Ana içeriğe geç
Sözlük

aba ile cümle

aba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat kişilik acıyı abartır.Pero la identificación exagera el dolor
Fakat kişilik acıyı abartır.Но отождествленность преувеличивает боль.
Fazla abartma, alt tarafı bir sigara.Mais ne fume pas trop. Sinon, ça va t'abrutir. Ah oui ?
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Ikke for at træde i det, men jeres suppe har givet mig tyndskid.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Inget illa ment, men din soppa har gett mig rännskita.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Nem mintha rossz lett volna, de ez a leves elrontotta a gyomrom.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu. - Ne? - S.çmak için müsade var mı?No es por nada, pero su Sopa me ha dado diarrea. - ¿Qué? - ¿Puedo irme a la mierda?
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Niet dat ik moeilijk wil doen, maar ik krijg diarree van je soep.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Tidak bermaksud menyinggung, Tapi supmu membuatku diare.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Δεν το'θελα αλλά η σούπα μου έφερε διάρροια.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Да не влиза в него, но си супа ми е дал диария.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Не искам да ви хваля, но супата ви ми даде сили.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.בלי לפרט יותר מדי אבל .המרק שלך עשה לי ריצרוץ
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.ليس مدحا بالمرق ، لكنه حرك الأمر لدي
Fazla öldürme abartmayı en uç noktaya sırf eğlencesine taşımaktır.Exagerarea nejustificată e un mod de a duce exagerarea la absolut ultima limită, doar aşa, de distracţie.
Fazla öldürme abartmayı en uç noktaya sırf eğlencesine taşımaktır.Hiperboliczna Przesada to używanie wyolbrzymień do granic możliwości ot - dla zabawy.
Fazla öldürme abartmayı en uç noktaya sırf eğlencesine taşımaktır."Hyperbolic Overkill" ("übertriebenes Übermaß") treibt Übertreibung zur absoluten Grenze, nur zum Spaß.
Fazla öldürme abartmayı en uç noktaya sırf eğlencesine taşımaktır.하이퍼블릭 오버킬은 단순히 재미를 위해서 극한까지 과장을 하는 방법을 말합니다.
Fazla öldürme abartmayı en uç noktaya sırf eğlencesine taşımaktır.O excesso hiperbólico é uma maneira de levar o exagero ao seu último e absoluto limite, só por diversão.
Fazla öldürme abartmayı en uç noktaya sırf eğlencesine taşımaktır.Phóng đại thái quá là phóng đại sự việc đến ngưỡng tuyệt đối chỉ để vui.
Fazla öldürme abartmayı en uç noktaya sırf eğlencesine taşımaktır.Гиперболический перегиб - это способ довести преувеличение до абсолютного предела, просто шутки ради.
Fazla öldürme abartmayı en uç noktaya sırf eğlencesine taşımaktır."Хиперболичният излишък" е начин за достигане на пълния предел на преувеличението, просто за развлечение.
Fazla öldürme abartmayı en uç noktaya sırf eğlencesine taşımaktır."השמדת-יתר" היא דרך לקחת את ההגזמה אל הגבול המוחלט,
Fazla öldürme abartmayı en uç noktaya sırf eğlencesine taşımaktır.المبالغة المغرقة هي وسيلة لأخذ المبالغة الى نهاية المطاف المطلقة ،
Fazla öldürme abartmayı en uç noktaya sırf eğlencesine taşımaktır.これも私が描いた作品- またカタログなのですが
Gazeteci ona abaya' nın onun özgürlüğünü herhangi bir biçimde ihlal edip etmediğini sordu.A sua resposta foi:
Gazeteci ona abaya' nın onun özgürlüğünü herhangi bir biçimde ihlal edip etmediğini sordu.아랍 여자의 아바야가 어떤 면에서 던지 자유를 구속하거나 또는 자유를 침해하냐고 물어본 적이 있지요.
Gazeteci ona abaya' nın onun özgürlüğünü herhangi bir biçimde ihlal edip etmediğini sordu.le chiese se pensasse che l'abaya restringesse o infrangesse la sua libertà in qualche modo.
Gazeteci ona abaya' nın onun özgürlüğünü herhangi bir biçimde ihlal edip etmediğini sordu.le preguntó si pensaba que la abaya, en cierto modo, obstaculizaba su libertad.
Gazeteci ona abaya' nın onun özgürlüğünü herhangi bir biçimde ihlal edip etmediğini sordu.הוא שאל אותה האם היא חושבת שעבייה מפריעה או מפרה את חירותה בצורה כלשהי.
Gazeteci ona abaya' nın onun özgürlüğünü herhangi bir biçimde ihlal edip etmediğini sordu.سألها ما اذا كانت تعتقد ان العباءة اعاقت أو أعاق حريتها بأي شكل من الأشكال.
Gazeteci ona abaya' nın onun özgürlüğünü herhangi bir biçimde ihlal edip etmediğini sordu.というのがその質問でした 博士の答えは全く逆のものでした
Gözlerde abanoz ve kaymaktaşı kullanılmış. Başka materyaller de var.Los ojos están hechos de ébano y alabastro y luego también hay otros materiales.
Gözlerde abanoz ve kaymaktaşı kullanılmış. Başka materyaller de var.Очите са направени от абанос и алабастър, също така са използвани и още няколко материала.
Gözlerde abanoz ve kaymaktaşı kullanılmış. Başka materyaller de var.Очі виконані чорним деревом та алебастром, наявні й інші матеріали.
Gözlerde abanoz ve kaymaktaşı kullanılmış.Oči jsou z ebenu a alabastru.
Gözlerde abanoz ve kaymaktaşı kullanılmış.Oczy są wykonane z hebanu i alabastru.
Gözlerde abanoz ve kaymaktaşı kullanılmış.Глаза выполнены из эбонита и алебастра.
Harf mi? Yapma Albert! Bence çok abartıyorsun..מתחזה? די אלברט .אתה מאבד את הקשר עם המציאות
Hatırlayalım ki bu 3 kişi bütün piyasayı oluşturuyor. Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Ingatlah, di sini ada seluruh pasar yang ikut menentukan, ini hanyalah penyederhanaannya saja.
Hatırlayalım ki bu 3 kişi bütün piyasayı oluşturuyor. Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Pamiętajmy, że to przedstawia cały rynek w swoim olbrzymim uproszczeniu.
Hayal kırıklığına uğramış kişiler de vardı. Bense abartıldığı kadar etkilenmedim.Altri erano un po' meno impressionati, e io ero fra questi.
Hem yaratıcı hem de abartıya kaçmıyor.E creativ, dar ştie când s-o lase mai moale.
Hem yaratıcı hem de abartıya kaçmıyor.É criativo, mas sabe quando deve abrandar.
Hem yaratıcı hem de abartıya kaçmıyor.Es creativo, pero sabe cuando detenerse.
Hem yaratıcı hem de abartıya kaçmıyor.Fais appel à lui. C'est un créatif, mais il sait s'effacer quand il faut.
Hem yaratıcı hem de abartıya kaçmıyor.Hij is creatief, maar weet wel wanneer hij moet ophouden.
Hem yaratıcı hem de abartıya kaçmıyor.Kreatív, de tudja hol a határ.
Hem yaratıcı hem de abartıya kaçmıyor.هو مبدع و لكن يعرف متى يتراجع
Her boncuğun bir basamak değerine sahip olduğu abaküs, hesaplamada çok etkindi.Chỉ cần dời các hạt để cho mỗi hạt có giá trị khác nhau bàn tính abacus đã đem lại một cách tính rất hiệu quả.
Her boncuğun bir basamak değerine sahip olduğu abaküs, hesaplamada çok etkindi.Con sólo mover las cuentas que tenían distintos valores el ábaco fue una muy eficiente manera de calcular.
Her boncuğun bir basamak değerine sahip olduğu abaküs, hesaplamada çok etkindi.Genom att enkelt förflytta kulor som har platsvärde, var en kulram ett effektivt sätt att beräkna.
Her boncuğun bir basamak değerine sahip olduğu abaküs, hesaplamada çok etkindi.O formă primitivă de fracţii zecimale a venit de la abac. De exemplu:
Her boncuğun bir basamak değerine sahip olduğu abaküs, hesaplamada çok etkindi.על ידי הזזת חרוזים כאשר כל אחר סימל ערך האבאקוס היה דרך מאוד אפקטיבית לבצע חישובים.
Her boncuğun bir basamak değerine sahip olduğu abaküs, hesaplamada çok etkindi.算盤は非常に効率的な計算方法であった。 そして、偉大なアラブの数学者アル=フワーリズミーが
Hey, hey! Abartmadan iç.هيي, هيي, اشربي بتعقل
Hiç abartısız söylüyorum bunu.Das meine ich ziemlich wörtlich.
Hiç abartısız söylüyorum bunu.Et je le dis littéralement.
Hiç abartısız söylüyorum bunu.Y lo digo literalmente.
Hiç abartısız söylüyorum bunu.Я заявляю это с полной серьёзностью.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod