Ana içeriğe geç
Sözlük
/
acı gerçek

acı gerçek

TR → EN

Görsel

Gerçek İstanbul Midye Dolması: Baharatlı Acı Sos ve Nar Ekşili SunumRokoko Stili Süslü Arka Planda Ağzı Açık Gerçekçi Timsah Dijital Sanat ÇalışmasıBataklık Ortamında Ağzı Açık Timsahın Gerçekçi 3D Dijital Sanat PortresiKaranlık Atmosferde Ağzı Açık Keskin Dişli Gerçekçi Ejderha Başlı Dijital Sanat

Tanım

•İstenmediği hâlde karşılaşılan sıkıntılı durum
•Kaçınılmaz durum
•Kaçınılmaz durumlar

Örnek Cümleler

O acı gerçek.
That's painfully true.
Acı gerçek, tatlı bir yalandan daha iyidir.
Better the bitter truth than a sweet lie.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.
The sad truth is, this will save you money.
Ve acı gerçek şu ki, anlıyorsunuz, her ülkede değil.
And the bitter truth really is that, you know, not in many countries.
Aci gercek sudur ki Arap multecilerin hic sansi olmadi.
The sad reality is that the Arab refugees never had a chance.
Acı gerçekle yüzleşmemek için konuyu fazla deşmeye cesaret edemiyorum!
I dare not probe too deeply, lest I uncover the awful truth!
Size bugün kurulumun dünyamızdaki acı gerçeklerini hatırlatmak istiyorum.
So I want to remind you today of the harsh realities of assembly in our world.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.
But as many people have said, there's a large attempt to suppress what's going on.
Biz bir bakıma hayatın acı gerçekleriyle yüzleşmemeye inalmız bir şekilde alıştık.
We're incredibly used to not having to face life's hard realities, in a certain sense.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor.
"The sad truth is that most evil done in this world is not done by people who choose to be evil.
acı gerçek ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod