‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››A ovcu nahradí štvornásobne preto, že vykonal takú vec a pretože nemal ľútosti.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Dazu soll er vierfältig bezahlen, darum daß er solches getan hat und nicht geschont hat.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Él debe pagar cuatro veces el valor de la corderita, porque hizo semejante cosa y no tuvo compasión
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Et il rendra quatre brebis, pour avoir commis cette action et pour avoir été sans pitié.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Hắn phải thường bốn lần giá chiên con , vì đã làm như_vậy , và vì không có lòng thương_xót .
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Hắn phải thường bốn lần giá chiên con, vì đã làm như vậy, và vì không có lòng thương xót.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Ja karitsa hänen on korvattava nelinkertaisesti, koska hän teki näin ja koska hän ei sääliä tuntenut."
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››저가 불쌍히 여기지 않고 이 일을 행하였으니 그 양 새끼를 사배나 갚아 주어야 하리라
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Och lammet skall han ersätta fyradubbelt, därför att han gjorde sådant, och eftersom han var så obarmhärtig.»
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››og lammet skal han betale firedobbelt, fordi han gjorde dette og ikke viste barmhjertighet.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››og Lammet skal han erstatte trefold, fordi han handlede så hjerteløst!"
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Ovečku také tu zaplatí čtvernásobně, proto že učinil věc tu, a nelitoval ho.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Owcę tę nagrodzi czworako, przeto iż to uczynił, a nie żałował go.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Pagherà quattro volte il valore della pecora, per aver fatto una tal cosa e non aver avuto pietà»
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Pela cordeira restituirá o quádruplo, porque fez tal coisa, e não teve compaixão.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Şi să dea înapoi patru miei, pentrucă a săvîrşit fapta aceasta, şi n'a avut milă.``
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››tudi ovco mora povrniti četvero, ker je tako reč storil in ker se mu ni smililo.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››και θελει πληρωσει την αμναδα τετραπλασιον, επειδη επραξε το πραγμα τουτο και επειδη δεν εσπλαγχνισθη.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››и за овечку он должен заплатить вчетверо, за то, что он сделал это, и за то, что не имел сострадания.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››и ще плати за агнето четверократно, понеже е сторил това дело, и понеже не се е смирил.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››ואת הכבשה ישלם ארבעתים עקב אשר עשה את הדבר הזה ועל אשר לא חמל׃
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››ويرد النعجة اربعة اضعاف لانه فعل هذا الامر ولانه لم يشفق
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››他 必 償 還 羊 羔 四 倍 、 因 為 他 行 這 事 、 沒 有 憐 恤 的 心
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››他 必償還 羊羔 四 倍 、 因為 他 行 這事 、 沒有憐恤 的 心
Bu olay gece boyunca tekrarlanır prova, direğe bağlanması serbest kalışı, adamı acımasızca kandırması.밤새도록 계속되면서 말이지요. 리허설, 돛대에 묶는 것, 속여서 풀려져 나오는 것,
Bu olay gece boyunca tekrarlanır prova, direğe bağlanması serbest kalışı, adamı acımasızca kandırması.הסיפור הזה חוזר על עצמו לאורך הלילה -- תרגול, קשירה לתורן, אודיסאוס משתחרר בעורמה,
Bu olay gece boyunca tekrarlanır prova, direğe bağlanması serbest kalışı, adamı acımasızca kandırması.واستمر ذلك طيلة الليل يتدربون و هو موثوق الى الصارية يحاول التملص من وثاقه
Bu olay gece boyunca tekrarlanır prova, direğe bağlanması serbest kalışı, adamı acımasızca kandırması.かわいそうな航海士は周りの者が笑う中 何度もオデュッセウスをマストに縛り付けては、 彼の演技に毎回だまされ、
Bu sahnede acımasızca intikam alındığını görüyoruz yani.Rozwija się zatem przerażający scenariusz - ma miejsce przerażająca zemsta.
Bu sahnede acımasızca intikam alındığını görüyoruz yani.Итак перед нами разворачивается этот ужасный сюжет, этот ужасный способ мести.
Bu sahnede acımasızca intikam alındığını görüyoruz yani.Тож, ми маємо розвиток цього жахливого сюжету, жахливої помсти.
Çakallar bile meme verip yavrularını emzirir, Ama halkım çöldeki devekuşları kadar acımasız oldu.An draci vynímajíce prsy, krmí mladé své, dcera pak lidu mého příčinou ukrutníka podobná jest sovám na poušti.
Çakallar bile meme verip yavrularını emzirir, Ama halkım çöldeki devekuşları kadar acımasız oldu.Celo šakali ponujajo prsi, dojé mladiče svoje, ali ljudstva mojega hči je neusmiljena kakor noji v puščavi!
Çakallar bile meme verip yavrularını emzirir, Ama halkım çöldeki devekuşları kadar acımasız oldu.Endog sjakaler rekker bryst, gir sine unger die; mitt folks datter er blitt grusom som strutsen i ørkenen.
Çakallar bile meme verip yavrularını emzirir, Ama halkım çöldeki devekuşları kadar acımasız oldu.들개는 오히려 젖을 내어 새끼를 먹이나 처녀 내 백성은 잔인하여 광야의 타조 같도다
Çakallar bile meme verip yavrularını emzirir, Ama halkım çöldeki devekuşları kadar acımasız oldu.Sedangkan induk serigala menyusukan anaknya, tapi umatku sangat kejam seperti burung unta di padang
Çakallar bile meme verip yavrularını emzirir, Ama halkım çöldeki devekuşları kadar acımasız oldu.Selv Sjakaler byder Brystet til, giver Ungerne Die, men mit Folks Datter blev grum som Ørkenens Strudse.
Çakallar bile meme verip yavrularını emzirir, Ama halkım çöldeki devekuşları kadar acımasız oldu.גם תנין חלצו שד היניקו גוריהן בת עמי לאכזר כי ענים במדבר׃
Çakallar bile meme verip yavrularını emzirir, Ama halkım çöldeki devekuşları kadar acımasız oldu.بنات آوى ايضا اخرجت أطباءها ارضعت اجراءها. اما بنت شعبي فجافية كالنعام في البرية.
Çakallar bile meme verip yavrularını emzirir, Ama halkım çöldeki devekuşları kadar acımasız oldu.野 狗 尚 且 把 奶 乳 哺 其 子 、 我 民 的 婦 人 倒 成 為 殘 忍 、 好 像 曠 野 的 鴕 鳥 一 般
Çakallar bile meme verip yavrularını emzirir, Ama halkım çöldeki devekuşları kadar acımasız oldu.野狗 尚且 把 奶乳哺其子 、 我 民 的 婦人 倒 成為殘 忍 、 好像 曠野 的 鴕鳥 一般
Cevaplar genelde şöyleydi: "Sınırlama", "Korku", "Acıma", "Kısıtılanma".Ik besefte dat ik deze antwoorden internaliseerde en ze veranderden wie ik was.
Cevaplar genelde şöyleydi: "Sınırlama", "Korku", "Acıma", "Kısıtılanma".הם השתמשו במלים כמו "מוגבלות", "פחד", "רחמים" ו"נכות".
Charles, sen kendi arkadaşlarından yeterince büyüksün, ama ona acıman Piple olan ilişkinizi tehlikeye atar.Charles, ya eres grande para hacer amigos... pero sería una pena que pusieras en riesgo tu relación con Pip.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.Egyértelműnek vesszük, hogy a kínai gyárak elnyomók, és a mi vágyunk az olcsó áruk után teszi őket azzá.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.중국의 공장환경이 열악하고 억압적이란걸 알면서도 우리는 그곳에서 생산되는 물건들을 어떻게든 싸게 사려고만 합니다.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.Все согласны с тем, что китайские фабрики жестоки и это наша жажда к дешёвым продуктам делает их таковыми.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.Зрозуміло, що китайські фабрики - гнітюче місце, але ж такими їх робить наше бажання купувати дешеві речі.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.זה מובן לנו מאליו שהמפעלים בסין מדכאים, ושהתשוקה שלנו לסחורה זולה היא שהופכת אותם לכאלה.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.اُتخذت كمسلمة به أن المصانع الصينية قمعية، وأنه من رغبتنا في السلع الرخيصة التي تجعل منهم ذلك.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.低価格を求める我々の欲望が その原因であるというのが 常識になっています 発展国の欲と 中国人の生活苦を
Çocuklar bazen acımasız olabilir.E as crianças podem ser cruéis.
Çocuklar bazen acımasız olabilir.Et les enfants peuvent être cruels.
Çocuklar bazen acımasız olabilir.Y los niños pueden ser crueles.
Çocuklar bazen acımasız olabilir.І ще, діти можуть бути жорстокими.
Çocuklar bazen acımasız olabilir.וילדים יכולים גם להיות אכזריים.
Çok acımasızca!Che crudele!
Çok acımasızca!Hvor uhøfligt!
Çok acımasızca!Jakie to okrutne.
Çok acımasızca!Miten julmaa!