Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Esta obra memoriza assim os meus amigos nestes frascos, E eles até se mexem.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Ez a darab megörökíti a barátaimat ebben az üvegben, amiben mozognak is.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Karya seni ini mengenang teman-teman saya di toples dan di sini mereka benar-benar bergerak.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.이 작품으로 친구들을 기념할 수 있을 뿐만 아니라
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.los cuales pueden hasta moverse.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Lucrarea asta îmi imortalizează prietenii în borcane, iar ei se pot mișca înăuntru.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Nghĩa là tác phẩm này giữ kí ức bạn bè tôi trong những chiếc lọ, và họ thực sự cử động.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Questo oggetto commemora i miei amici in questi barattoli, mentre si muovono.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Takže toto dielo zvečňuje mojich kamarátov v takýchto sklenených nádobách, v ktorých sa dokonca môžu hýbať.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Ta rzeźba upamiętnia moich przyjaciół, którzy nawet się tam poruszają.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Έτσι, αυτό το έργο διαιωνίζει τους φίλους μου σε αυτά τα βάζα όπου πραγματικά κινούνται.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.В этой скульптуре увековечены мои друзья в стеклянных банках, они, между прочим, даже двигаются внутри.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Тож ця робота увіковічнює моїх друзів у цих банках, і вони рухаються довкола.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.אם כן, היצירה הזו מנציחה את החברים שלי בתוך הצנצנות הללו, והם באמת יכולים לנוע סביב.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.لذلك هذا القطعة تحيي ذكرى أصدقائي في هذه الجرار،
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.なんと実際に動き回ります
Bu gidişle abin gibi olacaksın.Alors tu pourrais devenir comme ton frère.
Bu gidişle abin gibi olacaksın.Così diventerai come tuo fratello.
Bu gidişle abin gibi olacaksın.Då kanske du blir som din bror.
Bu gidişle abin gibi olacaksın.Dan zou je misschien zoals je broer worden.
Bu gidişle abin gibi olacaksın.Du wirst noch wie dein Bruder.
Bu gidişle abin gibi olacaksın.Mai này lại giống anh con cho xem.
Bu gidişle abin gibi olacaksın.Možno budeš ako tvoj brat.
Bu gidişle abin gibi olacaksın.Nanti kau jadi seperti abangmu.
Bu gidişle abin gibi olacaksın.Så bliver du måske ligesom din bror
Bu gidişle abin gibi olacaksın.Staniesz się taki jak twój brat.
Bu gidişle abin gibi olacaksın.Смотри, а то еще станешь как твой старший брат.
Bu gidişle abin gibi olacaksın.Тогава може да станеш като брат си.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Deși acest Hirshhorn nu e un punct de referință, are o istorie foarte sensibilă.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Dit Hirshhorn is geen kenmerkend gebouw, maar het is wel historisch gevoelig.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.E anche se l'Hirshhorn ha un'importanza minore, la cosa è molto rilevante da una prospettiva storica.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Et alors que ce Hirshhorn n'est pas classé, il est historiquement très, très sensible.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.비록 허쉬혼 박물관이 랜드마크는 아닐지라도, 역사적으론 매우, 매우 민감한 장소이며
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Mimo, że Hirshhorn nie jest chronionym zabytkiem, z historycznego punktu widzenia jest bardzo cenny.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Se este Hirshhorn não é algo de excecional, é muito, muito sensível historicamente.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Und obwohl das Hirshhorn nicht denkmalgeschützt ist, ist es historisch gesehen sehr sensibel.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Y aunque este Hirshhorn no es un lugar muy conocido, es muy importante desde una perspectiva histórica.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Въпреки, че Хиршхорн не е отличен, той е много исторически чувствителен.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.И пусть Музей Хиршхорна не бросается в глаза, он очень, очень деликатный с исторической точки зрения.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.ובעוד שההירשהורן הוא לא נקודת ציון, הוא מאוד מאוד רגיש הסטורית.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.وعلى الرغم من أن متحف الهيرشورن لم يتم اعتباره معلما، فإنه في غاية الحساسية التاريخية.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.歴史的な事柄にとてもとても 気をつかう必要があります このため私たちは建物の表面に 触れることができず
Bu normal değil, abi!Det er ikke normalt, makker.
Bu normal değil, abi!Ez nem normális, tesó.
Bu normal değil, abi!Inte normalt.
Bu normal değil, abi!Niet normaal, man.
Bu normal değil, abi!Non è normale, fratello.
Bu normal değil, abi!Tämä ei ole normaalia.
Bu normal değil, abi!To není normální.
Bu normal değil, abi!To nie jest normalne.
Bu normal değil, abi!Εξωπραγματικό, φίλε.
Bu normal değil, abi!Это плохо, брат.
Burada filmimden biraz nektar (abıhayat) görüyorsunuz.Así que aquí les muestro algo de néctar de mi película.
Burada filmimden biraz nektar (abıhayat) görüyorsunuz.Daarom hier wat nectar van mijn film.
Burada filmimden biraz nektar (abıhayat) görüyorsunuz.Ecco un po' di nettare del mio film.
Burada filmimden biraz nektar (abıhayat) görüyorsunuz.Então, aqui está algum néctar do meu filme.
Burada filmimden biraz nektar (abıhayat) görüyorsunuz.Iată deci niște nectar din filmul meu.
Burada filmimden biraz nektar (abıhayat) görüyorsunuz.Íme tehát némi nektár a filmemből.
Burada filmimden biraz nektar (abıhayat) görüyorsunuz.Ini adalah beberapa hal dari film saya.
Burada filmimden biraz nektar (abıhayat) görüyorsunuz.Je vous invite donc à goûter le nectar de mon film.