! أنتِ حقاً بائسة، جانغ-مان-أُك
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Egy szánalmas kis másodrangú helyettesítése a valóságnak - sajnálatra méltó menekülés az élet elől.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Es sustituto patético, mediocre y menor de la realidad. Un abandono lamentable de la vida.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.E un biet înlocuitor de mâna a doua al realității, o fugă de viață, vrednică de dispreț.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.È un patetico sostituto di seconda mano della realtà, un patetico abbandono della vita.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Jest żałosną namiastką rzeczywistości, godną politowania ucieczką przed życiem.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Je to patetická, malá a druhoradá náhrada pre realitu -- poľutovaniahodný úlet zo života.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.이는 현실에 대한 한심하고 보잘것없는 이류급 대체물이며 삶으로부터의 가엾은 도피인것이다.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Một sự thay thế tầm thường thảm hại cho thực tại một sự trốn tránh đáng thương khỏi cuộc sống thực tại.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş."um voo lamentável da vida. "Como tal, não merece compaixão,
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Είναι ένα αξιοθρήνητο υποκατάστατο της πραγματικότητας -- Mια θλιβερή φυγή από τη ζωή.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Це убога другосортна підміна реальності - жалюгідна втеча від життя.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Это жалкая, ничтожная, второсортная подмена реальности, презренная попытка бегства от жизни.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.זהו תחליף פתטי ונחות למציאות, ובריחה עלובה מן החיים.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.إنها بديل رديء ومثير للشفقة للواقع - هروب مزر من الحياة.

İlgili Sayfalar