acımasız ile cümle

acımasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ağlamamış genç bir adam acımasızdır ve gülmeyecek yaşlı bir adam bir aptaldır.The young man who has not wept is a savage, and the old man who will not laugh is a fool.
Ezici bir çoğunluk acımasız cezanın kaldırılması için oy kullandı.An overwhelming majority voted to abolish the brutal punishment.
Onun o kadar acımasız bir şey yapma yeteneğine sahip olduğunu hiç düşünmemiştim.I never thought he was capable of doing something so cruel.
Bu acımasız kaderin güzel bir örneği.It's a perfect example of cruel fate.
Şehir, doğanın acımasız gücü tarafından harap edildi.The city was ruined by the brutal force of nature.
Gençler bugünün acımasız gerçeklerine uymalılar.Teenagers must adapt to today's harsh realities.
Ben onun o zaman ne kadar acımasız olduğunu hayal edemiyordum.I could not image how cruel he was at that time.
Hayvanları karşı acımasız olmamalısın.You ought not to be cruel to animals.
Onun acımasız sözleriyle çok yaralandı.He was very hurt by her cruel words.
Kör bir insanla alay etmek acımasızcadır.It is cruel to mock a blind man.
Acımasızlık, Tanrı'nın ilk özelliğidir.Cruelty, it's the first attribute of God.
Bu son derece acımasız bir savaştı.It was an extremely cruel war.
Japon ve Amerikan güçleri hâlâ acımasızca mücadele ediyorlardı.Japanese and American forces were still fighting bitterly.
Bir acımasız kıyım 1995 yılında Srebrenika'da işlendi.A merciless slaugter had been committed in Srebrenica in 1995.
Tom'un acımasız olması Mary'yi şaşırttı.Tom's lack of compassion surprised Mary.
Acımasız hükümetler sık ​​sık siyasi muhaliflerini cezaevine sokarlar.Tyrannical governments frequently put their political opponents in prison.
Dünya acımasız.The world is harsh.
İleri yaş acımasızdır.Old age is merciless.
Ölüm gizemli, acımasız bir bayandır.Death is a mysterious, merciless lady.
Kader bana acımasız bir ders verdi.Fate taught me a hard lesson.
Nisan ayı en acımasız aydır.April is the cruellest month.
O, açgözlü ve acımasız.He's greedy and ruthless.
Bence bir kediyi evde tutmak acımasızcadır.I think it's cruel to keep a cat indoors.
Bence bir kediyi kapalı yerde tutmak acımasızcadır.I think it's cruel to keep a cat inside.
Çocuklar acımasızdır.Kids are cruel.
O acımasız.He's cruel.
Acımasız olmaktan vazgeç.Stop being cruel.
Bu acımasız bir mahalle.This is a violent neighborhood.
Bu mahalle acımasız.This neighborhood is violent.
O acımasız bir sürtük.She's a cold-hearted bitch.
O acımasız bir pislik.He's a cold-hearted jerk.
Acımasız olun.Be ruthless.
Sen acımasızsın.You're cruel.
Biz acımasızız.We're ruthless.
Tom acımasız.Tom is ruthless.
Ben acımasızım.I'm ruthless.
Onlar acımasızlar.They're relentless.
Tom acımasızca öldürüldü.Tom was brutally murdered.
Nasıl bu kadar acımasız olabilirsin?How can you be so cruel?
Elveda, acımasız dünya.Goodbye, cruel world.
Canlı bir ıstakozu kaynar su dolu bir kaba atmak acımasızca.It's cruel to put a live lobster into a pot of boiling water.
Bu acımasız olacak.It's going to be brutal.
İnsanlar neden böyle acımasız?Why are people so cruel?
Orada acımasız bir dünya var.It's a cruel world out there.
Tom bana karşı acımasızdı.Tom was mean to me.
Bu acımasız.It's brutal.
Yaşam çok acımasız.Life is too cruel.
Tom acımasızdı.Tom was cruel.
Tom'un acımasız olduğunu düşünüyorum.I think Tom is harsh.
Onlar yeterince acımasızlar mı?Are they brutal enough?
Kimsenin bu kadar acımasız olma hakkı yoktur.No one has the right to be so cruel.
Tom acımasız bir insandır.Tom is a cruel person.
Tom acımasız, değil mi?Tom is ruthless, isn't he?
O, acımasızdır.He is ruthless.
O acımasız bir adamdı.He was a cruel man.
Bu kızlar neden bu kadar acımasız?Why are these girls so cruel?
Çete, Tom adında acımasız bir suçlu tarafından yönetiliyor.The gang is lead by a ruthless criminal called Tom.
Dan polis tarafından acımasızca dövüldü.Dan was brutally beaten by the police.
Gulag olarak bilinen Rus cezaevi sistemi çok acımasız bir yerdi.The Russian prison system, known as the Gulag, was a very brutal place.
O sadece acımasız.That's just cruel.

İlgili Sayfalar