acımasız ile cümle
acımasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?Sme li zato vedno prazniti mrežo svojo in neprestano moriti narode neusmiljeno?
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?Sollen sie derhalben ihr Netz immerdar auswerfen und nicht aufhören, Völker zu erwürgen?
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?S tím-liž se vším předce zatahovati má sít svou, a ustavičně národy mordovati bez lítosti?
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?Vajjon azért ürítheti-é gyalmát, és szüntelen ölheti-é a nemzeteket kímélet nélkül?!
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?Videra-t-il pour cela son filet, Et toujours égorgera-t-il sans pitié les nations?
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?Μη δια τουτο θελουσι παντοτε εκκενονει το δικτυον αυτων; και δεν θελουσι φειδεσθαι φονευοντες παντοτε τα εθνη;
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?Неужели для этого он должен опорожнять свою сеть и непрестанно избивать народы безпощады?
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?Но дали за това ще изпразва мрежата си, И престане от милост да убива постоянно народите?
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?העל כן יריק חרמו ותמיד להרג גוים לא יחמול׃
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?أفلأجل هذا تفرغ شبكتها ولا تعفو عن قتل الامم دائما
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?他 豈 可 屢 次 倒 空 網 羅 、 將 列 國 的 人 時 常 殺 戮 、 毫 不 顧 惜 呢
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?他 豈可屢次 倒空 網羅 、 將列國 的 人時 常 殺戮 、 毫不 顧惜呢
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.En flamma är ibland grym och ger ibland hopp.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.En flamme kan gøre ondt eller give håb.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.E uma chama é, por vezes, cruel e por vezes, esperança.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.E una fiamma a volte è crudele, e a volte dà speranza.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.La llama a veces es cruel y a veces esperanzadora.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.Liekki on joskus julma, joskus se tuo toivoa.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.Płomień bywa okrutny, a czasem daje nadzieję.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.Η φλόγα μπορεί να είναι σκληρή ή ελπιδοφόρα.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.Иногда огонь бывает жестоким, иногда подаёт надежду.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Ale může se to zdát jako tak trochu kruté nebo ostré doporučení, když dojde na ty hlubší lítosti.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Dar poate părea un lucru crud și ușuratic când vine vorba de regrete mai profunde.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Het lijkt misschien wat wreed of ondoordacht als het op deze gevallen van diepe spijt aankomt.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.하지만 상당히 깊은 후회들에게 있어서 이 제안은 잔인하거나 일종의 말뿐인 것처럼 보일 수 있습니다
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Mais cela pourrait sembler une suggestion cruelle ou simpliste quand il s'agit de ces regrets plus profonds.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Mas isto pode parecer uma sugestão cruel ou desonesta quando diz respeito a arrependimentos mais profundos.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Mungkin ini tampak seperti anjuran yang kejam saat berhadapan dengan penyesalan yang lebih dalam.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Nhưng nó dường như là một sự gợi ý tàn nhẫn hoặc xảo quyệt khi chúng ta nói đến những hối hận sâu sắc hơn.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Potrebbe però sembrare un suggerimento facile e crudele quando si tratta di rimorsi molto più profondi.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Sin embargo, podría parecer una sugerencia cruel y simplista cuando se trata de remordimientos más profundos.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Viszont ez egy kegyetlen és nagydumás ötletnek tűnhet, amikor a mélyebb sajnálkozásokról van szó.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Αλλά μπορεί να φαίνεται μια σκληρή ή ρηχή πρόταση όταν πρόκειται για τα πιο βαθιά μετανιώματα.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Но може да изглежда и като жестоко и нагло нещо, когато става въпрос за някои от по-дълбоките съжаления.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Та це може видатись свого роду жорстокою та заповзятою пропозицією, коли йдеться про ті більш глибокі каяття.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Это может казаться жестоким и несерьезным советом, когда речь идет о более глубоких сожалениях.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.אך זו עלולה להשמע כמו עצה פזיזה ואכזרית כשזה מגיע לחרטות יותר עמוקות.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.لكن يبدو الأمر كأنه نوع من القسوة أو إقتراح عفوى عندما يأتي الأمر لندم أكثر شدة وعمق.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.意地悪で軽薄な提案に聞こえるかもしれません。 でも、私はそれは違うと思います。
Ama dokunma ve hissetme üzerine kurulu dünyamızda... ...yazılmamış, acımasız, doğal kanunları keşfettik.Mais... Le monde tactile est régi par une loi étrange et terrible à la fois.
Ama dokunma ve hissetme üzerine kurulu dünyamızda... ...yazılmamış, acımasız, doğal kanunları keşfettik.Ma nel nostro mondo di tatto e sensazioni, scoprimmo leggi naturali mai scritte, ed inesorabili.
Ama dokunma ve hissetme üzerine kurulu dünyamızda... ...yazılmamış, acımasız, doğal kanunları keşfettik.И вот в нешем мире прикосновений и ощущений, мы открыли ненаписанные, но неопровержимые законы природы.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Ale świat nie jest bajką i bywa bardziej brutalny niż jesteśmy skłonni przyznać.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Dar lumea nu-i un basm şi poate fi mult mai brutală decât vrem să recunoştem.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.De a világ nem meseszerű, és kegyetlenebb is tud lenni annál, mint amennyit felfogni vélünk belőle.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Jenže svět není pohádka a mohl by být brutálnější, než si chceme připustit.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.그렇지만 세상은 동화가 아닙니다. 그리고 우리가 아는 것보다 세상은 훨씬 더 잔혹할 수도 있습니다.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Maar de wereld is geen sprookje, en zou wel eens bruter kunnen zijn dan wij willen inzien.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Ma il mondo non è una fiaba, e non potrebbe essere più brutale di quanto vogliamo ammettere.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Mais le monde n'est pas un conte de fées, il est peut-être plus barbare que nous ne voulons l'admettre.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Mas o mundo não é um conto de fadas e poderia ser mais brutal do que aquilo que queremos reconhecer.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Nhưng thế gian không phải cổ tích, mà còn nhẫn tâm hơn những gì ta muốn biết.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Pero el mundo no es un cuento, y puede ser más brutal de lo que queremos creer.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Αλλά ο κόσμος δεν είναι παραμύθι, και μπορεί να είναι πιο σκληρός απ΄όσο είμαστε διατεθειμένοι να δεχτούμε.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.На жаль, світ - не чудова казка, і ми ще не знаємо, наскільки він може бути жорстокий.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Но мир — это не сказка, он может быть более жестоким, чем нам хочется признавать.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.אבל העולם אינו אגדה, והוא יכול להיות אכזרי יותר ממה שאנחנו מוכנים להודות.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.ولكن العالم ليس قصة خيالية ، ويمكن أن يكون وحشياً .. أكثر مما نريد أن نقر به.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.更に酷い現実も存在しうる一方で 皆が思っているより 状況は明るいという可能性も
Ama dü,smanın acımasız eli amaçlarına sıkıca yapı,stı ve çocuklarJednak nikczemna ręka wroga dosięgła celu ich poszukiwań.