acımasız ile cümle
acımasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu acımasız savaşın sonucu ne olacak?¿Cuál será el resultado inesperado de esta violenta batalla?
Bu acımasız savaşın sonucu ne olacak?Ge allt! Vad blir den oväntade utgången av de hårda striderna?
Bu acımasız savaşın sonucu ne olacak?Hvad bliver det uventede udfald af de hårde kampe?
Bu acımasız savaşın sonucu ne olacak?Jaki będzie nieoczekiwany wynik zaciętej bitwy?
Bu acımasız savaşın sonucu ne olacak?Mikä on raivokkaan taistelun odottamaton tulos?
Bu acımasız savaşın sonucu ne olacak?Quale sarà l'imprevisto risultato di questa violenta battaglia?
Bu acımasız savaşın sonucu ne olacak?Qual será o desfecho inesperado desta feroz batalha?
Bu acımasız savaşın sonucu ne olacak?Ποιο θα είναι το απροσδόκητο αποτέλεσμα αυτής της μάχης;
Bu acımasız savaşın sonucu ne olacak?Каким станет неожиданный исход этой страшной битвы?
Bu baş belası, bu acımasız, ama en azından iyi haber nettir, bilim.C'est dur, c'est triste, mais la bonne nouvelle c'est que au moins la science est claire.
Bu baş belası, bu acımasız, ama en azından iyi haber nettir, bilim.Det är tufft, det är grymt, men den goda nyheten är att den åtminstone är tydlig, vetenskapen.
Bu baş belası, bu acımasız, ama en azından iyi haber nettir, bilim.Es duro, es cruel, pero la buena noticia es que por lo menos, la ciencia es claro....
Bu baş belası, bu acımasız, ama en azından iyi haber nettir, bilim.Es ist hart, es ist düster, aber die gute Nachricht ist, dass zumindest die Wissenschaft eindeutig ist.
Bu baş belası, bu acımasız, ama en azından iyi haber nettir, bilim.Je to tvrdé, je to chmurné, ale dobrou zprávou je alespoň to, že je to jasné, ta věda.
Bu baş belası, bu acımasız, ama en azından iyi haber nettir, bilim..إن هذا صعب ، قاتم لكن النبأ الجيد هو على الأقل أن العلوم في هذا المجال واضحة
Bu çok acımasız. Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Det är ett rättsövergrepp.
Bu çok acımasız. Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Det är ett rättsövergrepp.
Bu çok acımasız. Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.E' oltraggioso.
Bu çok acımasız. Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Esto es un abuso, esto no es verdadera justicia.
Bu çok acımasız. Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.정말 충격적이에요 부당함의 극치네요
Bu çok acımasız. Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.To oburzające i niedorzeczne.
Bu çok acımasız. Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.TPB と関係ない会社を 強制捜査したんだ
Bu çok acımasız. Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer..זה מחפיר .זהו עוול אמיתי
Bu çok acımasız. Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.هذا أمر شائن،هذا ظلم حقيقي
Bu çok acımasız.C'est scandaleux.
Bu çok acımasız.Come sei crudele.
Bu çok acımasız.Das ist unglaublich.
Bu çok acımasız.Dat is schandalig.
Bu çok acımasız.Det där är ganska hårt.
Bu çok acımasız.Det her er skandaløst.
Bu çok acımasız.Det var ret hårdt sagt.
Bu çok acımasız.Điều này thật quá đáng.
Bu çok acımasız.É muito difícil.
Bu çok acımasız.Eres muy duro.
Bu çok acımasız.E strigător la cer.
Bu çok acımasız.Ez felháborító.
Bu çok acımasız.Ini penghinaan.
Bu çok acımasız.Tämä on törkeää.
Bu çok acımasız.Thật là quá đáng.
Bu çok acımasız.Tohle je neuvěřitelný.
Bu çok acımasız.-Tuo on aika tylyä.
Bu çok acımasız.Twarde słowa.
Bu çok acımasız.Αυτό είναι εξωφρενικό.
Bu çok acımasız.Πολύ σκληρό αυτό.
Bu çok acımasız.Това е нечувано.
Bu çok acımasız.Это возмутительно.
Bu çok acımasız.Это очень сурово.
Bu korkunç ve acımasız şahıs Leclerc'in yerini almıştı.그는 이 정도로 엄청나게 잔혹한 인물이었고 르클렉의 뒤를 인계받았습니다.
Bu korkunç ve acımasız şahıs Leclerc'in yerini almıştı.To jest niezwykle brutalna postać I to on jest następcą Leclerka.
Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak, Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.C`est pourquoi les peuples puissants te glorifient, Les villes des nations puissantes te craignent.
Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak, Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.Daarom zullen sterke naties beven van angst voor U; meedogenloze volken gehoorzamen U en prijzen Uw naam.
Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak, Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.Därför måste nu det vilda folket ära dig, den grymma hednastaden frukta dig.
Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak, Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.Darum ehrt dich ein mächtiges Volk: die Städte gewaltiger Heiden fürchten dich.
Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak, Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.De aceea Te slăvesc popoarele puternice, şi cetăţile neamurilor puternice se tem de Tine.
Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak, Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.Derfor ærer dig et mægtigt Folk, frygter dig grumme Hedningers Stad.
Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak, Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.Derfor skal et sterkt folk ære dig, de ville hedningers stad skal frykte dig;
Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak, Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.Dlatego cię wielbić będzie lud możny; miasta narodów srogich ciebie się bać będą.
Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak, Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.Engkau akan dipuji oleh bangsa-bangsa yang kuat, dan ditakuti di kota-kota bangsa-bangsa yang kejam
Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak, Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.Ezért dicsõítnek téged erõs népek, erõszakos pogányok városai félnek téged!
Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak, Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.강한 민족이 주를 영화롭게 하며 포학한 나라들의 성읍이 주를 경외하리이다