acımasız ile cümle

acımasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bana karşı acımasızsın. Neden bana acımasız olmak zorundasın?Лош си с мен, защо трябва да си лош със мен?
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?Anh thật hẹp hòi với em, sao anh phải hẹp hòi với em?
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?Du är ond mot mig. Varför måste du vara elak?
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?Du bist gemein zu mir, wieso mußt Du gemein zu mir sein
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?Eres malo conmigo, ¿por qué?
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?Eşti rău cu mine, de ce trebuie să fii rău cu mine?
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?Jesteś okrutny, dlaczego musisz taki być?
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?Jsi pro mě důležitý, proč pro mě musíš být důležitý.
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?Mi tratti male, perche' mi tratti male?
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?Olet julma minulle, miksi täytyy olla julma minulle
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?Porque é que és mau para mim? Porque é que tens de ser mau para mim?
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?Tu es méchant avec moi, pourquoi dois-tu être méchant avec moi ?
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?You're mean to me, why must you be mean to me
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?You're mean to me, why must you be mean to me
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?Лош си с мен, защо трябва да си лош със мен?
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?ハニー まるで私が泣くのを見たいようね
Bana karşı acımasızsın.Olet julma minulle
Bana karşı acımasızsın.Tu es méchant avec moi
Bana karşı acımasızsın.You're mean to me
Bana karşı acımasızsın.You're mean to me
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"C'est cruel de lui offrir un emploi sachant qu'il va échouer. "
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"È crudele offrirgli un lavoro sapendo che non può farcela".
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!""É cruel oferecer-lhe um trabalho "sabendo que ele não vai conseguir cumprir."
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"E o cruzime să îi ofer o slujbă pe care știu că nu o poate face".
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"Es cruel ofrecerle trabajo sabiendo que va a fracasar".
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"Es ist grausam, ihm einen Job anzubieten, wohl wissend, dass er keinen Erfolg haben wird."
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"Het is wreed hem een baan aan te bieden als je voorop weet dat hij gaat mislukken."
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"Je kruté nabídnout mu práci a vědět, že by ji nezvládl."
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"Je kruté ponúknuť mu prácu, keď vieme, že určite zlyhá."
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"Kegyetlenség felajánlani neki egy munkát, mikor tudjuk, hogy belebukik.'
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"마흐모우드씨가 할 수 없다는 걸 알면서 일을 하게 한다는 건 가혹해요."
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"Sẽ thật là nhẫn tâm nếu cho anh ta làm công việc đó khi đã biết anh ta sẽ thất bại."
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"To okrutne oferować mu pracę wiedząc, że sobie nie poradzi."
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"Είναι σκληρό να του προσφέρεις μια δουλεία ξέροντας ότι θα αποτύχει."
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"Жестоко е да му предложим работа, с ясното съзнание, че той ще се провали."
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"Жестоко предлагать ему работу, заранее зная, что он не справится".
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"זה אכזרי להציע לו עבודה בידיעה שהוא הולך להכשל."
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"من الوحشية أن نعرض عليه عملا ونحن نعلم أنه سيفشل."
Başaramayacağını bile bile ona bir iş vermek acımasızlık!"仕事を与えるなんて 残酷だ」 ナジムディンは一徹です
Başka kimse yok. Bilim bunun en kolay kısmı, acımasız, ama kolay.No hay otro.
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Ai da rebelde e contaminada, da cidade opressora!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!¡Ay de la ciudad rebelde, manchada y opresora
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Běda městu tomuto hltavému a poškvrněnému a utiskujícímu.
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Beda tomu odbojnému, poškvrnenému a utiskujúcemu mestu!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Biada temu miastu zmazanemu i splugawionemu, gwałty czyniącemu!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Gorje tisti upornici in gnusnici, temu silovitemu mestu!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Guai alla città ribelle e contaminata, alla città prepotente
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Jaj az ellenszegülõnek és undoknak, az erõszakos városnak!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Khốn thay cho thành bạn nghịch và ô uế, làm sự bạo ngược!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Khốn thay cho thành bạn nghịch và ô_uế , làm sự bạo_ngược !
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!"패역하고 더러운 곳, 포학한 그 성읍이 화 있을진저"
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Malheur à la ville rebelle et souillée, A la ville pleine d`oppresseurs!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Terkutuklah Yerusalem, kota bejat yang suka memberontak terhadap TUHAN dan yang menindas penduduknya sendiri
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!,,Vai de cetatea îndărătnică şi spurcată, vai de cetatea plină de asuprire!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Ve den genstridige, urene, grumme By!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Ve den gjenstridige og urene, staden som er full av vold!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Ve henne, den gensträviga och befläckade staden, förtryckets stad!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Voi uppiniskaista ja saastutettua, voi väkivaltaista kaupunkia!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Wee Jeruzalem, die ongehoorzame, zondige stad vol misdaad en geweld!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Weh der greulichen, unflätigen, tyrannischen Stadt!

İlgili Sayfalar