Ana içeriğe geç
Sözlük

acımasızca ile cümle

acımasızca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Kör bir insanla alay etmek acımasızcadır.It is cruel to mock a blind man.
Japon ve Amerikan güçleri hâlâ acımasızca mücadele ediyorlardı.Japanese and American forces were still fighting bitterly.
Bence bir kediyi evde tutmak acımasızcadır.I think it's cruel to keep a cat indoors.
Bence bir kediyi kapalı yerde tutmak acımasızcadır.I think it's cruel to keep a cat inside.
Tom acımasızca öldürüldü.Tom was brutally murdered.
Canlı bir ıstakozu kaynar su dolu bir kaba atmak acımasızca.It's cruel to put a live lobster into a pot of boiling water.
Dan polis tarafından acımasızca dövüldü.Dan was brutally beaten by the police.
Hapishanede pedofillere acımasızca davranılır.Pedophiles are cruelly treated in prison.
Öğretmen işini kaybetti çünkü hata yapan öğrencileri acımasızca azarladı.The teacher lost his job because he cruelly berated students who made mistakes.
Mary bir saplı tava ile Tom'u acımasızca dövdü.Mary clobbered Tom with a skillet.
Tom'a yaptığın şey acımasızcaydı.What you did to Tom was cruel.
Baba evlatlık oğluna acımasızca davrandı.The dad treated his adoptive son cruelly.
O böceği acımasızca ezdi.He crushed the insect mercilessly.
Ordu acımasızca yenildi.The army were scathingly beaten.
Benimle acımasızca alay ediyorlar.They tease me mercilessly.
Tom acımasızcasına dürüsttü.Tom was brutally honest.
Saatler acımasızca geçti.The hours ticked by.
Sami'nin acımasızca öldürülmesindeki tek şüpheli Leyla'ydı.Layla was the only suspect in Sami's brutal murder.
Sami, Leyla'ya acımasızca tecavüz etti.Sami viciously raped Layla.
Leyla sopalarla acımasızca dövüldü.Layla got brutally beaten with sticks.
Tom acımasızca dövüldü.Tom was brutally beaten.
Sami acımasızca saldırıya uğradı.Sami was brutally attacked.
Sami ve Leyla, balta tutan bir adam tarafından acımasızca saldırıya uğradı.Sami and Layla have been brutally attacked by a man wielding an axe.
Tom acımasızca dövülerek öldürüldü.Tom was brutally beaten to death.
Yoldan geçenler suratlarına tükürüyor, bazen... acımasızca... dövüyorlar...The passers-by spit in his face, and sometimes beat him... unmercifully...
247 kadın ve 205 çocuk acımasızca öldürüldü.247 women and 205 children died in the attack.
Çok sayıda insanı acımasızca öldürdüler.Several people were brutally killed.
Kasabanın acımasızca ve yavaş yavaş çöküşünün bir sembolü de kasabanın sinemasıdır.It is also a quiet and peaceful nature walk in the midst of the city.
Hemen, şimdi kadınlara acımasızca yapılan işkenceyi durdurun.Stop Violence Against Women.
Protestanlar acımasızca katledildiler.The Freedom Riders were brutally beaten.
Direnenler acımasızca imha edilecektir.”We hope the perpetrators will be properly punished."
Peki acımasızca hayvanları öldürenlere ne diyelim?And what about they kill with cruality the animals?
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.The King may do what he will without hindrance from one whom he has cruelly wronged.
Tam da acımasızca dövülürken,It was a brutal beating.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.He was tortured, brutally tortured to death.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.They are ruthless, they are honest, but they're full of energy and fun.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.You all know that so often in science and engineering we tend to think cutthroat.
Bu sahnede acımasızca intikam alındığını görüyoruz yani.So we have the unfolding of this terrible plot, this terrible kind of revenge.
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.And we squander them, pretty ruthlessly.
O rüya görüntülerinde, aklıma acımasızca giren... ezici bir şey vardı.There was something overpowering in these dream images that bored relentlessly into my mind.
Gerçekten çok acımasızcaydı ama.But it was really brutal.
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."I think that the "now tied up, tied down, mistress cruel approaches me, now tied down, it's up."
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Even now they move relentlessly toward the northernmost villages of the Dúnedain.
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.For it hurls at him, and does not spare, as he flees away from his hand.
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?Will he therefore continually empty his net, and kill the nations without mercy?
Musanın Yasasını hiçe sayan, iki ya da üç tanığın sözüyle acımasızca öldürülür.A man who disregards Moses' law dies without compassion on the word of two or three witnesses.
Hani onlar ateşin başında oturur, müminlere yaptıklarını acımasızca seyrederlerdi.As they sat around it
Ne var ki Sırp muhalefeti, Zivkoviç'in askeri katılım teklifini acımasızca eleştirdi.However, the Serbian opposition has fiercely criticised Zivkovic's offer of military engagement.
Arama sırasında Reg acımasızca vurularak öldürülür.During the search, Reg is brutally shot and killed.
Neoptolemos, bazıları tarafından acımasızca olmakla suçlanmıştır.Neoptolemos was held by some to be brutal.
Nemesis ; acımasızca peşinden koşan ve birçok şekle giren Zeus tarafından tecavüze uğradı.Nemesis; raped by Zeus, who relentlessly pursued her, changing many forms.
Ayaklanana ya da isyana kalkışan askerleri ve asileri acımasızca cezalandırmıştır.Dies waren wehruntaugliche oder mit Zuchthaus bestrafte Soldaten und Wehrpflichtige.
Bir hafta süren şiddetli savaşlardan sonra isyan acımasızcasına bastırılır.Nach knapp einer Woche erbitterten Kampfes wurde die Rebellion schließlich niedergeschlagen.
Çok sayıda insanı acımasızca öldürdüler.Mehrere Prostituierte wurden auf grausame Weise erwürgt.
Protestanlar acımasızca katledildiler.Die Opfer wurden bestialisch ermordet.
Ban Prijezda, Bosna Kilisesi’ne acımasızca saldırdı.Le ban Prijezda persécuta alors sévèrement l’Église de Bosnie.
Çok sayıda insanı acımasızca öldürdüler.Plusieurs personnes furent brutalement tués.
Bu arada Osmanlı padişahı Genç Osman yeniçeriler tarafından tahttan indirilmiş ve acımasızca öldürülmüştü.Petit Jean fut retrouvé par les seigneurs maxévillois et assassiné.
Bu başarısızlıkta filmin acımasızca budanmasının da rolü vardır.L'ennui c'est que le film en manque cruellement.
Ban Prijezda, Bosna Kilisesi’ne acımasızca saldırdı.El Ban Prijezda despiadadamente persiguió a la Iglesia bosnia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod