Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.De atunci suntem mereu în căutare, dar e imposibil să exagerăm amploarea căutării care rămâne.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Hemos estado buscando desde entonces, pero es imposible exagerar la magnitud de la búsqueda que falta.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.우리는 그 시절부터 쭉 찾아 왔지만 아직 남아있는 탐색 대상의 방대함을 부풀려 말할 수 없습니다.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Nós andamos a pesquisar desde então, mas é impossível sobrestimar a extensão da pesquisa que falta.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Odvtedy stále hľadáme, ale je nemožné prehnať rozmer hľadania, kktoré nás len čaká.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Poszukiwania trwają, jednak należy podkreślić, jak ogromnie wiele mamy do zrobienia.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.We zijn nog steeds zoekende, maar het is onmogelijk te overschatten wat er nog te doen blijft.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Мы ищем с тех пор, но невозможно переоценить масштаб еще неизведанного
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Оттогава насам търсим непрестанно, но е невъзможно да се пресили величината на оставащото търсене.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.מאז אנו מחפשים, אבל לא ניתן להפריז בתאור מימדי החיפוש שעדיין צריך לבצע.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.نحن في بحث مستمر عنها ، ومهما ضخّمنا فمن المستحيل أن نكون نبالغ في حجم البحث المتبقي.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.まだ残されている探索がいかに広大かは 過大に言うことが出来ません 40年に渡るSETIの努力も
Tahribatı abartmak zor.皆の大好きな 大型魚の90%がいなくなった
Tahribatı abartmak zor.Det är svårt att överdriva förödelsen.
Tahribatı abartmak zor.É difícil exagerar essa destruição.
Tahribatı abartmak zor.Es dificil exagerar la destrucción.
Tahribatı abartmak zor.Es ist schwer, die Zerstörung zu überbewerten.
Tahribatı abartmak zor.Este greu să supraestimăm distrugerea.
Tahribatı abartmak zor.Het is moeilijk de verwoesting te overdrijven.
Tahribatı abartmak zor.Il est difficile d'exagérer la destruction.
Tahribatı abartmak zor.얼마나 황폐해졌는지 말도 못할 지경이죠.
Tahribatı abartmak zor.La distruzione è stata tremenda.
Tahribatı abartmak zor.Nehéz eltúlozni a pusztítás mértékét.
Tahribatı abartmak zor.O míře této destrukce už téměř nejde přehánět.
Tahribatı abartmak zor.Rất khó để có thể phóng đại sự tàn phá này.
Tahribatı abartmak zor.Sulit untuk menekankan kehancuran yang terjadi.
Tahribatı abartmak zor.Zachowywaliśmy się jak rabusie.
Tahribatı abartmak zor.Δύσκολα μπορεί κανείς να υπερβάλει μιλώντας για το μέγεθος της καταστροφής.
Tahribatı abartmak zor.Трудно е да надценим разрушението.
Tahribatı abartmak zor.Трудно переоценить разрушение.
Tahribatı abartmak zor.קשה להפריז במידת ההרס.
Tahribatı abartmak zor.ومن الصعب توضيح الدمار الذي حدث
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.Ce n'est pas difficile d'imaginer de mettre la même chose sur le portable de quelqu'un.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.Het zal nauwelijks moeilijker zijn om hetzelfde op een mobiele telefoon te bevestigen.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.Jest ciężko wyobrazić sobie umieszczenie tej samej rzeczy na telefonie noszonym przez człowieka.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.이런 감지기를 휴대전화에 탑재하는 것을 상상하는 것은 결코 어렵지 않습니다.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.No es tan difícil imaginar hacer lo mismo con los teléfonos que portan las personas.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.Non ci vuole molto a immaginare di mettere la stessa cosa sul telefono di una persona.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.Nu e o exagerare să îţi imaginezi ataşarea acestora la un telefon purtat de o persoană.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.Не составит особого труда представить, как такой же датчик встраивается в чей-то телефон.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.זה ממש לא מופרך לדמייך את אותו דבר על טלפון הנישא על ידי אדם.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.إنه من الصعب تخيل وضع الشيئ نفسه على هاتف يحمله إنسان.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.同じものを取り付けるというのは ここからすぐに想像できますね さて 携帯にセンサーを付けるという 考え方は新しいものではありません
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Dan suara seperti sebuah pernyataan berlebihan yang romantis.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Det låter som ett slags romantisk överdrift.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.En dat klinkt als een soort romantische overdrijving.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.E sembra quasi una sorta di esagerazione romantica.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Et cela sonne comme une sorte d'exagération romantique.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Ez egy eléggé romantikus túlzásnak hangzik.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Iar asta sună ca un fel de exagerare romantică.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.소설에나 나올법한 과장인 것같네요.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Og det lyder lidt som en romantisk overdrivelse.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.To zveni kot nekakšno romantično pretiravanje.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Und das klingt ein bisschen nach einer romantischen Übertreibung.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Và điều đó nghe giống như một sự cường điệu đầy tiểu thuyết.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Y esto suena como un tipo de exageración romántica.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Zní to jako romantická nadsázka.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Και αυτό ακούγεται ως μια ρομαντική υπερβολή.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Звучи като романтично преувеличение.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Это звучит, как некое романтическое преувеличение.