Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Imi place "Acum legat sus, legat jos, amanta rece se apropie, acum legat jos, e sus".
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."J'aime le : "A l'attache, fil à la patte Maitresse cruelle s'approche ; fil à la patte, mis en route. "
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Jeg synes at, "nu bundet op, bundet ned, "elskerinde grusom kommer til mig, nu bundet ned, den er oppe"
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."저는 "조여졌다 느슨해졌다 '잔인한 주인님'이 내게 다가 오셨다. 이제 느슨해졌다 끝났다"
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Mislim, da "zdaj zavezan, zdaj privezan, kruta ljubica se mi približa, zdaj privezan, je pokonci."
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Secondo me, "ora legata, legata, la crudele padrona si avvicina, ora legata."
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı.""Teraz związany sznurem, uwiązany, dominatryksa okrutna podchodzi, teraz przywiązany do dołu, jest w górze."
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Думаю, строфа "Сейчас загружен и привязан,
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Мисля че "сега вързани нагоре и надолу, жестока любовница се доближава надолу нагоре"
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı.""קשור וכבול / "גבירת אכזר התקרבה, / כבול, אין קשר."
Tam da acımasızca dövülürken,Brutális verés volt. És a brutalitás közepén András,
Tam da acımasızca dövülürken,Đó là một cuộc tra tấn rất dã man.
Tam da acımasızca dövülürken,Es waren brutale Prügel. Und während dieser Brutalität schaute einer von
Tam da acımasızca dövülürken,Foi um espancamento brutal.
Tam da acımasızca dövülürken,Fue una golpiza brutal. Y en medio de ese brutalidad,
Tam da acımasızca dövülürken,Fu un pestaggio orribile.
Tam da acımasızca dövülürken,Het was een brutale ranseling . En midden in deze brutaliteit keek één van Mr.
Tam da acımasızca dövülürken,그것은 정말 야만적인 폭력이었습니다. 이러한 폭력 속에서
Tam da acımasızca dövülürken,Les coups étaient sans pitié. Et au milieu de cette brutalité,
Tam da acımasızca dövülürken,Mlátili ich kruto.
Tam da acımasızca dövülürken, Tezsler'in oğullarından biri kafasını kaldırıp,Жестокостта била непоносима и по средата на боя един от синовете на Теслер, Андрю, го погледнал и казал:
Tam da acımasızca dövülürken,To było brutalne pobicie.
Tam da acımasızca dövülürken,Ο ξυλοδαρμός ήταν κτηνώδης.
Tam da acımasızca dövülürken,Это было жесточайшее избиение.
Tam da acımasızca dövülürken,זו היתה הכאה ברוטלית. ובאמצע הברוטליות הזו,
Tam da acımasızca dövülürken,كان ضربا وحشيا .وفي منتصف طريق تلك الوحشيه ,
Tam da acımasızca dövülürken,テスラ氏の息子の一人 アンドリューが 父を見上げて言いました
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.A my jimi zcela nemilosrdně mrháme.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.A my marnujemy je i to bezwzględnie.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.A my nimi mrháme, dosť nemilosrdne.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.Así que quiero hablar de educación y creatividad
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.Dan kita menyia-nyiakan mereka, semena-mena.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.E noi li sprechiamo, senza pietà.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.És mi eltékozoljuk, elég kegyetlenül.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.Et nous le gaspillons, sans vergogne.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.In mi jih precej neusmiljeno zapravljamo.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.Ja me hukkaamme ne, säälimättömästi.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.하지만 우린 이런 재능을 가차없이 억누르기도 하죠.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.Och vi slösar bort dem, ganska hänsynslöst.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.Og vi spilder dem, ganske tankeløst.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.Và chúng ta đã lãng phí điều đó, một cách không thương xót.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.Και τα σπαταλάμε αλύπητα.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.А ми їх розтринькуємо, доволі безтурботно.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.И ние ги прахосваме доста безмилостно.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.ואנו מבזבזים אותם, ודי באכזריות.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.ونحن نبددهم، بلا رحمة.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.だから私は教育について話したい
Ve bunu yapmamın doğru olmadığını belirten acımasız bir tepki aldım. acımasızca ve düşüncesizceydi.Ich hatte so ein Bauchgefühl, dass wir es falsch angehen. Es war sehr brachial, sehr unelegant.
Ve bunu yapmamın doğru olmadığını belirten acımasız bir tepki aldım. acımasızca ve düşüncesizceydi.Ik had een buikgevoel dat dit de verkeerde manier was om het te doen. Het was brute kracht, niet erg elegant.
Ve bunu yapmamın doğru olmadığını belirten acımasız bir tepki aldım. acımasızca ve düşüncesizceydi.그리고 이것을 하는 방법이 잘못 되어 있다고 직감을 받았습니다. 매우 억지 같았고, 우아하지 않았죠.
Ve bunu yapmamın doğru olmadığını belirten acımasız bir tepki aldım. acımasızca ve düşüncesizceydi.והייתה לי תחושת בטן שזו לא הדרך הנכונה לעשות זאת. זה היה מאוד כוחני, זה היה מאוד לא אלגנטי.
Ve bunu yapmamın doğru olmadığını belirten acımasız bir tepki aldım. acımasızca ve düşüncesizceydi.وكان لدي رد فعل غريزي بأن هذه طريقة خاطئة لتحقيق ذلك. كان عبارة عن القوة الغاشمة ، ولم يكن ذلك أنيقا بالمرة.
Ve bunu yapmamın doğru olmadığını belirten acımasız bir tepki aldım. acımasızca ve düşüncesizceydi.とても力ずくで、洗練されていませんでした。 このようは反応をしていたとは思います。仮に