aba ile cümle

aba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu süreç 1972'de imzalanan Addis Ababa Anlaşması ile son bulmuştur.It ended when the Anyanya signed the Addis Ababa Agreement with the Government in 1972.
Aba/Ava sözcüğünün Havva sözcüğüyle ilgili olduğunu öne süren görüşler vardır.Lebanese people had distinct opinions about Hrawi's term.
Abaza Hasan Paşa'nın isyanı bastırıldı.The rebellion is put down by Abdullah Pasha.
Kendi gemisi batırılan Amiral Abantus ancak Asya kıyısına yüzerek çıkarak hayatını kurtarabildi.Abantus' ship was sunk and he only managed to save himself by swimming ashore.
Günümüz tarihçileri çoğunlukla bu rakamları abartılı bulmaktadır.Modern historians generally dismiss these numbers as exaggerations.
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.He is very disorderly and find a lot of problems easily.
En yakın demiryolu durağı Abazada olup — 33 kmdir.The nearest railway station is 41km away.
Alternatif Bank, eski kısa adıyla ABank, Türkiye'de faaliyet gösteren bir bankadır.Alternatif Bank, formerly known as ABank, is a Turkish bank with headquarters in Istanbul.
Bu yaptığım işin abartılmış hali.That's sort of an exaggeration of what I do.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimThat's a bit lofty; I'm really more of something like a street walker.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.And we may have invented excess, but the problem of waste is worldwide.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Inflated results started coming in and the mob was starting to get out of control.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.And that sounds like a kind of a romantic exaggeration.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.So that literally was the design of the building.
Bu biraz abartı oldu, Frodo.Okay, that is a stretch, Frodo.
Bence çok abartıyorsun.You're losing grip on reality.
Bu, "biz onlara karşı" görünümünü abartır.It magnifies the us-versus them aspect of it.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Now it's a little extreme, I admit.
Uyumlu giyinme abartılıyor.Fitting in is way overrated.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.It's hard to overstate the effect that this change in accuracy has had on us.
Sağdan ikinci adama bakalım, hayrete düşmüş gözüküyor, ifadesi abartılı.Look at the man who is second from the right. He looks astonished, I mean he's really absurd.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.It's hardly a stretch to imagine putting the same thing on a phone carried by a person.
İkincisi, Emma'ya şehirli sınıfının abartıldığını söyledim.Second, I told Emma that the urban tribe is overrated.
Tamam anne, abartma sen de!Okay mom stop it!
Abartma anne ya, ne kurbaný?Don't exaggerate mom.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.24/7 is a little bit of an exaggeration, but it does take practice.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.This is a real medical need, literally a life-saving donation.
Yüzde 58'i evet cevabını vermiş. Bence bu biraz abartılı bir oran, çünkü erkeklere sadeceWell, 58 percent said yes, which I think is overinflated though because so many men if you just say,
Ancak gene de tecrübe, bilgelik, yaş konusu biraz abartılmış olabilir.But it may be that there is an exaggeration of that sense of experience, wisdom and age.
Sonsuz biraz abartı ama, harcamak isrediğimden daha fazla zamanımı alır.Not forever, but just more time than I want to spend.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.You know, there's no way that you can do anything for anyone if you overdo things.
Şimdi bu sadece birazcık abartılı.Now, that is only a little bit hyperbolic.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.They were too phantasmal and extravagant to enter into any one's fate.
Hiç abartısız söylüyorum bunu.And I mean that quite literally.
Bu belki doğru, belki de abartı.Well, maybe that's true, maybe that's an exaggeration.
Devam ettiğinizde, ikisi de bolca abartma.You keep going, and both things are lots of hype.
Size internet hakkındaki bütün o abartmaları hatırlatmama gerek yok -- mesela ZenginOl.com.I don't have to remind you of all the hype that was involved with the Internet -- like GetRich.com.
Hayır ! Abaküs Chao'yu arıyordum tanıyor musun ?I 'm looking for Abacus Chao are you know ?
Abaküs ?Abacus ?
Patron ! abaküs !Boss! abacus !
Abaküs !Abacus !
Muhasebeci abaküs !Yes ! accountant abacus and his men !
Abaküs ! ne yapacağız kızı ? bir gece ansızın saldırsak mı?Abacus ! what will we do ? shall we attack suddenly ?
Ben abaküs canavarı !I am monster abacus!
Bense abartıldığı kadar etkilenmedim.And I wasn't that impressed.
Fazla abartma, alt tarafı bir sigara.Mmm. Don't overdo it
Vefasız hiçbir oyuncak ne de kadınlar gibi korku, bu hareket, senin kahramanlık Abate.If no inconstant toy nor womanish fear Abate thy valour in the acting it.
Yani, 'zıplamak' demek biraz abartılı oldu.Well, jump in is a bit of an exaggeration.
Bu abartı değil.This is no exaggeration.
Yoksa bir karafatmanın beynindeki hücrelerin çarpışmasının abartılmış sesi midir?Or is it the amplified sound of a synapse firing in the brain of a cockroach?
Kızı elde etmek için abartısız konuşup rol yapacaksın.You'II act and speak cool to get the girl.
Biraz abarttın...You went a Iittle overboard...
Neden bu kadar abartıyorsun?Why must you be so extreme?
Eksikliğinizi abartılı bir şekilde telafi etmeye çalışırsınız.You overcompensate.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.And in my game, that means you overgesticulate.
Botox'u abartmayın; kimse dürüst olduğunuzu düşünmez.Don't overdo the Botox; nobody will think you're honest.
Kendi başımın dikine giderken olayı biraz abarttım mı yoksa?Did I go overboard by doing what I please?
Annem gerçekten abarttı bu defa.Mother-in-law, really. She went overboard.
Hakkında söylenenleri duymuş ...abartılı olduğunu düşünmüşShe says you are conceited ...but perhaps lack substance
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?I think that's wrong, but -- (Laughter) I think it's right for argumentation. Right?

İlgili Sayfalar