abartı ile cümle

abartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Korkularınızı abartırsınız.당신은 당신의 공포감을 과장하게 됩니다.
Korkularınızı abartırsınız.Le paure si ingigantiscono.
Korkularınızı abartırsınız.Man överdriver sin rädslan.
Korkularınızı abartırsınız.Přeháníte svůj strach.
Korkularınızı abartırsınız.Se exageran los miedos.
Korkularınızı abartırsınız.Sie übertreiben Ihre Ängste.
Korkularınızı abartırsınız.Teama ta devine exagerată.
Korkularınızı abartırsınız. Ve yenilginin getireceği aşağılanmadan korkarsınız.Υπερβάλλεις τους φόβους σου και σε τρομοκρατεί η ταπείνωση της ήττας.
Korkularınızı abartırsınız.Vous amplifiez vos peurs.
Korkularınızı abartırsınız.Zveličuje svoje obavy.
Korkularınızı abartırsınız.Вы преувеличиваете ваши страхи.
Korkularınızı abartırsınız.Преувеличаваш страховете си.
Korkularınızı abartırsınız.אז מעצימים את הפחדים,
Korkularınızı abartırsınız.وسوف تبالغ في مخاوفك ..
Korkularınızı abartırsınız.そして、負けた時の屈辱を
Korkularınızı abartırsınız.另外你很难在一位胸前挂满勋章 的将军面前提出异议。
Neden bu kadar abartıyorsun? Hayal gücün çok geniş.Γιατί είσαι τόσο υπερβολικός; Η φαντασία σου είναι τόσο μεγάλη.
Neden bu kadar abartıyorsun?Miért vagy rideg?
Neden bu kadar abartıyorsun?لماذا افكارك هكذا؟
Odanın perspektifi Degas'nın diğer resimlerinde de sıklıkla karşılaştığımız tarzda abartılmış, asimetrik.האופן שבו הפרספקטיבה של החדר קצת מוגזמת,
Ödüllendirmeye ve primlere abartıyla başvurmak, ahlaki irademizin yerini alıpAz akaratot aláaknázza, ha folytonos az ösztönzésre várunk.
Ödüllendirmeye ve primlere abartıyla başvurmak, ahlaki irademizin yerini alıp도덕적 자발성도 사라져 버렸습니다. 인센티브에 대한 과도한 의존 때문입니다.
Ödüllendirmeye ve primlere abartıyla başvurmak, ahlaki irademizin yerini alıpMoralisk vilja undermineras av att ständigt hänvisa till incitament.
Ödüllendirmeye ve primlere abartıyla başvurmak, ahlaki irademizin yerini alıpוהרצון המוסרי מתערער עקב השימוש הבלתי-פוסק בתמריצים
Ödüllendirmeye ve primlere abartıyla başvurmak, ahlaki irademizin yerini alıpومما يُفسد الإرادة الأخلاقية الاحتكام المستمر للحوافز
Ödüllendirmeye ve primlere abartıyla başvurmak, ahlaki irademizin yerini alıp私たちの「正しい行為をしたい」という思いを奪い 倫理的意志は揺らいでいくでしょう
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."오히려 과장된 올드 Bicky, 선생님은"나는 놈을 돕는했다.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Bicky Old agak berlebihan, Sir," kataku, membantu anak laki-laki keluar.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Gamla Bicky ganska överdriven, sir", sade jag, att hjälpa KILLE ut.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Gamle Bicky temmelig overdrevet, sir," sagde jeg, at hjælpe chappie ud.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Old Bicky chứ không phải phóng đại, thưa ngài", tôi đã nói, giúp một kẻ ra.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Old Bicky etwas übertrieben, Sir," sagte ich, hilft der chappie aus.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Old Bicky nogal overdreven, meneer," zei ik, het helpen van de Chappie uit.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Old Bicky piuttosto esagerato, signore," dissi, aiutando il Chappie fuori.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Old Bicky precej pretirana, gospod," sem rekel, pomaga chappie ven.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Old Bicky raczej przesadzone, sir", powiedziałem, pomagając chappie się.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Régi Bicky nem eltúlzott, uram", mondtam, így a fickó ki.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Staré Bicky poněkud přehnané, pane," řekl jsem, pomáhá chlapík ven.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Staré Bicky trochu prehnané, pane," povedal som, pomáha chlapík von.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Vanha Bicky melko liioiteltu, Sir", sanoin, auttaa chappie ulos.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Vechiul Bicky destul de exagerate, domnule", am spus, ajutând chappie afară.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Vieux Bicky peu exagéré, monsieur," dis-je, en aidant le Chappie hors.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Παλιά Bicky μάλλον υπερβολική, κύριε", είπα, βοηθώντας την Chappie έξω.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Старий Bicky а перебільшені, сер", сказав я, допомагаючи хлопчина з.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Стария Bicky доста преувеличени, сър", казах, помагайки на момък.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."Старый Bicky а преувеличены, сэр", сказал я, помогая парнишка из.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."مبالغ فيها Bicky قديم بدلا من ذلك ، يا سيدي ،" قال لي ، ومساعدة chappie بها.
"Oldukça abartılı Eski Bicky, efendim," Ben chappie yardım dedi."事 実は、貧しい古い若者は、その送金の絶対に依存しています
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.A jelentőségük beleolvad a főműsoridő eltúlzott hatásvadászatába.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Hun belang vermengt zich met het sensationele drama van 'prime time' TV.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Ich znaczenie wstapia się w wyreżyserowany dramat telewizji w godzinach szczytu.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Ihr Gewicht fügt sich nahtlos in die aufgeblasenen Dramen der Programme zur Hauptsendezeit ein.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Importanţa lor se estompează în faţa dramei plină de senzaţionalism ce apare în programele de maximă audienţă.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Jejich důležitost se smíchá se senzacechtivými dramaty v hlavním vysílacím čase.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Kepentingan mereka menjadi tercampur dengan drama penuh sensasi di jam tayang utama TV.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.그 중요성은 선정적인 황금 시간대 드라마에도 녹아들어가 있다.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.La loro importanza si mischia al dramma sensazionalizzato della prima serata televisiva.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Leur importance est dramatisé à la télé aux heures de grande écoute.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Su importancia se disuelve en el drama sensacionalizado. de la TV en hora estelar.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Tầm quan trọng của chúng hoà với những vở kịch được bi kịch hoá trên TV vào giờ cao điểm
İlgili Sayfalar