acıktı ile cümle
acıktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Maskesinin altı açıktır.Le Masque hanté 12.
Arazi çok açıktı ve Alman savunması alarma geçmişti.Le jour est maintenant levé et la défense allemande est en état d'alerte.
Yüksek sorumluluğun faydaları açıktır.Les avantages d'un fort caractère consciencieux sont évidents.
Bu hamamlar her gün açıktır.Ils sont ouverts tous les jours.
Arazi düz de denebilir ve her tarafı rüzgarlara açıktır.La maison est entièrement vidée, et quasiment ouverte à tous vents.
Havalimanı yalnızca iç hat uçuşlarına açıktır.Il dessert des vols intérieurs uniquement.
İşaretler açıktır.Notice Abrial.
Açıktır ki bu yaşlı adamdan bıkmıştır.Il est évident qu'elle est lassée de lui.
Bu kuyu hâla ziyarete açıktır.Ce domaine est ouvert à la visite.
Salı günleri hariç her gün ziyarete açıktır ve giriş ücretlidir.L'intérieur est ouvert tous les jours sauf le lundi et les jours fériés, un droit d'entrée est facturé.
Günümüzde bu tapınaklardan yalnızca 95'i ziyarete açıktır.Il en accueille aujourd'hui les cendres de cinquante-neuf.
Birinin üstü açıktır, diğerinde kapalıdır.Le premier est dit clos, l'autre ouvert.
Günümüzde üstü hala açıktır.La question reste toujours ouverte à l'heure actuelle.
Site halka açıktır.Site ouvert.
Dolayısıyla “Samanu” kavramın doğaüstü bir güçle ilişkilendirildiği açıktır.Liam sent la présence de quelque chose de surnaturel.
Arabanın üst kısmı açıktı.La partie supérieure du tableau est illuminée.
Ayrıca bir adet cami mevcut olup, ibadete açıktır.Mode One-shot et Servo Ai prédictif.
10.30-22.00 arası açıktır.Ouvert de 07h00 à 22h00.
Sözcüğün denizle olan bağlantısı açıktır.Quoi qu'il en soit, son lien avec la mer est attesté.
Program hem erkek hem de kadın öğrencilere açıktır.Les cours sont ouverts aux hommes et aux femmes.
Bu köprü de ulaşıma açıktır.Le pont est entièrement en fonte.
Kale ziyarete açıktır.Le château est ouvert à la visite.
1980'de Florida'da kurulmuş olup 50 yaşın üstündeki oyunculara açıktır.Par la suite, en 1980, le dispositif est élargi aux personnes de plus de 55 ans.
Hava açıktı.Le temps était clair.
Bugün şato hala Urach dükünün mülkiyetindedir fakat ziyarete açıktır.Le château est aujourd’hui une propriété privée, il est néanmoins possible de le visiter.
Tiyatro öğleden sonraya kadar açıktı.El teatro solía estar abierto hasta tarde.
Süpermarket pazartesiden cumartesiye kadar açıktır.El supermercado está abierto de lunes a sábado.
Müze pazartesiden cumaya kadar açıktır.El museo está abierto de lunes a viernes.
Mağaza gece de açıktır.La tienda también está abierta por la noche.
Yüksek sorumluluğun faydaları açıktır.Los beneficios de una alta responsabilidad son obvios.
1925 yılından bu yana, park yeri olarak halka açıktır.Desde 1925, ha estado abierto al público como un parque.
Bugün şato hala Urach dükünün mülkiyetindedir fakat ziyarete açıktır.Hoy en día, el castillo todavía es propiedad de los Duques de Urach, pero está abierto a los visitantes.
1994'ten bu yana Nietzsche-Haus müze olarak halka açıktır.Desde 1994, la Nietzsche-Haus ha estado abierto al público como un museo.
GNU IceCat IA-32 ve PowerPC mimarileri için ücretsiz indirmeye açıktır.GNU IceCat se puede descargar de forma gratuita para arquitecturas IA-32 y PowerPC.
Volkanik bir adadır ve krateri hala açıktır.Es una isla volcánica y su cráter sigue siendo evidente.
Soğutma odası valfi motor açılmadan önce yüzde yüz açıktır.La válvula de refrigeración de la cámara está 100% abierta antes de que el motor se encienda.
Eğer ki siz de yerinizin burası olmadığını biliyorsanız gidin, yolunuz açıktır."Pero, si volvéis la espalda, sabed que no escaparéis del juicio de Alá».
Günümüzde üstü hala açıktır.A día de hoy uno sigue abierto.
Açıktır ki bu yaşlı adamdan bıkmıştır.Queda claro que se ha cansado de él.
Birinin üstü açıktır, diğerinde kapalıdır.Están abiertos en un extremo y cerrado por el otro.
Konvansiyon, tüm Avrupa ülkelerinde imzaya açıktır.El Convenio está abierto a la firma de todos los países europeos.
Yarışma Wattpad hesabı olan herkes için açıktı.Los concursos son abiertos a cualquier persona que tenga una historia publicada en Wattpad.
Bu kuyu hâla ziyarete açıktır.Todavía es posible visitar ese edificio.
Toplantılar kamuya açıktır.Las sesiones están abiertas al público.
Bu kalenin kulelerinden biri bugün hala ayakta durmaktadır ve ziyaretçilere açıktır.Uno de estos palacios sigue en pie en la actualidad y puede ser visitado.
Genel limanlar her tür yük trafiğine açıktır.El puerto está acondicionado para recibir navíos de grandes dimensiones y todo tipo de cargas.
Bu ev hala ayaktadır ve "Napolyon Evi" olarak ziyaretçilere açıktır.Todavía existe y se llama "carretera de Napoleón".
Hava açıktı, güneydoğu yönünden hafif bir rüzgar vardı.La visibilidad era baja y un fuerte viento comenzó a soplar desde el sureste.
Kelimenin tam anlamı tartışmaya açıktır.El origen de la palabra es discutido.
Sektör, yabancı bankalara açıktır.Cierre de todos los bancos privados.
Köy odası, yılın 365 günü, 24 saat, köyden ve köy dışından gelen tüm misafirlere açıktır.Ambos auditorios abren 365 días al año, y están dirigidos por el gobierno provincial.
Ancak kullanımı herkese açıktır.Todo está abierto para todos.
Bu konuların gayet gerçekçi ve hatasız işlendiği gayet açıktır.Los hechos a que estoy aludiendo son todos obvios e indiscutibles.
Günümüzde bu yapı müze olarak halka açıktır.Actualmente está abierta al público como museo.
Katalog hizmeti, ücret karşılığında müzik mağazalarına ve dağıtımcılarına açıktır.El servicio de catálogo está disponible a las tiendas de música y a los distribuidores que pagan una tarifa.
Bu hamamlar her gün açıktır.Está abierto todos los días.
Cuma ve Cumartesi günleri 11.00'den geceyarısına kadar açıktır.De lunes a viernes desde el mediodía hasta la medianoche.
Üstadından çok şey öğrendiği açıktır.Aprenderás mucho de él.
Digital Medievalist ücretsiz ve herkese açıktır.La información es publicada en abierto en internet y gratuita para todos.
Durum açıktı, olağanüstü bir şeyler oluyordu.Algo había empezado a ocurrir, algo verdaderamente increíble.