acıktı ile cümle
acıktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Minaj, Wayne ile çıktığı tur için şöyle dedi: "Beni acıktırdı.Nicki Minaj sagte, als sie auf Tour mit Lil Wayne war: „Es machte mich hungrig.
Ziyaretçilere açıktır.Für Besucher geöffnet.
GNU IceCat IA-32 ve PowerPC mimarileri için ücretsiz indirmeye açıktır.GNU IceCat ist als Download für IA-32- und PowerPC-Architekturen verfügbar.
1925 yılından bu yana, park yeri olarak halka açıktır.Seit dem Jahr 1925 ist der Park nun auch der Öffentlichkeit zugänglich.
Bu model böyle gereksinimleri bütünüyle bir sıra olarak öngörür ve diğerlerinden daha açıktır.Das Modell sieht eine ganze Reihe solcher Bedürfnisse vor und ist offen für weitere.
Eleştiriye açıktır.Abriß der Kritik.
Güneyi imbata açıktı.Die südliche Schmalseite war offen.
Arazi düz de denebilir ve her tarafı rüzgarlara açıktır.Das Erdgeschoss ist ein nach allen Seiten offener Raum und kann vom Wind durchlüftet werden.
Waterton tüm yıl açıktır ancak ana turizm sezonu Temmuz ve Ağustos aylarıdır.Der Park ist ganzjährig geöffnet, Hauptsaison ist von Juli bis August.
Herkese açıktır.Offen für alles.
Proje bulguları dünyanın her tarafındaki araştırmacıların erişimine ücretsiz olarak açıktır.Die gesammelten Informationen stehen Forschern überall auf der Welt kostenlos zur Verfügung.
Doğrusu Allah’ın kudret elleri açıktır, dilediği gibi ihsan eder.Gott ist das, dessen Willen seiner gottschaffenden Macht seiner Gottheit gleichkommt.
Dîvân, hangi dil ve millete mensup olursa olsun, her sınıf halka, kadın erkek herkese açıktı.Seine Gnade und Barmherzigkeit beschirmt jeden Menschen, zu aller Zeit.
Bu hamamlar her gün açıktır.Dieser ist täglich geöffnet.
Birinin üstü açıktır, diğerinde kapalıdır.Eines wird bewohnt, das andere steht leer.
Park günümüzde halka açıktır.Der Park ist heute öffentlich zugänglich.
Kale, günümüzde restore edilmiş olup ziyaretçilere açıktır.Die Anlage wurde restauriert und ist heute Besuchern zugänglich.
Bu modelde bagaj kısmı açıktır.Dort befinden sich die Gepäckbänder.
Kuruluşa üyelik herkese açıktır.Die Mitgliedschaft steht jedermann offen.
Karl Marx'ın din konusundaki görüşleri ise açıktır.Kritik der Religion bei Karl Marx.
Her zaman misafire açıktırlar.Die Blattscheiden sind stets offen.
Mağara yıl boyunca ziyarete açıktır.Die Höhlen sind das ganze Jahr hindurch für Besucher geöffnet.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca müze kapsamında olup ziyaretçilere açıktır.Turm und Museum stehen für Besichtigungen offen.
Hava açıktı, güneydoğu yönünden hafif bir rüzgar vardı.Das Wetter war heiter, aber es wehte ein kräftiger Wind aus Süd-Südost.
Bu ayaklanmada İtalyan parmağının olduğu açıktı.Der Irrgarten entstammt dem italienischen Manierismus.
Bu köprü de ulaşıma açıktır.Die Brücke ist noch immer befahrbar.
Çeşitliliklere ve farklılıklara açıktır.Gemeinsamkeiten und Unterschiede lernen.
İblislerin Orcları agresifleştirdiği açıktı.Die Reaktionen der islamischen Geistlichkeit waren scharf.
Arabanın üst kısmı açıktı.Die Vorderfront des Gebäudes war offen.
Tek başına dağ ya da at anlamına gelir. ta > tağ > dağ dönüşümüne uğradığı açıktır.Wäre dies nicht der Fall, so würde der Berg – von seinem eigenen Gewicht erdrückt – „zusammensacken“.
Evleri herkese açıktır.Die Zentren stehen jedermann offen.
Sağlık ocağı vardır ve açıktır.Sie ist kalkmeidend und benötigt offene Standorte.
Yapının üstü açıktır.Der Aufbau war offen.
Caucus yöntemi ise ancak partinin kayıtlı üyelerine açıktır.Früher stand der Begriff Caucus nur für den informellen Führungszirkel einer Partei.
Bugün şato hala Urach dükünün mülkiyetindedir fakat ziyarete açıktır.Das Schloss befindet sich heute in Privatbesitz, steht der Öffentlichkeit aber für Besichtigungen offen.
Digital Medievalist ücretsiz ve herkese açıktır.Die Online-Mitgliedschaft ist für jeden offengestellt und kostenlos.
Maskesinin altı açıktır.Drei Masken Verlag.
Bundan açıktır ki güven aralığı hesaplaması bir parametik çıkarımsal analiz aracıdır.Aber eine Fehldeutung wäre: Skalenanzeige bedeutet analoge Messmethode.
Müze pazartesiden cumaya kadar açıktır.Le musée est ouvert du lundi au vendredi.
Acıktığımdan ve beş kuruşum olmadığından dilenmeye karar verdim.Comme j'avais faim et n'avais plus un cent, j'ai décidé de mendier.
Bu açıktır ki, hareketlerine bakılırsa, onu seviyor.Il est clair, d'après ses actions, qu'il l'aime.
Karnım acıktı çünkü kahvaltı yapmadım.J'ai faim, car je n'ai pas pris mon petit déjeuner.
Digital Medievalist ücretsiz ve herkese açıktır.L'organisation Digital Medievalist est livre et ouverte à tout le monde.
Soğutma odası valfi motor açılmadan önce yüzde yüz açıktır.La vanne de refroidissement de la chambre est ouverte à 100 % avant le démarrage du moteur.
Ne zaman bir motor çalışsa ana valfler tamamen açıktır.Quand un moteur fonctionne, les vannes principales sont entièrement ouvertes.
Çin'de 2.000'den fazla nehir ve deniz limanı mevcuttur; bunların 130 tanesi yabancı nakliyeye açıktır.La Chine compte plus de 2 000 ports, dont 130 sont ouverts aux navires étrangers.
Park günümüzde halka açıktır.Aujourd'hui, le parc est ouvert au public.
Mağara yıl boyunca ziyarete açıktır.Le château est ouvert à la visite toute l'année.
Eskiden tek yönlü olan cadde şimdi çift yönlü trafiğe açıktır.Autrefois à double voie, elle est maintenant à voie unique.
Mahallede cami vardır ve ibadete açıktır.Une maison lui est attribuée, ainsi que des serviteurs.
Proje bulguları dünyanın her tarafındaki araştırmacıların erişimine ücretsiz olarak açıktır.Toutes les données produites sont accessibles gratuitement à tous les chercheurs à travers le monde.
Durum açıktı, olağanüstü bir şeyler oluyordu.Il était clair : quelque chose d'extraordinaire vient de se produire.
Ovalar tamamıyla açıktır.Les vannes sont entièrement ouvertes.
Ziyaretçilere açıktır.Fermé aux visiteurs.
Hava açıktı, güneydoğu yönünden hafif bir rüzgar vardı.Le temps était calme, le vent réduit à une légère brise du sud-ouest.
Ücretsiz Wi-Fi bağlantısı bütün müşterilere açıktır.Aujourd'hui, le Wi-Fi gratuit est disponible dans toutes les rames.
Hâlâ daha sağlam bir çözümün gerekli olduğu açıktır.La recherche d'une solution plus raisonnable s'imposait.
Diğer bayramlar da onlara açıktır.D'autre part, nous jouerons livre ouvert avec eux.
Toplantılar kamuya açıktır.Les séances sont ouvertes au public.
Müze, pazartesi hariç olmak üzere haftanın her günü açıktır.Le musée est ouvert toute l'année, tous les jours sauf le lundi.