Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikNapríklad, keď som mal 6 rokov, šiel som do obuvy s mojou mamou a bratom.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikQuando avevo forse 6 anni, andai in un negozio di scarpe con mia madre e mio fratello.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikTalán hat éves voltam, amikor egy cipőboltba mentünk édesanyámmal és a testvéremmel.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikΌταν ήμουν περίπου έξι ετών, πήγα σ' ένα μαγαζί με παπούτσια με τη μητέρα και τον αδερφό μου.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikКогда мне было шесть лет, мы с моим братом и нашей матерью отправились в обувной магазин.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikКоли мені було десь 6 років, я пішов до взуттєвої крамниці разом із мамою і братом.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikכשהייתי אולי בן שש, הלכתי לחנות נעליים עם אמי ואחי,
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikعندما كان عمري حوالي ال6 سنوات، ذهبت مع أمي وأخي إلى محل أحذية.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştik母と弟と一緒に 靴屋へ行きました 靴を買った後
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Chcem, aby ste vedeli, že ja, môj brat a sestra naozaj radi jeme pečené kelové lupienky.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Haluan teidän tietävän, että minä, veljeni ja sisareni itse asiassa pidämme paistetuista kaalilastuista.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Ik wil dat u weet dat ik, mijn broer en zus gebakken boerenkoolschijfjes lekker vinden.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Jag vill att ni ska veta att jag, min bror och min syster faktiskt gillar att äta grönkålschips.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Já, můj bratr a moje sestra máme rádi chipsy z pečené kapusty.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Jeg, min bror og min søster kan faktisk godt lide at spise grønkålschips.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Je veux que vous sachiez que moi, mon frère et ma soeur aimons vraiment manger des chips de choux.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.저는 여러분이, 저와 저의 형제 자매들이 실제로 구운 케일 칩을 먹는 것을 좋아한다는 걸 아셨으면 합니다.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.lubimy chipsy z kapusty włoskiej.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Quero que saibam que eu e os meus irmãos gostamos de comer folhas de couve assadas no forno.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Quiero que sepan que a mi hermano, a mi hermana y a mí nos gusta la col verde al horno.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Saya ingin kita tahu bahwa saya, dan saudara-saudara saya sebenarnya menyukai kripik kubis.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Sie sollten wissen, dass mein Bruder und meine Schwester Fritten aus Kohl wirklich gerne essen.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Tôi muốn các bạn biết rằng tôi, anh trai và chị gái thực sự rất thích ăn các loại snack rau cải nướng.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Tudniuk kell, hogy én és a testvéreim tényleg szeretjük a sült kelkáposzta szirmot.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Vreau să ştiţi că mie, fratelui meu şi surorii mele ne place într-adevăr să mâncăm chipsuri de napi.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Θέλω να ξέρετε ότι σε εμένα, στον αδερφό μου και την αδερφή μου μας αρέσουν τα τσιπς από ψημένο λάχανο.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Искам да знаете, че аз, брат ми и сестра ми, всъщност обичаме да ядем чипс oт печено зеле.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Я хочу, чтобы вы знали, что я, мой брат и сестра любим есть чипсы из капусты.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Я хочу, щоб ви знали, що я, мої брат та сестра насправді любимо їсти печені чіпси з капусти.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.אני רוצה שתדעו שאני, אחי ואחותי באמת אוהבים לאכול צ'יפס כרוב אפוי.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.واريدكم ان تعلموا .. انني . .واخي .. واختي نحب اكل رقائق الكرنب
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.ケールチップを食べているんです この様な考えをこれから行く先々で広めたいです
Ben kaçýyorum abi, sana emanet.Πότε θα γίνεις άνδρας; Πότε;
Ben kaçýyorum abi, sana emanet.Не съм се бил. Кога ще пораснеш?
- Bir daha olmaz abi. - Olmayacak tabii. Olursa tekmeyle kovarým!Σωστά;
- Bir daha olmaz abi.Така ли е?
Bir gün sonra abisinin kollarında öldü.다음날 그 병원에서 그는 남동생의 품에 안겨 숨을 거두었습니다.
Bir gün sonra abisinin kollarında öldü.שם הוא נפטר למחרת בזרועות אחיו
Bir gün sonra abisinin kollarında öldü.حيث توفي بين يدي أخيه في اليوم التالي
Bir gün sonra abisinin kollarında öldü.弟へ残した最後の言葉はこうです
Biz, mahalledeki tek siyahi çocuklardık. [En büyük abisi]> Wir waren die einzigen schwarzen Kinder in der Nachbarschaft.
Biz, mahalledeki tek siyahi çocuklardık. [En büyük abisi]우리 동네에서 유일한 흑인 어린이 했다
Biz, mahalledeki tek siyahi çocuklardık. [En büyük abisi]كنا الأطفال السود الوحيدون في الحي
Bu abim mi?Acela e hyung?
Bu abim mi?Apa itu kakak?
Bu abim mi?Är det hyung?
Bu abim mi?C'est mon grand-frère ?!
Bu abim mi?Is dat Hyung?
Bu abim mi?Ist das Bruder?!
Bu abim mi?Je mar to moj brat?
Bu abim mi?Là hyung sao?
Bu abim mi?Quello è hyung?!
Bu abim mi?To jest hyung?!
Bu abim mi?Αυτός είναι ο Χιανγκ;!
Bu abim mi?Это хён?!
Bu abim mi?هل هذا اخي الكبير ؟
Bu abim mi?そぉよ~~
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Cette œuvre préserve donc la mémoire de mes amis dans ces bocaux, et en plus, ils bougent.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Dieses Stück verewigt meine Freunde in diesen Gläsern, und sie bewegen sich sogar.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Dit stuk gedenkt mijn vrienden in potten. Ze bewegen.