acımasız ile cümle

acımasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bazen acımasız da olabilen çalışmalarının çoğu dönemin politikası ve değerleriyle dalga geçen eleştirilerdir.他的许多作品经常讽刺和嘲笑当时的政治和风俗。
İstanbul’da Cumartesi akşamı gerçekleşen acımasız katliamı lanetliyor, kınıyorum.在失乐园用幻术迷惑三月,却被识破。
Acımasızdır ve düşmanlarını ateşle yakmasıyla bilinir.賊怒甚,支解焚毀之。
Buna neden olan olay ise bir çocuğun acımasız bir Dalek tarafından öldürülmesi oldu.自己的孩子过去被自动傀儡所杀。
247 kadın ve 205 çocuk acımasızca öldürüldü.성인 남자 190명, 성인 여자 247명, 어린이 205명이 학살로 살해되었다.
Fakat artık ondan nefret etmektedir, çok kötü ve acımasız biridir."원한(怨恨): 억울하고 원통한 일을 당하여 응어리진 마음.
Sadece bunu çok acımasız bir yönetem ile yapıyor" dedi.그는 단지 매우 가혹한 수단으로 그걸 할 뿐이다."
Gemide acımasız kuralları vardır.배에는 할복의 상처가 있었다고 함.
Çok zalim ve acımasızdır.굉장히 교활하고 잔인하다.
Buna rağmen onunla dövüşürken acımasız olabilir.그러나 털갈이를 할때는 골칫거리가 될 수가 있다.
Toros'dan daha acımasız.토루를 가장 귀찮게 생각한다.
Çok acımasız ve yetenekli bir katildir.매우 성실하고 능력있는 변호사.
Halet Efendi kinciliği ve acımasızlığı ile isim yapmıştır.사람들은 그를 세리와 죄인의 친구라 불렀습니다.
247 kadın ve 205 çocuk acımasızca öldürüldü.247 נשים ו-205 ילדים נהרגו, רק אישה אחת ניצלה.
Çok iyi ve acımasız bir savaşçıdır.הוא לוחם חזק, אכזרי וקשוח.
1935 yılında Oberpräsident der Rheinprovinz yapıldı ve acımasız bir yönetici olarak ün kazandı.בשנת 1935 מונה לדרגת "אוברפרזידנט" של מחוז הריין ועשה לעצמו שם של עריץ אכזרי וחזק.
Protestanlar acımasızca katledildiler.הבנים נרצחו באופן אכזרי.
Gemide acımasız kuralları vardır.В корпуса на корабля има теч.
Bu parlamento bundan sonra "Acımasız Parlamento" olarak anılmıştır.Това заседание остава в историята като „Късия парламент“.
Bu yasadan sonra Irak rejimi acımasız bir tasfiye hareketi başlattı.След атаката Саудитска Арабия налага по-суров ислямски закон.
Aşırı savurganlığı, tuhaflığı, ahlaksızlığı ve acımasızlığıyla tanınır, despotluğuyla hatırlanır.Той се оплаква от несправедливостта, жестокостта и неморалното.
Bir hayvanı terk etmek acımasız bir davranıştır.Земеровката е много подвижно животно.
Acımasız ve kurnaz gotik tarzı bir görünüşü olan bayan digimondur.Представлява тъмната, дива и опасна страна на Лейди Гага.
Protestanlar acımasızca katledildiler.Тези, които остават са безмилостно избити.
Çok sayıda insanı acımasızca öldürdüler.Većinu su okrutno pobili.
Onların yaşam koşulları acımasız ve hayatları öteki kölelerden daha kısaydı.Njihovi uvjeti života bili su vrlo teški i život tih robova nije bio dug.
Esir alınmış krallara genelde acımasızca davranılırdı.Sa uhvaćenim neprijateljima postupali su veoma okrutno.
Yine de, Himmler tarafından verilen Nazi misillemesi acımasızdı.Nakon Himmlerove naredbe, nacistička osveta bila je brutalna.
Bu, modern çağlardaki en ağır ve en acımasız insan buluşu olan ‘Topyekün Savaş’tır.Naša kazna došla je u obliku najkrvoločnijeg i najskupljeg rata modernog vremena."”
Moğollar onlara son derece acımasız davranmışlardı.Đurina osveta prema njima bila je okrutna.
Josef Mengele cüceler üstünde de acımasız deneyler yaptı.Josef Mengele sa zaujímal aj o trpaslíkov.
Bizler, acımasız bir dünyanın şartlarını protesto etmek için devrimci bir intihar eylemi gerçekleştirdik.”"Snažím sa nastoliť všeobecný mier v protiváhe k revolúcii."
Esir alınmış krallara genelde acımasızca davranılırdı.Často s väzňami zaobchádzali veľmi brutálne.
Arkadaşlarına örnek olmaya çalışır, düşmana acımasız zararlar verirdi.Prináša požehnanie na svojich spojencov zatiaľ čo na nepriateľov prináša neľútostný rozsudok smrti.
Moğollar onlara son derece acımasız davranmışlardı.Gorgony sa považovali ich za veľmi škaredé.
Alexander Mahone, dizide acımasız karakteriyle göze çarpmaktadır.Alexander Mach pri svojom poslednom slove prejavil ľútosť.
Çok iyi ve acımasız bir savaşçıdır.Boli to dobrí, ale krutí bojovníci.
Ayaklanana ya da isyana kalkışan askerleri ve asileri acımasızca cezalandırmıştır.Trestali sa tak zbabelé alebo vzbúrené jednotky.
Ömer: "Babam çok acımasızdı.Rodrigo pravi: »Moj oče je bil izjemno strog.
Maximinus soylulardan nefret ederdi ve kendisine karşı plan yapanlara karşı acımasızdı.Maksimin je sovražil plemstvo in bil neusmiljen do tistih, ki jih je sumil, da spletkarijo proti njemu.
Tarihçiye göre onların infaz yöntemleri çok acımasızcaydı.Zapisal je: Njuni usodi sta bili diametralno nasprotni.
Fareleri hiç sevmez, onları acımasızca avlar.Škratov ni maral in jih je preganja.
Fakat prenses erkeklerden ölesiye nefret etmekte ve onlara çok acımasız davranmaktaymış.Princ in njegovi pristaši so proti njima naščuvali ljudstvo, da ju je kruto umorilo.
Protestanlar acımasızca katledildiler.Goljufi so bili ostro kaznovani.
Capitol yönetimi şiddetli ve acımasızdır.Nguema valdymas buvo brutalus ir žiaurus.
Arkadaşlarına örnek olmaya çalışır, düşmana acımasız zararlar verirdi.Kietai laikėsi savo sprendimų ir nerodė gailesčio priešams.
Yakut mitolojisinde, kıskançlığın, düşmanlığın ve acımasızlığın simgesidir.Huičiolių tradiciniame tikėjime susipina šamanizmo, animizmo, magijos elementai.
Gemide acımasız kuralları vardır.Uostą lanko kruiziniai laivai.
Sadık ama zor bir dosttu, acımasız ama adil bir düşmandı.Ta ei olnud enam sõbralik, vaid tige ja õel hunt.
Ömer: "Babam çok acımasızdı.Ta ütles kord: "Minu isa kartis oma ema.
Acımasız bir Edebiyat eleştirmenidir.Kirjaoskuse puudumine on kirjaoskamatus.
Acımasız avcı imajını kullanmak istemedim.Ich ihn nicht als rücksichtslosen Räuber darstellen.
Acımasız avcı imajını kullanmak istemedim.Ik wou dat meedogenloze roofdierimago niet gebruiken.
Acımasız avcı imajını kullanmak istemedim.Je ne voulais pas utiliser cette image du prédateur impitoyable.
Acımasız avcı imajını kullanmak istemedim.저는 보통이 생각하는 인정사정 없는 포식자의 이미지를 그리고 싶지 않았거든요.
Acımasız avcı imajını kullanmak istemedim.Não quis continuar com esta impiedosa imagem de predador.
Acımasız avcı imajını kullanmak istemedim.Nechtěl jsem jít s touhle nemilosrdnou predátorskou pověstí.
Acımasız avcı imajını kullanmak istemedim.Nem akartam, hogy ilyen rút ragadózó képe legyen.
Acımasız avcı imajını kullanmak istemedim.Nie chciałem bezwzględnego wizerunku drapieżnika.
Acımasız avcı imajını kullanmak istemedim.Non volevo dargli l'immagine di predatore spietato.

İlgili Sayfalar