abartılı ile cümle
abartılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Po pierwsze, korzyści Planu Marshalla były przecenione.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Porque han exagerado los beneficios del Plan Marshall.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Primeiro, porque os benefícios do Plano Marshall foram exagerados.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Satu, karena keuntungan Marshall Plan telah dibesar-besarkan.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Ten eerste, omdat de voordelen ervan zijn overdreven.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Thứ nhất, bởi vì những lợi ích từ kế hoạch Marshall đã bị phóng đại.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Un, parce que les bénéfices du plan Marshall ont été surestimés.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Unu, pentru ca beneficiile planului Marshall au fost supraestimate.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Πρώτον, επειδή έχουν υπερεκτιμηθεί τα οφέλη από το σχέδιο Μάρσαλ.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Во-первых, потому что польза от Плана Маршала была преувеличена.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Първо, защото ползите от Плана Маршал са преувеличени.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.הסיבה הראשונה, היא בגלל שהיתרונות של תוכנית מרשל היו מוגזמים.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.واحد، ﻷن فوائد خطة مارشال مبالغ فيه.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.特にフランスとドイツが補助金を多く受けていましたが、
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Chúng ta đang ở trên đường cong này, và đồ họa đang trở nên tốt hơn một cách kì lạ
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Egy íven vagyunk, a grafika nevetségesen gyorsan fejlődik.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Jesteśmy na krzywej, gdzie grafika staje się wręcz niemożliwie dobra.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Jsme na takovéto křivce a grafika se zlepšuje neuvěřitelným způsobem.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Kita berada di kurva ini, dan grafisnya telah meningkat secara tidak masuk akal.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.마치 곡선 그래프를 그리듯이, 그래픽은 점점 놀라울 정도로 발전하고 있죠.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Ne aflăm pe o curbă a evoluţiei, iar grafica devine substanţial din ce în ce mai bună.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Nous sommes sur cette courbe, et les graphismes deviennent incroyablement plus beaux.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Siamo su questa curva, e la grafica sta migliorando così tanto che è incredibile
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.We zitten op een curve en de graphics worden zó idioot veel beter.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Wir sind auf dieser Kurve hier und die Grafik verbessert sich so sehr, dass es kaum zu glauben ist.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Кривата е експоненциална и графиката става много по-добра.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Ми на шляху, коли графіка стає незрівнянно кращою.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Мы на той кривой, где графика становится невероятно качественной.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.אנחנו על איזו עקומה, והגרפיקה מגיעה לרמות כל כך הרבה יותר טובות שזה מגוחך.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.نحن على هذا المنحنى، والرسومات أصبحت أفضل بكثير
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.グラフィックは劇的に進化しています お見せするのは2007年までの軌跡です
Bu benim yakınlaştırılmış dünya görüntüm, ve burda da bir tekne, abartılı bir tekne var.A promluvme si o tom, proč. Tak, zde je naše kulatá Země. No, předpokládejme, že je kulatá.
Bu benim yakınlaştırılmış dünya görüntüm, ve burda da bir tekne, abartılı bir tekne var.DIt is mijn uitvergrote tekening van een deel van de aarde, en hier is een boot - een overdreven grote boot.
Bu benim yakınlaştırılmış dünya görüntüm, ve burda da bir tekne, abartılı bir tekne var.여기 제가 지구의 일부를 확대해서 그려봤어요. 여기 보트가 있구요. 좀 과장되게 큰가요?
Bu benim yakınlaştırılmış dünya görüntüm, ve burda da bir tekne, abartılı bir tekne var.Это увеличенный рисунок части земли и это корабль - увеличенный корабль.
Bu benim yakınlaştırılmış dünya görüntüm, ve burda da bir tekne, abartılı bir tekne var.で、ここにボートが浮かんでいる。 ちょっと大き過ぎたかな(笑)。 これだと世界中のどんなボートよりでっかいけど、 別にいいんだ。
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimC'est un peu pompeux, je suis plutôt une piéton qui marche dans les rues.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimDas ist ein bisschen hochgestochen; ich bin eher mehr so etwas wie ein Flaneur.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimDat is wat overdreven, ik ben meer een soort straatwandelaar.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimE puțin exagerat; sunt mai degrabă un tip care cutreieră străzile.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimEs demasiado elevado; en realidad soy más como un caminante callejero.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimE' un po' presuntuoso; sono più qualcosa come un escursionista della strada.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyim그건 좀 과한 표현같구요. 그것보단 저는 그냥 행인이라고 해두죠
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimTo jest trochę górnolotne, raczej jestem ulicznym wędrowcem.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimТова е твърде възвишено; всъщност по-скоро съм нещо като минувач по улицата.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimЭто слишком возвышенно, на самом деле я больше похож на пешехода.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimזה קצת מתנשא; האמת היא שאני יותר כמו הלכן-רחובות.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimإنه شيء مبالغ فيه نوعاً ما، أنا أشبه بمتجول في الشارع
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyim私は放浪家みたいなものです 都市をいくつも
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Es una enorme [sobre] simplificación
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Het is dus echt een zeer vereenvoudigde weergave van de werkelijkheid.
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Obrovské zjednodušení.
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Se on valtava yksinkertaistus.
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Wir haben hier den gesamten Markt vor uns.
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Это колоссально упрощенное представление.
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.هذا تبسيط ضخم للسوق
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Aku mengabaikannya, dan terus memerangi apa yang saya diasumsikan keberatan dari berlebihan kelezatan.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Én figyelmen kívül hagyta, és elment elleni amit feltételezhető, hogy az aggályokat egy eltúlzott csemege.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.En välittänyt siitä, ja meni torjunnasta mitä oletin olevan tunnontuskia ja liioiteltu herkku.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Eu ignorei, e passou a combater o que eu supus ser o escrúpulo de um delicadeza exagerada.