Acı gerçekle yüzleşmemek için konuyu fazla deşmeye cesaret edemiyorum!I dare not probe too deeply, lest I uncover the awful truth!
O acı gerçek.That's painfully true.
Acı gerçek, tatlı bir yalandan daha iyidir.Better the bitter truth than a sweet lie.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."The sad truth is that most evil done in this world is not done by people who choose to be evil.
Size bugün kurulumun dünyamızdaki acı gerçeklerini hatırlatmak istiyorum.So I want to remind you today of the harsh realities of assembly in our world.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.But as many people have said, there's a large attempt to suppress what's going on.
Biz bir bakıma hayatın acı gerçekleriyle yüzleşmemeye inalmız bir şekilde alıştık.We're incredibly used to not having to face life's hard realities, in a certain sense.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.The sad truth is, this will save you money.
Aci gercek sudur ki Arap multecilerin hic sansi olmadi.The sad reality is that the Arab refugees never had a chance.
Ve acı gerçek şu ki, anlıyorsunuz, her ülkede değil.And the bitter truth really is that, you know, not in many countries.
Aci gercek sudur ki Arap multecilerin hic sansi olmadi.Den tråkiga verkligheten är att de arabiska flyktingarna har aldrig fått en chans
Aci gercek sudur ki Arap multecilerin hic sansi olmadi.Die traurige Realität ist, dass die arabischen Flüchtlinge nie eine Chance hatten.
Aci gercek sudur ki Arap multecilerin hic sansi olmadi.Kenyataan pahitnya adalah pengungsi Arab tidak pernah punya kesempatan.
Aci gercek sudur ki Arap multecilerin hic sansi olmadi.La triste réalité est que les réfugiés arabes n'ont jamais eu la moindre chance.
Aci gercek sudur ki Arap multecilerin hic sansi olmadi.Η θλιβερή πραγματικότητα είναι ότι στους Άραβες πρόσφυγες δεν δόθηκε ποτέ μια ευκαιρία.
Aci gercek sudur ki Arap multecilerin hic sansi olmadi.Грустная действительность! У арабских беженцев никогда не было шансов.
Aci gercek sudur ki Arap multecilerin hic sansi olmadi.الواقع المحزن أن اللاجئين العرب لم تكن لهم أبدا أي فرصة.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.Adevărul trist e că, vei economisi bani.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.De trieste waarheid is dat je dit geld bespaart.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.Die traurige Wahrheit ist, Sie sparen damit Geld.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.그런데 슬픈 사실은
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.La triste vérité, c'est que vous allez faire des économies.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.Należy podkreślić, że to pozwoli zaoszczędzić pieniądze.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.Горькая правда заключается в том, что это сэкономит вам деньги.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.והמצער הוא שזה יחסוך כסף.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.والحقيقة المؤسفة.. انك ستوفر النقود بذلك
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.これはいいことではありますが
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."A triste verdade "é que o maior mal feito neste mundo "não é feito por pessoas que escolhem ser más.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."슬픈 진실은 이 세상에 치루어진 악의 대부분은 악인이 되기로 선택한 사람들에
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."La triste verdad es que el mayor daño hecho en este mundo no lo causan las personas que eligen ser malas.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."Smutná pravda je, že nejvíce zla v tomto světě není způsobeno lidmi, kteří se rozhodnou být zlí.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."Smutną prawdą jest, że większość zła tego świata nie dzieje się za sprawą ludzi, którzy wybierają zło.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."Тъжната истина е, че повечето злини на този свят не са направена от хора, които са избрали да бъдат зли.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."האמת העצובה היא שרוב הרע שנעשה בעולם זה, אינו נעשה על-ידי אנשים
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."الحقيقة المرة هي أن أغلب الأفعال الشريرة في العالم لم تكن من قبل أناس
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor.この世のほとんどの悪は 悪をなそうと覚悟した人が 行うのではない
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Ale ako už veľa ľudí povedalo, je veľká snaha zamlčať, o čo tu ide.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Ale jak už hodně lidí řeklo, je velká snaha zamlčet o co tu jde.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Dar aşa cum mulţi au spus, se încearcă din greu oprirea evenimentelor.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.De ahogy sokan mondták, valakik nagy erőkkel próbálják eltitkolni, mi is folyik itt valójában.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Doch wird, wie viele gesagt haben, ein grosser Versuch unternommen, um die Vorgaenge zu unterdruecken.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.하지만 많은 사람들이 말해 온 것처럼, 현재 일어나고 있는 상황을 감추려는 많은 시도가 있죠.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Kuten monet ovat sanoneet, tapahtumaa yritetään mittavasti vaientaa.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Maar zoals vele mensen al zeiden, er is een stevige poging om de zaak in de doofpot te stoppen.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Ma come hanno detto in molti, siamo davanti a un forte tentativo di occultare ciò che sta succedendo.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Mais, comme beaucoup l'ont fait observer, on s'efforce par tous les moyens d"étouffer l'affaire.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Nhưng như nhiều người đã nói, 1 nỗ lực lớn hiện đang được thực hiện để khắc phục vấn đề.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Seperti yang orang kebanyakan bilang, ada gerakan besar untuk menekan yang sebenarnya terjadi.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Wiele osób podejrzewa, próby zatuszowania prawdy.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Но как говорили многие, предпринимаются серьезные попытки подавления.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Но много хора казват, че съществува опит да се подтисне това, което става.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.אך כמו שאמרו רבים, יש נסיון נרחב להסתיר את מה שקורה.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.وهناك من يقول ان هناك محاولات كثير لقمع بعض الوسائل الاعلامية التي تنقل ما يحدث هناك
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.但正如好多人所講 有人極力隱瞞事實嘅真相
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.私の個人的な考えですが この分散剤というのは
Onları acı gerçek bekliyordu.A triste verdade espera-os.
Onları acı gerçek bekliyordu.Czeka ich smutna wiadomość.
Onları acı gerçek bekliyordu.Den sorgliga sannigen väntar på dem.
Onları acı gerçek bekliyordu.Den triste sandhed venter på dem.
Onları acı gerçek bekliyordu.La triste verdad les está esperando.